Güney Amerika'nın en büyük ikinci ekonomisi olan Arjantin'de düzenlenecek devlet başkanlığı seçimleri ile birlikte 12 yıllık "Kirchnerler dönemi"nin de giderek sonuna yaklaşılıyor.
Arjantinli seçmenler, ülkedeki derin ekonomik kriz sonrasında 2003 yılında yönetime gelen Nestor Kirchner ve ardından devlet başkanlığı görevini devralan eşi Cristina Fernandez de Kirchner ile 12 yıl süren "Kirchnerler dönemi"nden sonra ülkeyi 2019'a kadar yönetecek devlet başkanını seçmeye hazırlanıyor.
2011'de yapılan son seçimde yüzde 54 oy alarak ikinci kez seçilen Kirchner, Arjantin anayasasında yer alan bir devlet başkanının iki kez üst üste seçildikten sonra yeniden aday olamayacağını belirten anayasa maddesi nedeniyle bu seçimlere giremedi.
Adaylar Scioli, Macri ve Massa
Ön seçimlerde Kirchner'in de desteğiyle yüzde 40,1 oy alan Buenos Aires Eyalet Valisi Daniel Scioli'nin seçimin galibi olabilmek için pazar günü yüzde 45'in üzerinde oy alması gerekiyor.
Eğer muhalif adaylar karşısında bu başarıyı yakalayamazsa, Scioli'nin 22 Kasım'da düzenlenecek ikinci turda karşısında birleşen bir muhalif blokla yüzleşebileceği vurgulanıyor.
Ön seçimde yüzde 29,2 ile ikinci en yüksek oy oranına ulaşan ve aynı zamanda başkent Buenos Aires'in Belediye Başkanlığı görevini de sürdüren Mauricio Macri, devlet başkanlığı yarışında ülkedeki işverenlerin ve ana akım medyanın desteğini almış görünüyor.
Macri'nin partisinde neoliberal teknokratlar, sivil toplum liderleri ve iş dünyasından siyasete giren isimlerin yoğun olması dikkati çekiyor.
Seçimlerde bir başka güçlü muhalif lider ise önseçimde yüzde 21.6 oy alan Kongre üyesi Sergio Massa olarak görünüyor.
Akbaba fonları
Pazar günü yapılacak seçimler sonrasında yeni devlet başkanının masasında çözüm bekleyen ilk konu, "akbaba fonları" olarak da nitelenen ülke borçlarının ödenmesi konusunda anlaşmaya yanaşmayan kreditörler sorunu olacak.
Ülke, 2001 yılındaki 95 milyar dolarlık borcunun temerrüte düşmesi sonrasında, serbest yatırım fonları karşısında 10 yılı bulan bir dava süreciyle yüzleşmek durumunda kaldı.
İlk kez Peronizm dışında bir siyasi iktidar ihtimali 
Arjantin'in en saygın ve bağımsız gazetecilerinden Nestor Castro seçimlere yönelik olarak AA muhabirine yaptığı değerlendirmelerde, yıllardır "Peronize" olmuş siyasetin renginin değişmesi için bir ihtimalin ortaya çıktığını belirterek, ilk defa siyasi yapıda Peronist olmayan bir partinin hükümete gelebilme ihtimalinin oluştuğunu ifade etti.
Arjantin'de iktidarın el değiştirmesi durumunda Kirchnerizm'in ilişki kurmayı reddettiği dünya siyasetindeki anahtar ülkelerle açık bir iletişimin başlayabileceğini söyledi.
Castro, Kirchner döneminde en iyi dış politikanın ABD ve İngiltere'nin karşısında durmak olarak algılandığını vurguladı.
Arjantin halkı 25 Ekim'de yapılacak federal seçimlerle devlet başkanlığının yanı sıra 8 eyaletten 24 senatör ile 23 eyaletten 130 milletvekilinin seçimi için sandık başına gidecek.