ABD Başkanı Obama, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Beyaz Saray'da görüştü. Görüşmenin ardından iki lider ortak basın toplantısı düzenledi. ABD ve Çin'in birçok önemli konuda yakından çalışma içinde olduğunu belirten Obama, Amerikan şirketlerine ve vatandaşlarına yönelik siber saldırılara ilişkin endişelerini Çinli muhataplarına ilettiklerini söyledi. "Bu saldırılar sona ermeli" diyen Obama, sözlerini şöyle sürdürdü:
"HACKERLARA KARŞI MUTABIĞIZ"
“ABD, ticari kazanç elde etmek için siber ekonomik casuslukla ilgilenmiyor. İki ülkenin bugün, bu doğrultuda ortak mutabakata ulaştığını bildirebilirim. Ne ABD ne de Çin hükümetinin, ticari avantaj sağlamak için ticari sırlar ve diğer gizli iş bilgileri dahil fikri mülkiyetin sanal ortamda çalınmasını gerçekleştirmeyeceği veya desteklemeyeceği noktasında mutabık kaldık. Buna ilaveten, siber alanda uluslararası kurallara uygun hareket edilmesi için diğer uluslarla birlikte çalışacağız. Bu bir süreç ama bu konuda henüz işimiz bitmedi. Bu alandaki işbirliğimizi ilerletebileceğimize inanıyorum. ABD olarak Amerikan şirketlerinin, vatandaşlarının ve çıkarlarının korunması için tüm araçları hazır bulundurmayı sürdüreceğiz.”
"KUZEY KORE, NÜKLEER SİLAHTAN ARINDIRILMALI"
Obama, Asya-Pasifik bölgesindeki güvenlik konusuna da değindiklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ordularımız arasında yanlış hesaplama risklerinin aza indirgenmesi için yeni iletişim kanallarında hem fikir olduk. ABD ve Çin, Kore yarımadasının nükleer silahlardan tamamen ve teyit edilebilir şekilde arındırılması için taahhütlerini yineledi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin ilgili tasarılarının tamamen uygulanması gerekiyor ve Kuzey Kore'yi nükleer silahlı bir devlet olarak kabul etmeyeceğiz.”
OBAMA'DAN ÇİN'E İNSAN HAKLARI VURGUSU
İnsan hakları meselesini de açıkça ele aldıklarını belirten Obama, ABD'nin, geçmişte olduğu gibi, insan hakları, toplanma, basın, din ve ifade özgürlüklerinin de aralarında bulunduğu insanların temel özgürlükleri noktasındaki değişmez taahhütlerini vurguladıklarını söyledi. Obama, “Gazetecilerin, hukukçuların, sivil toplum kuruluşlarının serbestçe hareket etmesini önlemenin, kiliseleri kapatmanın veya azınlıklara eşit muamelede bulunmayı reddetmenin kendi görüşümüze göre problematik olduğunu ve bunun, Çin'in ve halkının tüm potansiyelinin farkına varmasını önlediğini samimi bir şekilde ifade ettik” dedi.
Bu konularda iki ülkenin görüşlerinde ciddi farklılıklar bulunduğunun altını çizen Obama, “Ancak bu alanlarda istişareye devam edeceğimizi umuyorum. Tibet'i Çin Halk Cumhuriyeti'nin bir parçası olarak kabul etsek de Çinli yetkilileri, Tibetlilerin dini ve kültürel kimliklerini muhafaza etmeleri, Dalai Lama veya onun temsilcileriyle irtibat kurmaları konularında cesaretlendiriyoruz” açıklamasında bulundu.
1 MİLYON AMERİKALI ÖĞRENCİ ÇİNCE ÖĞRENECEK
Obama, yeni bir girişim başlatarak gelecek beş yıl içinde bir milyon Amerikalı öğrencinin Çince öğrenmesini kararlaştırdıkları bilgisini verdi.
Obama, “Genel olarak, son derece verimli bir görüşme yaptık. Birimlerimiz tarafından yapılan çalışmalar, birlikte çalıştığımız zaman olağanüstü ilerleme kaydedebileceğimizi gösteriyor. Fikir ayrılığımızın olduğu alanlara ilişkin Devlet Başkanı Şi ile aramdaki samimi görüşme birbirimizi daha iyi anlamamıza, yanlış anlama ve hesaplamaların önüne geçmemize ve bu alanlarda ilerleme kaydetmemiz için ortam hazırlamamıza yardım ediyor” değerlendirmesinde bulundu.
Şİ CİNPİNG: SİBER SALDIRI SİYASİLEŞTİRİLMEMELİ
Çin Devlet Başkanı Şi, siber güvenlik konusunda ise Çin'in ticari kazanç için bu tür saldırılara karşı çıktığını dile getirdi. ABD'nin siber alanda en güçlü, Çin'in de 600 milyondan fazla internet kullanıcısıyla dünyada en fazla internetin kullanıldığı ülke olduğuna işarete eden Şi, bir soru üzerine, “Çin, siber saldırılara güçlü şekilde karşı çıkıyor. Ticari sırların çalındığı ve diğer türde siber saldırılarla mücadele ediyoruz. Bu noktada ABD tarafının kaygıları var, mevcut kanallarla bu endişeleri ele alabiliriz. Bu konuda güvenlik güçleri arasında var olan iletişim ve koordinasyonu gelecekte de sürdüreceğiz. Neticede siber alanda çok geniş çıkarlarımız var, ancak işbirliğini güçlendirmeye ihtiyacımız var. Karşılıklı cepheleşmeyi önlemeliyiz ve bu konuyu siyasileştirmemeliyiz” yanıtını verdi.
Öte yandan Şi, ABD'nin başkenti Washington'daki ziyareti esnasında Beyaz Saray çevresinde hem protesto edildi hem de kendisine destek gösterileri düzenlendi.
Çin Devlet Başkanı Şi, ABD ile ilişkilerin güçlendirilmesinin Çin'in öncelikleri arasında yer aldığını belirterek, "ABD ile birlikte çalışmak ve ikili ilişkilerimizde karşılıklı saygı ve kazan-kazan prensiplerine uygun, ancak çatışmadan ve meydan okumadan uzak yeni bir model inşa etmek, Çin'in dış politikasında bir öncelik" dedi.
"ÇİN İLE BİRLİKTE ÇALIŞMAK İSTİYORUZ"
Obama, konuşmasında ABD-Çin münasebetlerinin son yıllarda gösterilen çaba sayesinde güçlendiğini ve iki ülkenin küresel sorunlarla başa çıkabilmek için birlikte çalıştığını dile getirdi. Çin'in iklim değişikliğiyle mücadelenin yanı sıra İran'la imzalanan nükleer anlaşmada da kritik rol oynadığına işaret eden Obama, "ABD, Çin'in barışçıl, istikrarlı, zengin bir ülke ve küresel ilişkilerde sorumlu bir aktör olmasını destekliyor. Ben işbirliğimizi, anlaşmazlıklarımızı samimi ve yapıcı bir şekilde ele alarak, geliştirmeye kararlıyım" ifadelerini kullandı.
Obama, bununla birlikte iki ülkenin ekonomik işbirliği konusunda da büyük ilerleme kaydettiğini belirtirken, ABD'nin Çin'e ihracatının kendisi göreve geldiği günden bu yana ikiye katlandığına dikkati çekti. Ayrıca, son iki günde yapılan toplantılar kapsamında, ABD ile Çin arasında yüksek standartlı bir yatırım anlaşması imzalanması konusunda mutabakat sağladıklarını bildiren Obama, görüşmelerde Çin'in reformlarının da ele alındığını bildirdi.




