Ekonomisini daha da güçlendirmek ve bölgede artan gerilimi azaltmak isteyen Çin, hafta sonu yapılan tarihi Tayvan görüşmesiyle bölgede "siyasi denge" oluşturmaya çalışıyor.
İkili görüşmede, somut adımlar atılmasa da Pekin yönetimi, anakara ve Tayvan adasının "tek Çin"e ait olduğunu vurgulamaya devam ediyor. Görüşmenin ardından ekonomik yavaşlama ve bölgesel gerilimin söz konusu olduğu hassas bir dönemde Çin'in, kendi kanından ve dilinden olan Tayvan ile gücüne güç katmak istediği yorumları yapılıyor.
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Tayvan lideri Ma Ying-jeou'nun 66 yıl aradan sonra cumartesi günü Singapur'da bir araya gelmesi, tarafların birbirine barış eli uzatarak ilişkilerine yeni boyut kazandırması açısından büyük önem taşıyor. Tayvan'dan çok Çin'in görüşmeden ne beklediği ve hangi çıkarı amaçladığı merak konusu olmuştu.
Bu arada bir yanda ABD'nin Doğu Çin Denizi'ndeki tartışmalı Diaoyü adaları meselesinde Japonya'nın tarafını tutması diğer yanda Güney Çin Denizi'nde ABD ile yaşadığı ihtilaf ve bölgede hak iddia eden ülkelerle yaşadığı egemenlik sorunları yüzünden zor günler geçiren Çin, bölgede siyasi dengeyi kurmaya çalışıyor.
- Çin, Tayvan ile ekonomisini daha da güçlendirebilir
Çin ve Tayvan, 2010'da bir anlaşma imzalayarak gümrük vergilerini kaldırmıştı.
Bu anlaşmanın devamı olarak geçen yıl imzalanan hizmet ticareti anlaşması, Çin ve Tayvan hizmet sektörlerinin karşılıklı olarak iki ülkede faaliyet göstermesi hedeflenmişti.
Her ne kadar Tayvanlılar, bu anlaşmalar çerçevesinde Tayvan'ın ekonomik olarak zarar göreceğini düşünse de Tayvan lideri Ma döneminde Çin ile ticaretten turizme ve ekonomik bağların ilerletilmesi için birçok anlaşma imzalandı.
Çin, "tek Çin" altında kazan-kazan ilişkisinde Tayvan'a birlikte büyümeyi ve refaha ulaşmayı vadediyor.
Diğer yandan Çin, Tayvan'ın bir numaralı ihracat pazarı ve Tayvan da Çin'in ikinci büyük ithalat merkezi. Görüşmelerin ileriye dönük olumlu yansıması ve "tek Çin" bünyesinde ticari ortaklıkların artmasının, Çin ekonomisine güç katması bekleniyor.