İsrail'in savunma sanayindeki gelişmelerine ve bu konudaki değerlendirmelerine yer verilen İsrail'in i-hls.com sitesinde yer alan İsrail İç Güvenlik Servisi raporunda oldukça ilginç bilgilere yer verildi. Raporda özellikle Türkiye ile bozulan ilişkiler sonrası savunma alanında yaşanan ticari kayıplara da dikkat çekildi. 
Küresel savunma sanayinde uzun zamandır köklü bir değişim yaşanırken İsrail'in bu değişime ayak uyduramaması ve başarısız oluşu raporda şöyle ifade edildi:  "Küresel savunma sanayinde uzun zamandır köklü bir değişim yaşanıyor. Bunu en iyi iki örneği Avrupa ve Amerika da. Devlet desteğiyle birçok küçük, orta ve büyük ölçekli firma ortaya çıktı.
Ancak bu sürecin başarısız olanı İsrail. Israel Aerospace Industries (IAI)'nın özelleştirilmesi konusu yıllardır sürüncemede. Her yıl buna dair sözler duyuyoruz. IAI dünya çapında etkin olamıyor. Güney Afrika İsrailli savunma firmaları için beyaz rejimin sona ermesiyle önemli ve büyük bir pazar haline geldi. Ancak o bölgede de İsrail savunma firmalarının rakipleri var.
En bariz rakibi ise Türkiye. Türkiye milyar dolarlık silah sistemi satışları ile ve bundan daha fazlası bir potansiyel ile savunma sanayi alanında İsrail için dipsiz bir çukur gibi. Hindistan pazarı ve Türkiye pazarı, İsrail savunma şirketleri için önemli bir pazar niteliği taşısa da iki ülke ilişkileri her şeyin önüne geçiyor.
Kötü ilişkiler İsrail savunma sanayisine zarar veriyor. Türkler sadece İsrail sistemlerinin alınmasından vazgeçmediler, aynı zamanda kendi silahlarını kendileri üretmeye karar verdiler. Bu karar bize önemli uyarılarda bulunuyor. Silah üretimi sadece silah üretim şirketlerinin ticari iştahından kaynaklanmıyor. Bu Türkiye'nin politik kararı. Türk şirketleri bulduğu her alanda rekabet ediyor.
Türk havacılık şirketinin yan kuruluşu Türk Teknik, İsrailli Bedek Havacılık'la direkt olarak rekabet halinde. Türk havacılık şirketi şu anda 3000 personel çalıştırıyor. Ancak önümüzdeki yıllarda bu sayı artacak. Şirket çok hızlı bir şekilde etkinliğini artırdı. Amerikalı şirketlerle havacılık ve motor alanında işbirlikleri yapıyor. Böylece bir operasyon merkezi oluyor. Maliyetleri düşürüyor.
Türk şirket aynı zamanda bir savaş uçağı modernizasyon üssü olarak görülüyor. Her alanda Türk pazarını kaybetmekle kalmıyoruz. Kendi pazarlarımıza da Türkiye'nin girmesine meydan veriyoruz. Amerika ise Türkiye'ye bu alanda destek veriyor bunu ticari bir faaliyet olarak görüyor.
İsrail'den satın alınan Heron'ların yerine artık yüzde yüz yerli üretim olan Bayraktar ve ANKA insansız hava araçlarını kullanılıyor. (Kaynak: Haber 7)