Knesset'teki (İsrail parlamentosu) Birleşik Arap Listesi milletvekillerinden Eymen Odeh, Ahmet Tibi, Hanin Zuabi, Basim Gassal ve Cemal Zalka Kudüs Müftüsü Muhammed Hüseyin ve Aksa imamlarıyla bir araya geldi. Görüşmede Yahudi yerleşimcilerin Mescid-i Aksa'ya yönelik ihlallerine tepkilerini dile getiren milletvekilleri, Aksa'nın avlusunda dolaştıktan sonra çevredeki Filistinlilerle toplu hatıra fotoğrafı çektirdi.
Aksa'nın avlusunda Arap milletvekillerinden Zuabi, kendilerinin, Filistinliler olarak Mescid-i Aksa'nın ve Kudüs'ün bir parçası olduklarını dile getirerek, "İsrail Aksa'ya yönelik ihlallerine devam ederse Kudüs ve dışında yaşayan yüzbinlerce Filistinlinin ayaklandığını görecektir" ifadesini kullandı. Arap milletvekilleri olarak İsrail'in Aksa'ya yönelik ihlallerine karşı Filistinlilrin yürütüğü mücadelenin içinde yer aldıklarını belirten Zuabi, şunları kaydetti:
"Kudüs ve Mescid- Aksa'dan asla vazgeçmeyeceğiz. Aksa sadece Filistinilerin değil tüm Müslümanlarındır. Kudüs de birgün Filistinlilerin başkenti olacaktır. 1967'de Mescid-i Aksa'ya tam otonomi verilerek İsrail polisinin içeri giremeyeceği konusunda anlaşılmıştı. Şimdi İsrail yönetimi bu statükoyu değiştirmeye çalışıyor. Müslümanların Aksa üzerindeki hakimiyetini elinden alma girişimleriyle insanları provoke ediyor. Aksa'nın yarısını Yahudilere tahsis etme yönünde planlar yapıyor ancak bunda asla başarılı olamayacak."
- İsrail ateşle oynuyor
Zuabi, İsrail'in Aksa'ya yönelik ihlalleriyle "ateşle oynadığını" belirterek, "İsrail provokosyanlarına devam edebilir ve bizim nasıl karşı koyacağımızı görebilir ama emellerine asla ulaşamayacaktır" diye konuştu. Hemen hergün Aksa'da Yahudi yerleşimcilerin yeni provokasyon ve saldırılarına tanık olunduğunu hatırlatan Zuabi, "Daha iki gün önce yerleşimcilerin ve İsrail askerlerinin Aksa avlusuna nasıl girdiğini gördük. İsrail bu şekilde Aksa Vakfı ile yaptığı tüm anlaşmaları ihlal etmiş oldu" tespitinde bulundu.
Arap milletvekillerinden Gassal da, İsrail'in El-Halil şehrindeki Hz. İbrahim camisine yaptığı gibi Aksa'yı da Yahudiler ile Müslümanlar arasında ikiye bölmeyi planladığını belirterek, "İsrail çok tehlikeli bir oyun oynuyor. Buna karşı hem Filistinlilerin, hem de Arap ülkeleriyle, Türkiye gibi Müslüman devletlerin vereceği tepki çok güçlü olacaktır. İsrail Aksa'ya yönelik hedeflerinde asla başarılı olamayacaktır. Mescid-i Aksa sadece Müslümanlara aittir ve öyle kalacaktır" dedi.
Yahudi yerleşimciler, Süleyman Mabedi'nin yıkılışının anıldığı "Tişa BeAv" adı verilen matem günü dolayısıyla pazar günü İsrail polisi korumasında Aksa avlusuna girmişti. İsrail polisinin, tepki gösteren Filistinlilere müdahalesi sırasında çıkan olaylarda 17 Filistinli ile 4 polis yaralanmıştı, onlarca kişi atılan göz yaşartıcı gazdan etkilenmişti. Olaylar sırasında bazı Filistinliler de gözaltına alınmıştı.
Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa Müslümanların ilk kıblesi özelliğini taşıyor. Yahudiler, içerisinde Kıble Mescidi ile Kubbetu's Sahra Camisi'nin yanı sıra müze, medreseler ve büyük avlunun bulunduğu Mescid-i Aksa Külliyesi altında, Süleyman Mabedi kalıntılarının bulunduğu inancıyla bu alanda kazı çalışmaları yapıyor.
Yahudi yerleşimciler ve İsrailli yetkililer zaman zaman Aksa Külliyesi içerisine de girerek cami cemaatini ve eğitim gören öğrencileri taciz ediyor. Müslümanların karşı çıktığı bu tür ihlaller nedeniyle Mescid-i Aksa'da sık sık gerginlik yaşanıyor.