Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'nın haberine göre, Rus mevkidaşı Lavrov ile Suriye konusunu görüşen Cubeyr, Suriye topraklarındaki "terör örgütleri" listesinin oluşturulması meselesini ele aldı.
Uluslararası Suriye Destek Grubu'nun yeni bir toplantı düzenlemesi için çalışılması meselesinin de değerlendirildiği görüşmede, Lavrov'un, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da gerçekleştirilmesi planlanan toplantıda Suriye muhalefeti temsilcilerinin geniş katılımını desteklediğini ifade ettiği kaydedildi.
Suudi Arabistan yönetiminin, dün, Suriye içindeki ve dışındaki tüm ılımlı muhalif grupları, 8-10 Aralık'ta başkent Riyad'da düzenlenmesi planlanan toplantıya davet ettiği bildirilmişti.
Dışişleri Bakanlığından bir yetkiliye dayandırılarak verilen haberde, muhalif grupları davet etme kararının, Suriye konusunda rol oynayan uluslararası güçler ve Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura ile yapılan istişare sonunda alındığı kaydedilmişti.
Haberde ayrıca davetin, 14 Kasım'da Viyana'da düzenlenen toplantıya katılan üyeler ile Suriyeli muhaliflerin isteği üzerine gerçekleştirildiği belirtilirken, Suudi Arabistan yönetiminin, muhaliflerin bağımsız müzakerelerde bulunması ve Cenevre-1 Bildirisi'nde üzerinde anlaşılan ilkelerde görüş birliğine varması için her türlü imkanı sağlayacağı ifade edilmişti.
Avusturya'nın başkenti Viyana'da 30 Ekim'deki Suriye toplantılarının ilkine, aralarında Türkiye, Suudi Arabistan ve İran'ın da bulunduğu 17 ülkenin dışişleri bakanları katılmıştı. Söz konusu toplantıların ikincisi ise 14 Kasım'da yapılmıştı.
İkinci tur görüşmelerde Suriyelilerin önderliğinde 6 ay içinde geçiş süreci, taraflar arasında müzakerelerin başlaması ve ateşkes sağlanması, yeni bir anayasa, 18 ay içinde adil bir seçim yapılması ve BM denetiminde "kimin terörist, kimin muhalif" olduğunun belirlenmesi konularında anlaşmaya varılmıştı. 2012 yılında kabul edilen Cenevre-1 Bildirisi ise tam yetkili bir geçiş hükümeti kurulmasını, ateşkes sağlanmasını, tutukluların serbest bırakılmasını ve abluka altındaki bölgelere insani yardım ulaştırılmasını öngörüyor.