Görüşmelerde, siyasetçilerin uyması gereken bir dizi ilke üzerinde anlaşmaya varıldı. Buna göre siyasetçiler demokratik milli irade dışında herhangi bir yerden emir almayacak ve paramiliter yapıların tasfiyesine yönelik çaba harcayacak. İngiltere, İrlanda ve Kuzey İrlanda yönetimi tarafından aday gösterilecek üyelerden oluşan bir uluslararası heyet, paramiliter yapılarla ilgili denetim yapacak.

Anlaşma, sosyal yardımlar ve ekonomiyle ilgili unsurlar da içeriyor.

Krize çözüm bulması için İngiliz hükümetinin görevlendirdiği Kuzey İrlanda Bakanı Theresa Villiers'in başkanlığındaki görüşmeler yaklaşık 10 hafta sürdü.

İngilitere Başbakanı David Cameron, anlaşmayı Kuzey İrlanda için "önemli bir dönüm noktası" diye nitelendirerek, "Anlaşma Kuzey İrlanda bütçesi için sürdürülebilirliği güvenceye alıyor, paramiliter gruplarla ilgili nasıl bir çalışma yürütüleceğini ortaya koyuyor ve Kuzey İrlanda halklarının ortak geleceği için bir temel sağlayabiliyor" değerlendirmesini yaptı.

Kuzey İrlanda Başbakanı Peter Robinson da anlaşmanın barışı sağlamlaştırabileceğini ve ülkenin bütününe gelecek için ümit verebileceğini ifade etti.

Kuzey İrlanda Başbakan Yardımcısı Martin McGuinness  de anlaşmanın "herkesin yakalaması gereken yeni bir başlangıç için fırsat teşkil ettiğini" söyledi.

KUZEY İRLANDA'DAKİ KRİZİN GEÇMİŞİ
Bu yıl bölgede işlenen cinayetler, "eski terör örgütü İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu (IRA), Kuzey İrlanda'da varlığını sürdürüyor mu?" sorusunu ve hükümet krizini beraberinde getirmişti. Silahlarını yıllar önce bırakan IRA'nın hala etkinliğini koruduğu iddiası, IRA'nın siyasi kanadı olarak bilinen Sinn Fein Partisi tarafından reddedilmişti.

İddialar, birlik yanlılarını öfkendirmiş, bunun devamında hükümette yer alan birlik yanlısı Ulster Birlik Partisi, Kuzey İrlanda Bölgesel Parlamentosu Stortmont'tan çekileceğini duyurmuştu.

Ülkedeki en büyük siyasi parti olan birlik yanlısı Demokratik Birlik Partisi'nin (DUP) Genel Başkanı ve Kuzey İrlanda bölgesel hükümetinin Başbakanı Peter Robinson da Bölgesel Parlamento'nun askıya alınmasını istemişti. Ancak Londra yönetimi, Robinson'ın bu isteğini geri çevirmişti. Bunun üzerine Robinson 10 Eylül'de görevinden istifa etmiş, ancak hükümetin çökmesini önlemek için Maliye Bakanı Arlene Foster'ı hükümette bırakmıştı.

Kuzey İrlanda Bakanı Theresa Villiers’in konuyla ilgili hazırladığı ve 20 Ekim’de açıklanan raporda, Kuzey İrlanda'da şiddetin yaşandığı ve "Troubles" olarak bilinen dönemde aktif olan IRA ile diğer ana paramiliter grupların liderlik yapılarına halen sahip olduğu ve varlığını devam ettirdiği, ancak bu grupların "devleti hedef almadığı veya devlete yönelik herhangi bir terörist saldırıda bulunma niyeti olmadığı" sonucuna varılmıştı.

Raporun açıklanmasının ardından hükümetten istifa eden bakanlar görevlerine geri dönmüştü.

Ayrılıkçı Katolikler ile birlik yanlısı Protestanların ortak oldukları Kuzey İrlanda hükümetindeki kriz, ülkenin son yıllarda yaşadığı en ciddi siyasi kriz olarak değerlendiriliyor.