Tunus Nahda Hareketi Lideri Raşid el-Gannuşi, Tunus Ulusal Diyalog Dörtlüsü'ne verilen Nobel Barış Ödülü'nün ülkesinde “artık her şeyin hallolduğu” anlamına gelmediğini belirterek,” Nobel Barış Ödülü şüphesiz bizim başarılarımızın bir ispatıdır ancak Tunus henüz emniyetli bir ülke haline ulaşmadı. Sağladığımız büyük başarıya rağmen önümüzde birçok zorluklar bulunuyor” dedi.


Gannuşi, ABD'nin başkenti Washington'daki temasları kapsamında ABD Barış Enstitüsü'nde konferans verdi.


Tunus'ta 2011'deki devrimin ardından demokrasi alanında atılan adımları ve kaydedilen başarıları anlatan Gannuşi, ülkesinin ve bölgenin yüz yüze olduğu zorluklar göz önünde bulundurulduğunda şu aşamada tam anlamıyla demokratik bir başarının kazanıldığından söz edilemeyeceğine vurgu yaptı.


Gannuşi, ancak ülkedeki İslami geleneklere bağlı gruplarla laik grupların Tunus'un geleceği için ortak bir paydada buluşmasının sağlanan başarılarda önemli bir rol oynadığına işaret ederek, tüm kesimlerin birlikteliğinin de bölgedeki diğer ülkeler için model teşkil ettiğini dile getirdi. .


Gannuşi, bir soru üzerine, terör örgütü DAEŞ saflarında savaşmak için Irak ve Suriye'ye çok sayıda Tunuslu gencin gitmesinden Zeynel Abidin Bin Ali'nin dikta yönetiminin sorumlu olduğunu dile getirdi. Gannuşi ayrıca, İslam'ın iyi bilinmemesinin, demokrasinin ne anlama geldiğinin yeterince kavranmamasının, yetersiz eğitimin ve ülkesindeki ekonomik şartların da DAEŞ'e gidenleri etkilediğini aktardı.


"Müslümün Kardeşler şiddete başvurmayı reddediyor"


Mısır'da Müslüman Kardeşlerin özellikle genç üyelerinin şiddete bulaştığı iddialarına ilişkin soru üzerine Gannuşi, şunları kaydetti:


“Müslüman Kardeşlerin Mısır'da şiddete başvurduğuna dair ben bir bilgiye sahip değilim. Onlar hala şiddete başvurmayı reddediyor. Onların bir terör örgütüne ait olduğuna inanmıyorum, El-Kaide'nin veya DAEŞ'in bir parçası haline geldiklerine inanmıyorum.''