İngiliz The Sun gazetesi muhabiri Emile Ghessen, Fransa’nın başkenti Paris’i kana bulayan saldırıların bombacılarının izlediği güzergahın bir benzerini takip ederek İzmir’den Paris’e 6 günde ulaştı. Yolculuğu boyunca hiçbir güvenlik kontrolüne takılmayan Ghessen, bin dolar tutarında bir fiyata Çeşme’den Sakız Adası’na geçtiğini belirtti.

"YUNANİSTAN'DA HİÇBİR KONTROL OLMADI"
İranlı bir mülteci kılığına giren 34 yaşındaki muhabir, 6 günlük yolculuğunu şöyle aktardı:
“İzmir’e vardığımda insan kaçakçılarıyla iletişime geçtim. Kendimi İngilizcesi zayıf İranlı bir mülteci olarak tanıttım."


"İnsan kaçakçıları 25 kişilik bir tekneyle bin dolara Çeşme’den Sakız Adası’na geçebileceğimi söylediler. Eskiden donanmada görev aldığım için tekneyi gönüllü olarak kullanabileceğimi belirttim. Kabul ettiler. Ancak sahil güvenlik botlarını gördüğüm an teknenin ışıklarını söndürmem gerektiği söylendi."
"Çeşme’ye vardığımızda bir Suriyeli ile buluştum. Bana Sakız Adası’ndan Yunanistan’a geçmem için gerekli evrakları temin etti. 900 kişilik bir mülteci kafilesiyle birlikte Yunanistan’a ulaştım. Hiçbir güvenlik ve pasaport kontrolü yoktu. Hatta bir adam bin dolara sahte Suriye ve Avrupa Birliği (AB) pasaportları satıyordu. Mültecilerin çoğu sahte Suriye pasaportlarını satın alarak sınır geçişlerinde öncelik kazanmak istiyordu.”


"POLİSLERİ TUVALETTE ATLATTIM"
“Yaklaşık 40 dolara Yunanistan’dan Makedonya’ya otobüs yolculuğu yaptım. Makedonya-Sırbistan sınırında ise güvenlik kontrolü vardı. Askerler kimsenin geçmesine izin vermiyordu. Yürüyerek sınırı geçmeye karar verdim ve Sırbistan sınırındaki nehrin yanından diğer mültecilerle yürüyerek başardım. Oradan 7 saatlik bir otobüs yolculuğuyla Hırvatistan’a vardıktan sonra başkent Zagreb’e gitmek için trene bindim. Ancak yolculuk esnasında trende pasaport kontrolü yapıldı. Tuvalette saklanarak polisleri atlattım. Daha sonra tren yolculuklarıyla Slovenya, Avusturya ve Almanya’ya vardım. Paris’e giden son tren yolculuğumda polisler tekrar pasaport kontrolü yaptı. Bundan da tuvalette saklanarak kurtulmayı başardım ve Paris’e vardım.”