Abdulhalim, düzenlediği basın toplantısında, "Mescid-i Aksa'yı ve Kudüs'ü elimizden kaybedeceğimiz uyarısında bulunan ve Filistin halkının yaşadığı kriz durumu nedeniyle acil Arap zirvesine çağrı yapmak zorunlu hale geldi" dedi.
İsrail'in, tehlikeli ihlallere ve hatta benzeri görülmemiş derecede savunmasız Filistin halkına saldırıya yöneldiğini, aynı zamanda Kudüs'ün Yahudileştirilmesi ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere oradaki İslami kutsalların kirletilmesine doğru gittiğini gördüklerini kaydeden Abdulhalim, tüm bunların, Arap ülkeleri ve liderleri tarafından kararlı ve eşi görülmemiş bir biçimde hareket etmeyi gerektirdiğini ifade etti.
İsrail'in, bölgedeki bazı Arap ülkelerinin içinde bulunduğu kriz durumunu fırsat bilerek Filistin halkına ve kutsallara yönelik saldırılarını artırdığını ve Kudüs'ü Yahudileştirmeyi hızlandırdığını dile getiren Abdulhalim, "Biz, Araplar tarafından caydırıcı bir karşılık verilmesini talep ediyoruz. İşgal devleti güç dilinden başka bir şey bilmiyor ve kendisinin anladığı güç dilinden başkasını da istemiyor. Bu nedenle mutlaka bu haydut devlete kararlılıkla karşı konulmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.
Filistin'deki mevcut durum ışığında Arap ülkelerinin inisiyatifi ellerine almalarının ve acil Arap zirvesi yapılmasının zorunlu bir ihtiyaç haline geldiğini vurgulayan Abdulhalim, Filistin davasının gerilemesinin tüm Arap halkını etkileyeceğini ve bunun da İsrail'in bölgeyi tamamen kontrolü altına almasının kötü bir habercisi anlamına geleceğine işaret etti.