Rus uçağının düşürülmesinin ardından Türkiye’ye karşı tek taraflı yaptırımlar uygulamaya başlayan Moskova, yıllarca ülkelerinde hizmet veren Türk iş adamlarına eziyet ediyor. Zorla mallarına el konulan iş adamları, götürüldükleri kamplarda rehin tutuluyor. Rus esaretini kamuoyuna duyurabilmek için Vardanya kampına gizlice soktukları cep telefonuyla görüntü çeken iş adamları, yardım bekliyor. Ticari ilişkilerinin zedelenmemesi için yüzlerini saklı tutan iş adamları aynı koğuşta kalan diğer Türk işçi ve esnafla röportaj yapıp seslerini kamuoyuna duyurmaya çalıştı. Görüntülerde, Türk vatandaşlarının son derece sağlıksız ve hijyenden uzak koğuşlarda tutulduğu görüldü. 7 yıldır Rusya’da yaşayan Hataylı İskender Özçelik şöyle konuştu: “Kanuni olarak çalışma vizelerim var. İnşaatta çalıştığım gün beni yakaladılar. Bütün evraklarım kanuni olmasına rağmen çalışmama izin vermediler. Beni 5 yıllığına geri dönmemek üzere göndermek istiyorlar. Rus Konsolosluğu’na gittim. Bana dediler ki; ‘Niye bizim uçağımızı düşürdüler.’ Bir tek bu soru ile beni mahkemeye çıkardılar. Mahkemede dosyama dahi bakmadan bana, siz suçlusunuz, bizim uçağımızı düşürdünüz. Gidin Erdoğan’a selam söyleyin.”
“GİT ERDOĞAN’A ŞİKAYET ET!..”
Rusya’da iki yıldır iş yeri çalıştıran Vahit Alan, “2.5 yıldır resmi olarak çalışmaktayım. Burada resmi evlilik yaptım. Bu evlilikten sonra evraklarımı oturum için içeri verdim. 3.5 aydır resmi olarak evraklarımı bekliyorum. Dükkânımı bastılar, mallarıma el koydular. Ayrıca bana sırf oturum vermemek için kanuni prosedürleri işletip buradan göndermeye çalışıyorlar” dedi. Trabzonlu Muharrem Şahinoğlu ise 23 yıldır Soçi’de yaşadığını anlatarak, “Burada gösterdikleri şekilde resmi olarak işlerimizi yapmaya çalışıyoruz. Bazen yaptığımız işler eğer evraklar veya resmi değilse onların yönlendirdiği şekilde yapıyoruz. Ama bize dört dörtlük resmi işlem yaptırmıyorlar. Şu an burada 13 yaşında kızım var ve onu burada bırakıp gitmek zorunda bırakılıyorum. Bizi sebepsiz yere gönderiyorlar. Üç ayrı resmi yere başvuruda bulundum. Üç yerden de aldığım resmi cevap şu oldu; ‘Git bunu cumhurbaşkanına söyle neden böyle oldu.’ Başka bir sebep göstermediler. Söyleyebilecek sözüm yok” dedi.