Batı Şeria'da Selfit'in batısındaki Brugin beldesi sakinleri, İsrail'in son yıllarda "ruhsatsız oldukları" gerekçesiyle bölgedeki evlere yıkım için gönderdiği tebligatlardan endişe duyuyor. İsrail yönetimi, yaklaşık 200 ailenin yaşadığı Brugin'de Filistin ile İsrail yönetimi arasında 1995'te imzalanan "İkinci Oslo Anlaşması" çerçevesinde "C bölgesi"nin yüzde 61'lik kısmında" idare ve güvenliğinin" kendilerine bırakıldığı gerekçesiyle Filistinlilere imar izni vermiyor.
Brugin Belediye Başkanı Nafiz Berekat, İsrail yönetiminin beldede 5 bin dönüm araziyi Yahudi yerleşim birimleri için müsadere ettiğini söyledi.
İsrail yönetiminin 23 dönümlük beldenin 7 dönümüne çiftçilerin girişine izin vermediğini kaydeden Berekat, "Yerleşim birimleri Filistinlilerin evlerine doğru ilerleyerek varlığımızı tehdit ediyor. İsrail tabiatı koruma gerekçesiyle tarım arazilerinin ıslahına izin vermiyor. Buradan bizi göç ettirmek için çalışıyorlar" dedi.
Berekat, "5 milyon nüfusu olan beldede bin 400 dönümlük bir alana bina inşa edilmesine izin veriliyor. Bu durum bölge sakinlerini C bölgesi sayılan alanlara da bina yapmaya itiyor. Yaklaşık 200 eve yıkım tebligatı geldi. Bunlardan en sonuncusu yaklaşık bir ay önce 3 eve gelen tebligatlardır. Yıkım kararını durdurmak için büyük meblağlar ödeyerek İsrail mahkemelerine başvurmak gerekiyor" ifadelerini kullandı.
"Bruhin" isimli yeni bir yeni yerleşim birimine ilişkin Berekat, "Beldenin ismi dahi çalındı. Topraklarımızı çalmakta çok maharetliler. Ayrıca yerleşimcilerin kullanması için cadde yapılması amacıyla yaklaşık 100 dönümlük, gözetleme kulesi için 4 dönümlük alana el koydular" diye konuştu.
Berekat, bölgedeki Yahudi yerleşim birimlerinin topraklarının yanı sıra Roma dönemine ait tarihi eserleri için de tehlike teşkil ettiğini ve İsrail yönetiminin söz konusu mağara, ev, gölet ve mezarlıkların restorasyonuna izin vermediğini söyledi.
"Masarat" Filistin Siyasi Araştırmaları ve Stratejik Çalışmalar Merkezi Müdürü Halil Tüfekci, Brugin beldesinin "Esba Erail" olarak adlandırılan yerleşim birimi projesinin kapsamında olduğunu kaydederek, "Bu yerleşim birimlerinde 50 bin yerleşimci yaşıyor. İsrail, Yahudi yerleşim birimlerini bölünmeyecek bir hale getirmek için aralarında kalan alanları birleştirmek amacıyla faaliyetlerini sürdürüyor" dedi.
Beldede 2003 yılında 250 bin şekel (yaklaşık 64 bin dolar) maliyetle yaptırdığı evi hakkında yıkım kararı çıkarılan Muhammed Semare, "Mülk sahibi olduğuma dair resmi evraklarım var. Ev yapmak için ruhsat almaya çalıştım ama C bölgesinde olduğu gerekçesiyle izin vermediler" diye konuştu.
İsrail yerleşim birimlerini topraklarından yayılan "kanser" olarak nitelendiren Semare, "Yerleşim birimlerini genişletmek için bizi buradan çıkarmaya çalışıyorlar. Bizim başka sığınağımız yok. Endişeliyiz ve her an kararların uygulanmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi'nden (OCHA) yayımlanan raporda, Batı Şeria'daki C bölgesinde yer alan 14 bin 87 bina hakkında İsrail'in yıkım kararı çıkardığı ve 2014 yılı sonuna kadar bunun yüzde 20'sinin gerçekleştirildiği kaydedilmiş, operasyonlarda 2 bin 802 yapının yıkıldığı belirtilmişti.
Filistin ile İsrail yönetimi arasında 1995'te imzalanan "İkinci Oslo Anlaşması" çerçevesinde Batı Şeria; A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı. Yüzde 18'i kapsayan "A bölgesi"nin yönetimi idari ve güvenlik olarak Filistin'e, yüzde 21'lik "B bölgesi"nin idari yönetimi Filistin'e, "güvenliği" İsrail'e devredilirken, yüzde 61'ini kapsayan "C bölgesi"nin "idare ve güvenliği" İsrail'e bırakılmıştı.