Obama, bu noktada Çin'in yuanı tekrar devalüe etmekten kaçınmasını ve küresel ekonominin temelini oluşturan kurallara göre davranmasını kuvvetle desteklediğini vurguladı.
"ABD İLE İLİŞKİLER, ÇİN'İN ÖNCELİĞİ"
Obama'nın ardından konuşan Çin Devlet Başkanı Şi de yapıcı ve verimli geçen toplantılarda geniş kapsamlı konsensüs sağladıklarını ifade etti.


ABD'nin Çin'e yönelik olumlu yaklaşımının memnuniyetle karşılandığını ve ülkesinin reformlar konusunda elinden geleni yaptığını belirten Şi, şunları kaydetti:


"Çin'in açılımı ve reformlar durmayacak. Çin, barışçıl kalkınma yolunda ilerlemeye, dünyadaki ülkelerle dostça ve işbirlikçi ilişkiler kurmaya kararlı. ABD ile birlikte çalışmak ve ikili ilişkilerimizde karşılıklı saygı ve kazan-kazan prensiplerine uygun, ancak çatışmadan ve meydan okumadan uzak yeni bir model inşa etmek, Çin'in dış politikasında bir öncelik."


Şi, aynı zamanda, ABD ve Çin'in ekonomik açıdan birbirini tamamlayan ülkeler olduğuna işaret ederek, enerji, çevre, havacılık, tarım, sağlık, bilim ve teknoloji gibi alanlardaki işbirliğini daha da geliştireceklerini dile getirdi.


Toplantılarda küresel ekonomik ve finansal gelişmeleri de değerlendirdiklerini söyleyen Şi, Çin Başbakan Yardımcısı Wang Yang ve ABD Hazine Bakanı Jack Lew'in ekonomik politikaları görüşmek için düzenli olarak irtibatta olacaklarını bildirdi.


Şi, ayrıca ABD ve Çin hükümetlerinin, gelecek 3 yıl boyunca toplam 50 bin öğrenciyi kapsayacak bir değişim programını başlatacaklarını ve bu öğrencilerin eğitim masraflarını karşılayacaklarını duyurdu.


"YUAN'IN DEVALÜE EDİLMESİNE GEREK YOK"
Obama ve Şi, konuşmalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.


Şi, Çin ekonomisindeki yavaşlama ve finansal dalgalanmalara yönelik bir soru üzerine, "Çin, şu anda ekonomideki sıkıntılı dönem ve borsadaki dalgalanmalardan kaynaklanan baskılardan etkileniyor. Ancak, proaktif (önetkin) mali politikalar ve ihtiyatlı para politikası uyguluyoruz" değerlendirmesini yaptı.


Öte yandan, 2005 yılından bu yana daha esnek bir kur rejimi için çalıştıklarını ve yuanın bu dönemde dolara karşı yüzde 35'in üstünde değer kaybettiğine işaret eden Şi, sözlerini "Aslında, geçen ay, yuanın merkezi kur paritesine yönelik reformlarımızı sürdürdük. Bu piyasalarda kuru belirlemesine yönelik gerilimi artırdı. Doların daha önceki dönemlerdeki yükselişi ve finansal piyasalardaki türbülans gibi faktörler, reformların ardından yuanın kur paritesinde ortaya çıkan oynaklıkta belirli bir rol oynadı. Ancak, yuanın uzun vadede devalüe edilmesi için bir dayanak yok. Dolar ve yuan arasındaki parite, şu an istikrar kazanıyor ve Çin döviz kurlarını piyasalaştırma konusunda çalışmaya devam edecek" diyerek tamamladı.