ABD Kongresi'nde düzenlenen Myanmar konulu oturumda, Myanmar hükümetinin Arakanlı Müslümanlara muamelesine sert eleştiriler yöneltilerek, yaygın şiddet olaylarına ve ayrımcılığa maruz kalan Arakanlı Müslümanların durumunda hiçbir iyileşme olmadığı tespiti dile getirildi.
ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nin Asya-Pasifik Alt Komitesi'nde yapılan oturumda, Myanmar'da 8 Kasım'da yapılacak seçimler, ABD-Myanmar ilişkileri ve Arakanlı Müslümanların durumu tartışıldı.
Komite Başkanı Cumhuriyetçi Senatör Ed Royce, Rohingyaların 1982 yılından bu yana vatandaşlık hakkından yoksun bırakıldığını hatırlatarak, "Myanmar'daki gidişatı anlamanın en iyi ölçüsü, muhtemelen dünyanın en fazla acı çeken azınlık grubu olan Arakanlı Müslümanların durumuna bakmaktır. Bu, bizim için en önemli test olmalıdır" dedi.
Royce, yüzlerce Arakanlı Müslümanın şiddete uğrayarak öldürüldüğünü, 140 bin kişinin de yerlerinden olduğunu kaydederek, bu olaylardan Myanmar hükümetini sorumlu tutan önemli bağımsız raporların varlığına dikkati çekti. Royce, "Bu, bir hükümet kendi halkını tanımayı reddettiğinde olur" ifadesini kullandı.
Arakanlı Müslümanların bölgede 8 asırdır yaşadığını kaydeden Royce, Myanmar hükümetinin, bu insanların ve diğer azınlıkların varlıklarını tanıması gerektiğini vurguladı.
"Arakan'da kaç insan hapiste bilinmiyor"
ABD Dışişleri Bakanlığının Doğu Asya ve Pasifik'ten Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Daniel Russel da Arakanlı Müslümanların durumundan derin kaygı duyduklarını belirtirken, ABD yönetimi olarak Myanmar'da olanları yakından takip ettiklerini söyledi. Russel, Myanmar'ın gerçek anlamda demokrasiden ve Arakan'da temel insan haklarını sağlamaktan hala çok uzak olduğunu da ifade etti.
"The US Campaign for Burma" (Myanmar İçin ABD Kampanyası) adlı kuruluşun başkanı Jennifer Quigley de, Arakan'da tam olarak ne kadar insanın hapiste olduğunun bilinmediğini, bu kişilere erişim izninin de sağlanmadığını ifade ederek, "Sadece bu bile bölgedeki durumun ne kadar vahim düzeyde olduğunu göstermeye yeter" dedi.
Uluslararası Af Örgütü, Myanmar'daki gelişmelerle ilgili son raporunda, Arakanlı Müslümanlara yönelik "insanlık dışı" muamelelere dikkat çekmişti. Örgütün raporunda, insan kaçakçılarının sığınmacıları "cehennemvari" koşullarda tuttuğu, onları dövdüğü ve ailelerinin fidye ödemeyi kabul etmemeleri durumunda ise onları öldürdüğü belirtilmişti.
Arakanlı Müslümanlar, 1982 yılında kabul edilen yasayla vatandaşlık haklarını kaybettiler. Mevcut koşullarda "devletsiz" sayılan Arakanlı Müslümanlar, yaşadıkları ayrımcılıktan kaçmak için ülkeyi terk ediyor ve insan kaçakçılarının ellerine düşüyor. Birleşmiş Milletler'e göre son iki yılda yaklaşık 130 bin Arakanlı Müslüman Myanmar'dan komşu ülkelere kaçtı.
Binlerce Arakanlı ve Bangladeşlinin kaçakçılar tarafından az bir yemek ve su ile denizin ortasında terk edilmesi, mayıs ayında uluslararası krize yol açmıştı. Bazı sığınmacılar Endonezya tarafından kabul edilirken, bazıları ise Tayland ve Malezya hükümetlerince geri çevrilmişti.