Fransa'nın en büyük mülteci kampına ev sahipliği yapan kuzeydeki Calais kentini İngiltere'ye bağlayan Manş Tüneli, çoğunluğu Afrika ve Suriye'den gelen göçmenlerin, İngiltere'ye geçmek için yeni umut kapısı. Yakın zamana dek Fransa'yı İngiltere'ye bağlayan feribot hatlarına rağbet eden göçmenler, haziran ayından beri ve özellikle son günlerde artan biçimde Eurotunnel adlı firmanın işlettiği tren hatlarına yöneliyor. Sayıları bazı akşamlar yüzleri bulan göçmenler, hattın etrafındaki dikenli tellerden atladıktan sonra hızla geçen trenlere tutunarak İngiltere'ye geçmek için ölümü göze alıyor.
İKİ AYDA 10 ÖLÜ
Sadece son iki ayda Manş Tüneli'ne girerek İngiltere'ye geçmeye çalışanlardan 10'u hayatını kaybetti. Ülkelerini terk edip farklı yollardan Avrupa ülkelerine ulaşan göçmenler kaldıkları fakir ülkelerde dahi Fransa'dan daha iyi koşullarda bakıldıklarını ifade ediyorlar. Ruanda'yı terkettikten sonra bir süre Tanzanya'da kaldığını söyleyen Ruandalı William isimli göçmen "Tanzanya çok daha fakir bir ülke olmasına rağmen bana düzgün yiyecek ve uyuyacak yer verdiler" ifadelerini kullanıyor. Geçen hafta alınan önemlerle tel sayısının artırıdığı bölgeye 120 polis sevk edildi.
JUNGLE'A SÜRGÜN
Fransız polisi mültecilere karşı şok her tür şiddete başvuruyor. Son olarak, pazar gecesi Manş Tüneli'ni aşmaya çalışan 200 göçmene şok tabancası ve biber gazıyla karşılık verdiği kaydedildi. Calais'ye 15 yıldır gelen göçmenler, kentten ve limandan uzak "jungle" (orman) adını verdikleri kumlu alana sürüldükleri kampları terk ediyor. Göçmenler, bu kamp alanında yemek imkanlarının kısıtlı olmasından ve parmak izlerinin alınmasından rahatsız oldukları için Manş Tüneli'nin etrafındaki yollarda kalmayı tercih ediyor.
"HAYVAN YEMEĞİ VERİYORLAR"
Suriye'den yola çıkıp bir ayda Türkiye, Balkanlar, Macaristan, Avusturya ve İtalya üzerinden Calais'ye ulaşan Beşar Adem adlı mülteci, İngiltere'nin Birmingham kentinde dört yıldır görmediği ailesine kavuşmayı umut ediyor. "Jungle"daki çadırlarda kalmayı anlamsız bulduğunu söyleyen Beşar Adem, "Orada bize insan yemeği değil hayvan yemeği veriyorlar" yorumunda bulundu.
CAMERON'DAN SÜRÜ BENZETMESİ
İngiltere Başbakanı David Cameron, daha önce "İngiltere'nin kaçak göçmenlerin sığınacağı bir liman olmadığını" ve göçmenlerin "sürü halinde" Calais'e gittiğini söylemiş, İngiltere'ye giren kaçakların ülkeden çıkarılacağı uyarısında bulunmuştu. Sınırda daha fazla tel örgü ve eğitimli köpeklerin yer aldığı ekiplerin yerleştirileceği bilgisini veren Cameron göçmenlerin girişimleri nedeniyle tatile giden vatandaşların sorun yaşadığını öne sürmüştü.
PARİS VE LONDRA ARASINDA ÇATLAK
Bu yıl başından beri 37 bin kişiyi yasa dışı yollardan İngiltere'ye geçmeye çalışırken yakaladıklarını belirten Eurotunnel yetkilileri, geçen ay iki ülke hükümetinden ek güvenlik harcamaları için 9,7 milyon avro tazminat talep etmişti. Fransa Başbakanı Manuel Valls ve İçişleri Bakanı Cazeneuve ise geçen hafta yaptıkları açıklamalarda, Eurotunnel firmasını daha fazla sorumluluk almaya davet etmişti. İngiliz Daily Telegraph ve Daily Mail gazeteleri, Fransız hükümetini çok geç tavır almakta ve göçmen akışını durdurmakta yetersiz kalmakla suçlamış, "Paris sorumluluk almaktan kaçıyor" iddiasında bulunmuştu.
EV VERENE BEŞ YIL CEZA 
İngiltere hükümeti yaşanan son olaylardan sonra ülkeyi kaçak göçmenler için yaşanması zor bir hale getirmeyi amaçlıyor. Guardian'ın haberine göre hükümet bu kapsamda ev sahiplerine kaçak göçmen kiracıları mahkeme kararı olmaksızın evden atma yetkisi veriyor. Kaçak göçmenlere ev kiralayan ev sahiplerine ise beş yıl hapis cezası öngörülüyor. İngiltere İçişleri Bakanlığı'nın da iltica başvurusu kabul edilmeyenlerin ailelerine verilen devlet yardımlarının da kesileceğini doğruladığı vurgulanıyor.