Toplantı sonrası yapılan açıklamalarda Suriye konusunda anlaşma sağlanamadığı belirtildi.


ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Suriye'nin geleceğine Suriye halkının karar vereceğini, siyasi sürecin Suriyelilerin liderliğinde ve sahipliğinde olacağını belirterek, "Suriye konusunda yeni siyasi sürece paralel olarak ve kesin bağlayıcı bir tarihte ülke çapında başlatılabilecek bir ateşkesin yöntemlerini ve uygulamasını ele almak konusunda BM ile anlaştık" dedi.

Kerry, Suriye'deki iç savaşa çözüm bulmak amacıyla Viyana'da düzenlenen uluslararası görüşmelerin tamamlanmasının ardından, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura ile ortak basın toplantısı düzenledi.
Rusya ve İran ile Viyana görüşmelerine katılan diğer ülkeler arasında, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'in geleceği konusunda görüş farklılıklarının devam ettiğini vurgulayan Kerry, bununla birlikte iç savaşa siyasi çözüm bulabilmek için diplomatik çabalarını yoğunlaştırarak sürdüreceklerini açıkladı.

Kerry, Viyana görüşmelerinin yeni diplomatik sürecin ilk adımı olduğunu kaydederek, "Ben gerçekçiyim ve bunun zor olduğunu biliyorum" dedi.

- BM'ye çağrı
ABD, Rusya, Türkiye, Suudi Arabistan ve İran'ın da aralarında bulunduğu 17 ülkenin katıldığı Viyana görüşmelerinde, tarafların bazı siyasi konularda ilerleme sağladıklarını belirten Kerry, siyasi çözüm süreci konusunda BM'ye çağrıda bulunduklarını söyledi.

Kerry, şöyle devam etti:
"Görüşmelere katılan ülkeler, 2012 yılında kabul edilen Cenevre Bildirisi ve BM Güvenlik Konseyinin 2118 sayılı kararına uygun olarak, Suriye'de güvenilir ve kapsayıcı olan, mezhepçi olmayan bir yönetimi sağlayacak ve devamında yeni anayasa ve seçimleri getirecek bir siyasi süreci başlatmak üzere Birleşmiş Milletleri Suriye hükümeti ve Suriye muhalefeti temsilcilerini bir araya getirmeye davet etmiştir."

Suriye'de yeni süreçte öngörülen seçimlerin BM gözetiminde ve en yüksek uluslararası standartlarda, özgür ve şeffaf şekilde yapılması gerektiğine dikkati çeken Kerry, ülke dışındakiler dahil tüm Suriyelilerin seçimlere katılabilmeleri gerektiğini, bu konuda da tüm ülkelerin görüş birliği içinde olduklarını dile getirdi.

- Ateşkes için ortak çaba

Kerry, Viyana görüşmelerine katılan ülkelerin ateşkes konusunda da BM ile çalışacaklarına işaret ederek, "Suriye konusunda yeni siyasi sürece paralel olarak ve kesin bağlayıcı bir tarihte ülke çapında başlatılabilecek bir ateşkesin yöntemlerini ve uygulamasını ele almak konusunda BM ile anlaştık" dedi.

Viyana'da tarafların uzlaşma sağladıkları konulara ilişkin hazırladıkları ortak açıklamadan bölümler okuyan Kerry, katılımcı ülkelerin, "Suriye'nin birliğini, bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve laik niteliğini" temel kabul ettiklerini vurguladı.

Kerry, "Siyasi süreç, Suriyelilerin liderliğinde ve onların sahipliğinde olacak, Suriye'nin geleceğine Suriye halkı karar verecektir" dedi.

Katılımcı ülkelerin DAEŞ ile mücadele edeceklerini vurgulayan Kerry, "Hepimiz şuna inanıyoruz ki DAEŞ ve diğer terörist örgütlerin Suriye'yi yönetmelerine asla izin verilemez" şeklinde konuştu.

Viyana görüşmelerine katılan ülkelerin, iki hafta içinde yeniden bir araya gelecekleri bilgisini veren Kerry, anlaşmazlığın sürdüğü konularda farklılıkları gidermeye çalışacaklarını, uzlaşma olan konularda ise daha fazla ilerlemeyi amaçladıkların anlattı.
Suriye krizine çözüm bulma amacıyla Viyana'daki tarihi Imperial Hotel'de yapılan uluslararası görüşmelere İran ilk kez katıldı, Suudi Arabistan ve İran dışişleri bakanları ilk kez aynı masaya oturdu.


Suudi Arabistan, Suriye'nin içişlerine karışmak ve teröre destek vermekle suçladığı İran'ın görüşmelere katılmasına karşı çıkıyordu. Buna karşın Rusya, görüşmelere İran'ın da katılmasında ısrarcı olmuştu.

