Ukrayna'nın, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan tarihi şehri Lviv, Rönesans ve barok tarzı mimarı yapıları ve tarihi dokusuyla ilgi görüyor. AA muhabirinin izlenimlerine göre, Karadeniz ve Baltık Denizi arasında, eski ticaret yollarının ortasında yer alan Lviv'in geçmişi 13. yüzyıla dayanıyor. Farklı dönemlerin mimari özelliklerini yansıtan yapıların bulunduğu 860 bin nüfuslu şehirdeki Rönesans ve barok tarzı dikkat çekiyor. Tarihi şehri ziyaret edenler, Rynok Meydanı, Dominik Kilisesi ve manastırı ile Çan Kulesi'ni görme imkanı buluyor. Rynok Meydanı olarak bilinen şehir merkezi, 500 yıldır Lviv'in siyasal, kamusal, kültürel ve ticari hayatının merkezi konumunda. Merkezdeki sokaklarda çok sayıda bakımlı ve estetik binaya rastlamak mümkün. Kentteki 1900'de açılan Opera ve Bale Tiyatrosu da şehrin genel mimari özellikleri dikkate alınarak inşa edilmiş. Opera binasının önünde bulunan meydan da Lvivliler için buluşma ve dinlenme alanı haline gelmiş. Tramvay, troleybüs ve şehir içi ulaşımı sağlayan eski araba ve otobüsler de kentin havasını değiştiren unsurlardan.
SANATLA İÇ İÇE
Ziyaretçiler, tarihi kentin her sokağından ayrı bir enstrüman sesi duyuyor. Elbiselerini, elini ve yüzünü boyayarak heykel gibi duran ve kendisiyle hatıra fotoğrafı çektirenlerin verdiği paralarla geçimini sağlayan kişiler de kente ayrı bir renk katıyor. Lviv'deki birbirinden çok farklı tarzda tasarlanmış ve dekore edilmiş çok sayıda kafe de ziyaretçilerden ilgi görüyor. Fotoğraf tutkunlarına hitap eden konsept kafelerden Fixage Cafe'nin duvarlarını, antika sayılabilecek 200'e yakın fotoğraf makinesi süslüyor. Kafenin fotoğraf müzesine dönüştürülmesi hedefleniyor. Kenti ziyaret edenler, bazı Ukraynalıların şehrin en işlek caddelerine kurdukları küçük tezgahlarda sattıkları organik meyve ve sebzelerin tadına da bakabiliyor. Günümüzde büyük şehirlerdeki hızlı ve stresli hayata karşın sakin bir yaşamın sürdüğü Lviv'in arnavut kaldırımlı sokaklarında, çöp konteynerleri ya sokak hayvanlarına rastlamak neredeyse imkansız.