Bosna'daki savaşta (1992-1995) ülkenin kuzeybatısındaki Priyedor şehri ve civarında katledilen, cesetlerine ise yıllar sonra farklı toplu mezarlarda ulaşılan kurbanlardan kimlik tespiti tamamlanan 30'u, kılınan toplu cenaze namazının ardından toprağa verildi.
Priyedor yakınlarındaki Hambarina'da bulunan "Vedro Polye" Stadı'ndaki cenaze namazını Bosna Hersek Reis-ul Uleması Husein Kavazoviç kıldırdı. Cenazeye kurban yakınlarının yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı.
Kavazoviç, cenaze namazı öncesinde yaptığı konuşmada, dokuz gün önce de Srebrenitsa'da, 136 soykırım kurbanının cenazelerini toprağa verdiklerini anımsatarak, "Temmuz ayı, bizim için tarif edilemez üzüntülerin ve acıların yaşandığı bir ay" dedi.
Priyedor'da yapılan soykırımın "içinde yaşadığımız dünyanın gerçek resmi" olduğunu vurgulayan Kavazoviç, "Bu dünya yalancı maskelerin, utanmanın ve pişmanlığın olmadığı bir dünya. Bugün Tomaşitsa, uluslararası mahkemelerin ve soykırım kararı alamayan BM Güvenlik Konseyi'nin hain ve korkak ruhunun çirkin bir resmidir" şeklinde konuştu.
Kavazoviç, Bosna Hersek'te soykırım işlendiğini inkar etmeye çalışan kimselerin var olmaya devam edeceğini ancak bu kimselerin soykırımı saklayamayacağını belirterek, "Onların da bizimle birlikte, bizim yanımızda, kurbanların yanında durmasını bekliyoruz. Bugün onların gözlerinde gördüğümüz, sadece kurbanlara ve onların ailelerine duydukları öfke" ifadesini kullandı.
Yaşanan acıları teselli edecek söz bulmanın zor olduğunu söyleyen Kavazoviç, "Bizim milletimiz her zaman sizin yanınızda olacak, yaralarınızı iyileştirecek. Düşmanlarımızın acılarımız üzerinden zafer kazanmasına izin vermeyin. Sevdiklerimizi geri getiremeyiz ama onları hiçbir zaman unutmayacağımızın sözünü verebiliriz" dedi.
Cenazeler, kılınan namazın ardından farklı mezarlıklarda toprağa verildi. Bu yıl toprağa verilen 30 kurbanın en genci öldürüldüğünde 19 yaşında olan Zikret Reciç, en yaşlısı ise 71 yaşındaki Meho Hociç.
- "Babamı son kez 1991 yılı haziranında gördüm"
Erkek kardeşini ve babasını toprağa veren Enes Kadiç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, savaşta katledilen diğer erkek kardeşini de 2005 yılında defnettiğini belirterek, "hiç olmazsa artık mezarlarının nerede olduğunu bileceğini" söyledi.
1991 yılında Ortodoks eşi ile birlikte önce Almanya'ya, ardından ABD'ye gittiğini anlatan Kadiç, "1991 yılı eylül ayında Priyedor'dan ayrıldık. Ya eski Yugoslav ordusuna katılacaktım ya da kaçacaktım. Ben kaçmayı seçtim. Babamı son kez 1991 yılı haziranında gördüm" diye konuştu.
Kadiç, 1992 yılında büyük katliamların yaşandığı Priyedor'da olup bitenden Almanya'daki komşuları ve basın aracılığıyla haberdar olduğunu aktararak, "Öldürülen iki kardeşim de babam da sivildi. Evden zorla çıkarılıp kurşuna dizilmişler. Nerede öldürüldüklerini bilmiyorum ama bildiğim bir şey var o da asker ya da siyasetçi olmadıkları" dedi.
Bugün toprağa verdiği babasının ve erkek kardeşinin bedenlerine Tomaşitsa'daki toplu mezarda ulaşıldığını anlatan Kadiç, 2005 yılında toprağa verdiği diğer kardeşinin ise Omarska'daki toplama kampına götürülüp orada öldürüldüğünü ifade etti.
Bosna Hersek'te 1992-1995 yılları arasında yaşanan savaşın sona ermesinin ardından kayıpları bulmak için yapılan çalışmalarda bugüne kadar toplu mezarlara gömülen 20 binin üzerinden Boşnak'ın cesedine ulaşıldı, 7 bine yakını ise hala bulunamadı.
Bosna Hersek Kayıp Kişiler Enstitüsü (INO) raporlarına göre, 1992-1995 yılları arasında Priyedor'da, 4 bin 93'ü sivil olmak üzere, 5 bin 209 Boşnak öldürüldü. Priyedor ve yakınında bugüne kadar tespit edilen toplu mezarlarda, 2 bine yakın kişinin cesedine ulaşıldı.