LAVROV: RUSYA VE ABD'NİN GÖREVİ IŞİD'İN SURİYE HÜKÜMETİNİN BAŞINA GEÇMESİNİ ENGELLEMEK

Viyana'da düzenlenen Suriye konulu toplantının ardından açıklamalar yapan Rus Bakan Lavrov, "Ortak bir düşmanımız var. Bu düşmanın Suriye'yi veya başka bir ülkeyi ele geçirmesini engellemeliyiz" dedi.

Lavrov şu şekilde devam etti:
"Bugün ortak olarak belirlediğimiz prensipler ciddi olarak çalışmaya başlamamızı sağlayacak. Bu çalışma süreci kolay ve hızlı olmayacak, fakat bu süreç aralarında ciddi fikir ayrılıkları olan ülkelerin arasındaki güven duygusunu güçlendirecek. Bugün onlar bir masanın başında oturdular, konuştular. Güven duygusunu güçlendirerek Suriyelilere kendi ülkelerinin geleceğini belirleyebilmeleri için gerekli koşulları sağlayacağımızı düşünüyorum. " Öte yandan, Lavrov ABD'nin Suriye için daha fazla şey yapabileceğini belirtti.

Lavrov, "Suriye yönetiminin talebi üzerine düzenlediğimiz operasyonların başından itibaren ABD'ye eylemlerimizi koordine etmeyi teklif ettik. Amerikalı partnerlerimiz şimdilik sadece olumsuz olaylardan kaçmak için mekanizma kurulması konusunda anlaştı. Fakat daha fazlasını yapabileceğimize ve terörle daha etkili mücadele edebileceğimize eminim. Suriye'deki terör gruplarının listesini belirlemek üzere vardığımız anlaşmanın bu alanda daha ileriye gitmemize sebep olmasını umuyoruz" dedi.

SİNİRLİOĞLU'DAN AÇIKLAMA


Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu, Avusturya'nın başkenti Viyana'da gerçekleştirilen Suriye görüşmelerinin ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. Sinirlioğlu, bugünkü toplantının bugüne kadar Suriye konusunda yapılmış en geniş katılımlı toplantı olduğunu belirterek, “Bu bakımdan önemliydi. Temel anlaşmazlık yine devam ediyor. Beşar Esad'ı destekleyen ülkeler tutumlarında herhangi bir değişiklik işareti vermediler. En uzun tartışma bu konuda cereyan etti. Tabiatıyla Cenevre bildirisindeki temel formülasyon ve bugün de en geniş şekilde tartışıldı. Hatırlayacağınız üzere Cenevre'deki mutakabat Suriye'de bir siyasi değişimin sağlanabilmesi için bir geçiş sürecini öngörüyordu. Bunun zamanlaması konusu üzerinde geniş bir tartışma yapıldı. Ama henüz o konuda mutabakata varılamadı” dedi. 

''BEŞAR ESAD İLE BİRLİKTE BİR BARIŞ MÜMKÜN DEĞİLDİR'' 

“Önümüzde iki hafta boyunca bu konudaki anlaşmalar üzerinde görüşmeler sürecek” diyen Sinirlioğlu, “Bizim ve bizimle birlikte toplantılara katılan ülkelerin büyük çoğunluğunun üzerinde mutabık kaldığı husus şudur; Suriye'de Beşar Esad ile birlikte bir barış mümkün değildir. Bu konuda hiçbir tartışma yok bu konuda farklı düşünen ülkeler belli bu ülkelerin tutumlarında bir değişiklik olmadan somut bir gelişme sağlamak mümkün değil. Yalnız bu anlaşmazlığı bilerek sürecin devam ettirilmesinde mutabık kalınmasını önemsiyoruz” diye konuştu. 

“Suriye'de barış istikrar isteniliyorsa yeni bir Suriye'nin onun üzerinde mutabık kalınan ilkeler ya da hedefler doğrultusunda inşaa edilmesi için ortaya bir çerçeve çıkacaksa bu çerçevenin temel zemini Beşar Esad'ın siyaset sahnesinden çekileceği bir geçiş sürecinin geçirilmesidir” diyen Sinirlioğlu, şunları kaydetti: 

“Şu anda tartışılan konu budur. Suriye'deki mevcut krizin savaşın sorunları bizi de yakından ilgilendiriyor. En somut iki sorun var karşımızda biri göç sorunu biride terörizm sorunu ikisi de Beşar Esad'ın 4 buçuk yıldır halkına karşı yürüttüğü savaşın sonuçlarıdır. Eğer bu sorunların ortadan kaldırılması isteniyorsa biraz önce bahsettiğim geçiş sürecinin hayata geçinilmesi gerekmektedir. O geçiş süreci neticesinde de ulaşılacak hedef bellidir. O da Esad'ın siyaset sahnesinde yer almayacağı yeni bir sürecin inşa edilmesidir.”