Irak'ta Sünniler, Şii Başbakan Haydar el-İbadi ile selefi Nuri el-Maliki arasında bir süredir devam eden "iktidar kavgasında" taraf olmayı reddederek, kendi sorunlarının çözüme kavuşturulması için temsil ettikleri tabanlarının çıkarını elde etme ve terör örgütü kontrolündeki bölgelerini geri alma siyaseti izliyor.
Sünnilerin, 2003 yılından sonra Irak'ta oluşturulan siyasi haritanın dışına itilmek suretiyle çeşitli dışlanma ve gözardı edilme politikasıyla karşılaştığı bilinirken, bu durumun mezhepçi politikaları ve İran'a yakınlığıyla bilinen Maliki döneminde daha da açığa çıkması nedeniyle, Maliki sonrası Sünni siyasiler, İbadi liderliğindeki Bağdat yönetiminden uzak kalmamak ve tabanının karşı karşıya kaldığı sorunları bir an önce çözüme kavuşturmayı tercih ediyor.
AA muhabirine konuşan deneyimli Sünni siyasetçi ve milletvekili Zafir el-Ani, "Biz Maliki kanadı ile İbadi kanadı arasında süren siyasi iktidar kavgasında taraf değiliz ve olma niyetimiz yok" diyerek, "İbadi hükümetiyle gayet iyi ilişkiler içerisindeyiz. Şii-Şii çatışmasından uzak kendi tabanımızın sesine kulak vermek bizim öncelikli ve en önem vereceğimiz konularımızın başında geliyor" diye konuştu.
"Şii milisler, İbadi'yi dinlemiyor"
Ani, terör saldırıları sonucu yerinden edilen Sünni vatandaşların sığınmacı olarak bulundukları bölgelerde çeşitli sorunlarla boğuştuklarını ifade ederek, "Kurtarılan bölgelere halkın geri dönmesi için İbadi'nin verdiği karar ve talimatlarını ülkede hakimiyet süren ve devletin kontrolü dışında faaliyet gösteren milisler (Şii) dinlemiyor ve Sünnilerin evlerine dönmemesi yönünde bilinçli bir politika izleniyor" şeklinde konuştu.
Uzun yıllar siyasi sistemden uzak tutulan ve Şii mezhepçi politikaların kurbanı seçilen Sünnilerin halihazırdaki Irak yönetiminde söz sahibi olup olmadığı sorusuna Ani, "Siyasi süreçten dışlanmışlık ve görmezden gelme konusunda durumumuz eskiye göre biraz daha iyi fakat bu sorun tamamen ortadan kalkmış değil yer yer devam ettiriliyor" yanıtını verdi.
Iraklı Sünni milletvekili Muhammed Kerbuli de "DAEŞ'in ele geçirdiği bölgelerimizden 3 milyonu aşkın insan bugün sığınmacı konumunda bulunuyor. Bu durumun çözüme kavuşması için İbadi ile görüşmelerimiz oldu ve taleplerimizi kendisine ilettik" dedi.
"İbadi, Sünnilere muhtaç"
Iraklı siyasi analist Hişam el-Kindi ise Sünnilerle merkezi yönetim arasındaki ilişkinin uzun yıllar boyunca "gergin" devam ettiğini belirterek, eski Başbakan Maliki'nin Sünnilerin güvenini kazanma konusunda başarısız olduğunu, onlara karşı "sert ve itici" bir dil kullandığını söyledi.
"Sünniler, bugün gerçekleşmesini istedikleri taleplerine cevap bulmak ümidiyle İbadi hükümetine katıldı" diyen Kindi, şöyle devam etti:
"İbadi, Sünnilerin taleplerini yerine getirmek ve yıkılan güveni yeniden tesis etmek için Maliki'nin aksine bir politika izlemekle sorumlu. Sünnilerin yoğunlukta olduğu birçok bölge terör örgütünün kontrolünde bulunuyor. İbadi, yer yüzünde güçlü ve tabanı olan Sünnilerle iletişimini devam ettirmek istiyor."
Kindi, İbadi'nin, bünyesinde yer aldığı parti ve koalisyonun tehdidiyle karşı karşıya olduğunu ifade ederek, "İbadi, bugün üyesi olduğu Dava Partisi ve Şii Ulusal Koalisyonu'ndan büyük ve yeni tehditlerle karşı karşıya. Bu tehditlerle baş etmek için Sünnileri yanına alma ihtiyacı duyuyor. İbadi'nin Sünnilere karşı tavrı Maliki'nin aksine 'ılımlılık', 'sevgi ve kucaklama siyaseti' ile özetlenebilir" dedi.