Arap Birliği tarafından Mescid-i Aksa'nın yakılmasının 46. yılı nedeniyle yayımlanan bildiride, "Arap toplumları ve sivil toplum kuruluşlarının, İsrail'in Mescid-i Aksa'ya ve mukaddes şehir Kudüs'e, halkına, kültür ve tarihine karşı yaptığı ihlalleri durdurması için baskı yapması gerekir" ifadelerine yer verildi.
Bildiride, İsrail'in Kudüs'e yönelik ihlalleri kınanarak, şunlar kaydedildi:
"Mescid-i Aksa İslami bir vakıftır. İşgalci devletin bir karışında bile oynama yetkisi yoktur. Kudüs ve Mescid-i Aksa iki kırmızı çizgi olup, uluslararası meşruiyet ve yasalara göre onlardan taviz vermek veya vazgeçmek mümkün değildir. Kırmızı çizgileri aşmak tüm bölgeyi tahmin edilemeyen bir felakete sürükleyecektir."
Bildiride ayrıca, Mescid-i Aksa'nın çevresinde ve altında yapılan kazılardan dolayı her an çökmeyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekildi.
Mescid-i Aksa'ya 21 Ağustos 1969'da giren Avustralyalı Yahudi Dennis Michael Rohan, Kıble Camisi'nin mihrabını ve bin yıllık minberini yakmıştı. Filistinliler bu olayı kınamak amacıyla her yıl Ağustos ayının son haftasında etkinlikler düzenliyor.