Midilli Belediye Başkanı Spyros Galinos, bu yıl Midilli Adası'na giriş yapan Suriyeli kaçak sayısının son 2 ayda adanın nüfusunu aştığını, bu kişilerin Avrupa'ya geçişi için gemi ya da uçak seferi düzenlenmesini önerdiklerini belirtti.
İki ayda 90 bini geçti
Galinos, yaptığı açıklamada, 2015 öncesinde adadan yıllık ortalama 100 kaçağın yasa dışı geçtiğini ancak son 2 ayda bu rakamın yaklaşık 90 bini bulduğunu, böyle bir şeyi hiç kimsenin beklemediğini söyledi.
Ege Denizi'ndeki kaçak geçişlerin uluslararası bir problem olmasına rağmen "Türkiye ve Yunanistan'ın sırtına bırakılmış bir sorun" haline geldiğini ifade eden Galinos, "Şimdi adaların nüfusuyla kıyaslanınca bu kaçakların gelişi büyük problemler yaşatmıştır. Ama büyük problemlerin içinden büyük çözümler çıkacağına inanıyorum" diye konuştu.
Milyonlarca avroluk şebeke
Midilli Belediyesinin kaçaklar konusunda tek başına çözüm üretmekte zorlandığını aktaran Galinos, şunları kaydetti:
"Son 2 ayda Midilli Adası'ndan nüfusu kadar yani 90 binin üzerinde kaçak geçti. Kaçaklar, ne yazık ki ciddi kazançlar sağlayan kaçakçılar sayesinde geçiyor. Bunlar milyarlarca avronun konuşulduğu bir şebeke. Kaçaklar, bazı çevrelerden karşı kıyıya geçmek için bilet alıyor. Bunların fiyatı bin avrodan başlıyor. Oysa biz yasal olarak aynı yolculuğu yapmak için 15 avro ödüyoruz. Şimdi anlayın ki ne kadar para kazanılıyor. Her iki kıyıda da insanların acısı ve yoksul hallerini kullanarak bu şekilde haksız kazanç elde eden çok kötü insanlar var."
Öncelikle en önemli konu ve görevin bu çevreleri yok etmek olduğuna dikkati çeken Galinos, "Bu 90 bin sayısı her an artıyor. Bir an önce çare bulunmazsa gelecek aylarda bu kontrolden çıkacak, o zaman da çok geç olacaktır" dedi.
Galinos, "Yunanistan ve Türkiye, kaçakların durumuyla ilgili ne yazık ki Avrupa'da kötü isim yapmış durumda. Avrupalıların, 'her iki ülkenin bunu kendi lehlerine kullanıp kazanç elde etikleri' yönünde asılsız düşünceleri var. Bu yüzden bir an önce bir şeyler yapmalıyız. İki ülkenin işbirliği yapıp, kaçakları kullanarak onlardan para kazananları yok etmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.
"Ortak teklif hazırlansın"
İç savaştan kaçanların istedikleri ülkeye sığınma haklarının olduğunu savunan Galinos, Avrupa ülkelerinin bu konuda kolaylık sağlaması gerektiğini söyledi.
Suriyeli kaçakların Avrupa'ya geçişlerinin yasal yollarla sağlanması için çalışma yürütülmesi gerektiğini belirten Galinos, şöyle devam etti:
"Neden bize kolaylık sağmalıyorlar?"
"Diğer Avrupa ülkelerinde neden onlara bir kolaylık sağlanmadığını, Ege Denizi'ni aşarken neden hayatlarını tehlikeye atmak zorunda kaldıklarını, bunun için neden kişi başı bin-5 bin avro arasında para ödemek zorunda olduklarını anlamıyorum. Neden bir gemi ya da bir uçağa binip karşıya geçemiyorlar? Ben bir gemi seferi koyayım, en azından yolcu gemisiyle sağlıklı şekilde geçsinler. Biz ada olarak onlara elimizden gelen yardımı yapıyoruz, istedikleri yerlere gitmeleri konusunda yardımcı oluyoruz."
AB'nin kaçaklar konusunda çekimser kaldığını, bugüne kadar kendilerine bir yardım veya teklifte bulunulmadığını bildiren Galinos, kaçakların durumuyla ilgili kendini sorumlu hissedip bazı girişimlerde bulunduğunu dile getirdi.
Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletlerin katılımıyla gelecek ay adada toplantı düzenlemek istediklerini ifade eden Galinos, konunun çözümü için Yunanistan adaları ve Türkiye kıyılarındaki kentlerin ortak kararıyla bir teklif hazırlanmasını önerdiklerini, bunun konuya çare üretebileceğine inandığını sözlerine ekledi.
"İyi niyetli bir yaklaşım"
Mülteci hukuku alanında çalışmalar yapan İzmir Ekonomi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Esra Katıman da Galinos'un "gemi seferi" önerisinin iyi niyetli ve çözüm odaklı bir girişim olduğunu ancak bunun AB'nin göçmen ve sığınmacıların durumunu belirleyen Dublin Sözleşmesi'ne uymadığını belirtti.
AB ülkeleri arasında 1990'da imzalanan Dublin Sözleşmesi'ne göre, sığınma başvurusunun, AB'ye giriş yapılan ülkede değerlendirildiğine işaret eden Katıman, "Bu yüzden İtalya ve Yunanistan'da büyük miktarlarda yığılmalar oldu. Ancak son günlerdeki gelişmelerden sonra bazı AB ülkeleri, sözleşmenin askıya alınmasını gündeme getirdi" diye konuştu.
Özellikle Almanya'nın bu sözleşmenin askıya alınmasını gündeme getirdiğini aktaran Katıman, şunları kaydetti:
"Ege ve Akdeniz'de yaşanan dramlardan sonra bu konu gündeme geldi. Angela Merkel ve Francois Hollande, özellikle Suriyeli sığınmacıların AB ülkelerine kabulü konusunda AB'nin iltica sisteminde revizyon çağrısı yaptı. Bu gelişmeden sonra Midilli Belediye Başkanı'nın 'gemi ve uçak seferi" önerisi gerçekleştirilebilir. Yunanistan ve İtalya, kendisindeki yığılmayı Almanya'nın talebine göre bu ülkeye yönlendirebilir. "