Irak'ta eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Nuri el-Maliki'nin görevinin Başbakan Haydar İbadi tarafından lağvedilmesinin ardından "İslami Dava Partisi"nde "Maliki" çatlağının yaşandığı iddia ediliyor.


Maliki'nin kendisine karşı yapılan hamlelere "sessiz kalmayacağı" ve İran desteğiyle İbadi'nin çalışmalarını engelleyebileceği ifade ediliyor.


Görevi lağvedildikten sonra 6 günlük Tahran ziyareti sonrası Maliki, başını çektiği İslami Dava Partisi mensupları ve "Kanun Devleti Koalisyonu" milletvekilleri tarafından 19 Ağustos akşamı Bağdat Havaalanı'nda karşılanmıştı. Uzmanlara göre, "Bu karşılama, hakkındaki yolsuzluk iddiaları ve Meclis Araştırma Komisyonu tarafından Musul'un DEAŞ'ın eline geçmesi konusunda sorumlu bulunmasından dolayı açılması beklenen davalardan kaçtığı iddialarına karşı 'törensel karşılama yoluyla iadeyi itibar' mesajıydı."


"Maliki, ne yapacak?"
Maliki'nin görevini kaybettikten sonraki ilk adımının başkanlığını yürüttüğü Dava Partisi'nin mecliste 98 milletvekiline sahip Kanun Devleti Koalisyonu'nda etkisini artırmak isteyeceği düşünülüyor. Bu siyasi hamlesine paralel olarak Maliki'nin Şii milislerden oluşan Haşdu'ş Şabi'nin (Halk Toplulukları) İran destekli en büyük dört kanadı olan Bedir, Hizbullah, Asaib Ehli'l Hak ve Nuceba Tugaylarını arkasına alamaya çalışacağı yorumları yapılıyor. 


"Dava Partisi ikiye bölündü"
AA muhabirine konuşan Dava Partisi'ne yakın ve isminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Dava Partisi içinde, parti milletvekili Başbakan "İbadi kanadı" ile Genel Başkan "Maliki kanadı"nın oluştuğunu ve bu iki kanat arasında ciddi güç ve birbirini devirme çatışmalarının başladığını söyledi. 


Iraklı Siyasi Analist İhsan el-Şammari ise Maliki'nin kolay pes etmeyeceğini önce siyasi hamleler ardından ise askeri hamleler düşünebileceğinin altını çizdi.


"Maliki, Cumhurbaşkanı Yardımcılığı görevini kaybettikten sonra ilk başta siyasi kanadını desteklemeye yönelecek ve başını çektiği Kanun Devleti Bloku'na odaklanacak. İkinci olarak Haşdu'ş  Şabi'nin büyük bölümünü oluşturan "Bedir", "Hizbullah", "Asaib Ehli'l Hak" ve "Nuceba Tugayları"nı arkasına almaya çalışacak. Maliki, daha da yoğunlaşacağı bu süreci (askeri güç) görevi lağvedilmeden önce başlamıştı" değerlendirmesi yaptı.


"Maliki'nin derin devleti"
Irak'ta Maliki'nin "güçlü bir derin devlete" sahip olduğunu ileri süren Şammari, "Maliki, İran ve Lübnan Hizbullahı'nın desteğiyle ve Irak'taki derin devlet nüfuzuyla siyasi sürecin tamamen tıkanmasına bile sebep olabilir" ifadelerini kullanarak, "Tahran dönüşünde Bağdat'taki kalabalık karşılama "yargıdan kaçtı" iddialarına karşı Maliki'ye 'iade-i itibar' girişimiydi" dedi.


"Maliki, gücünü parayla oluşturduğu kurumlardan alıyor"
İslami Dava Partisi'nin 1970'li yıllardaki kurucuları arasında yer alan eski Milletvekili İzzet el-Şabender ise, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Maliki, gücünü Dava Partisi'nden almıyor. Gücünü, 8 yıllık iktidardaki gücünü kullanarak, ciddi finansmanlarla oluşturduğu ve çeşitli yöntemlerle değişik zamanlarda yararlandığı kurumlardan alıyor" dedi.


"Dava Partisi, ülkenin en zayıf partisi"
Maliki'nin Dava Partisi içerisinde İbadi'den daha güçlü olduğunu savunan Şabender, şunları söyledi:


"Dava Partisi, halk tabanındaki destekçileri bakımından ve kendi içerisindeki liyakat açısından ülkenin en zayıf ve yetersiz partisidir. Maliki, partiyi Saddam rejimi dönemindeki muhalefet ve mücadele tarihini arkasına alarak kullandı, fakat doğru bir şekilde davranamadı ve kendi kendini tasfiye etti."