TALİP KARAKAŞ-TÜRKİYE GAZETESİ

İsmi Meryem Köksal. Doğma büyüme Avustralyalı. Aslen Nevşehirli. Babası 1970'de bu ülkeye göçmüş, 1 sene sonra da annesi. Ailenin 3 kızından 2 numara olanı. 21 yaşında oğlu var. Hayali pilot olmaktı ama hayat onu polis yaptı. Şimdi Yeni Güney Galler (New South Wales) eyaletinde polis amiri. Bizdeki önyargı Avustralya'da geçerli ne yazık ki; "Kadından polis mi olur! Üstelik Türk ve Müslüman..." Zamanla kendini kabul ettirmiş. Şimdi en çetrefilli olaylarda onu arıyorlar. Gelin hikayesini Meryem Köksal'ın kendi ağzından dinleyelim: "2 sene üniversite okuyup 1 sene polis akademisinde eğitim gördüm. Mezuniyet sonrası soygun masasında işe başladım. Ardından narkotik, çocuk istismarı ve şiddet engelleme bölümüne geçtim. 3-4 sene önce komiserliğe terfi ettim.

"MÜSLÜMANIM" DEYİNCE ŞAŞIRIYORLAR
Dünyanın neresine gidersen gidin kadın polis her zaman azdır. Avustralya'da da böyle. Görev yaptığım yerde operasyonlara katılan tek kadın benim. İlk zamanlar zorlandım. İşimde en iyi olabilmek için çabaladım. Şu anda da en iyisiyim. Artık 'şu nasıl yapılır' diye bana soruyorlar. Müslüman olduğumu söyleyince şaşırıyorlar.
"RAHAT GEÇİNEBİLİYORUM"
Yeni başlayan bir polisin yıllık geliri 65 bin dolar civarında. Bizde aylık diye bir şey yok. 2 haftada bir para alırız. O yüzden yıllık olarak hesaplanır. Haftada 4 gün çalışıyoruz. Haftalık 40 saati aşarsa ekstra para alıyoruz. Polis maaşıyla çok rahat geçinebiliyorum. Emeklilik yaşı, 65. Polis olmaktan hiç pişman değilim. Pilotluk ilk göz ağrımdı fakat polis olmasaydım kesin avukatlık yapardım. Çünkü maalesef bazen yakaladığım kişilerin hak ettiği cezayı almadığını düşünüyorum.
"TÜRKİYE'Yİ ÇOK SEVİYORUM"
Doğup büyüdüğü yerde kalmak istiyor insan. Ama Türkiye'yi çok seviyorum, zaten sürekli gidip geliyorum. Ayrıca çifte vatandaşım, o şansım da var. İleride ne olur bilemem. Belki kesin dönüş yaparım.