ABD yönetiminden bir yetkili, Washington'da gazetecilere verdiği brifingde, DAEŞ'in Suriye'deki petrol ve gaz çıkarılan bölgelerin yüzde 80 kadar bir bölümünü kontrolü altında tuttuğunu, Irak'ta ise artık örgütün kontrolü altında çalışır durumda petrol sahası kalmadığını söyledi.
Adının açıklanmasını istemeyen yetkili, DAEŞ'in petrol gelirini aylık 40 ile 50 milyon dolar arasında tahmin ettiklerini ancak bu rakamın artık düştüğünü kaydetti.
Yetkili, son aylarda DAEŞ'in mali kaynaklarına yönelik artan hava saldırından sonra ve petrol fiyatlarındaki gerilemeyle örgütün gelirinin azaldığın, bunun şu anda ne kadar olduğunu birkaç hafta içinde belirleyebileceklerini bildirdi.
DAEŞ'in Suriye dışındaki yerlerden petrol geliri elde etme arayışına girebileceğini ifade eden yetkili, şunları söyledi:
"Suriye'de yaptıklarımızın yanı sıra Libya, Sina Yarımadası gibi hassas bölgelerdeki her kuyuyu, her boru hattını, her taşıma güzergahını kimin kontrol ettiğini, buralarda neler olduğunu çok iyi izliyoruz. Aslında petrol fiyatlarındaki düşüş emniyetsiz duruma katkı sağlıyor çünkü petrol şirketleri bazı harcamalarını azaltıyor. Şu anda daha çok petrol ve gaz alanında işsiz kalan kişi var ve bu kişiler tüm dünyada çalıştırmak için daha kolay hedefler.
Suriye'ye gitmek istemeyecek çok kişi var ancak bu kişiler başka yerlere gidebilirler. Aslında enerji, tanker ve petrol sahasının ele geçirilmesiyle kolay nakit akışı sunan hassas bir nokta. Libya, bu açıdan sıkı takip ettiğimiz bir yer. Örgüt hiç şüphe yok ki Libya ve başka yerlerde petrol geliri elde etme arayışında. Ancak biz de hazırlıklı olacağız."
DAEŞ'in petrolünün şu andaki en büyük alıcısının Suriye rejimi olduğunu yineleyen Amerikalı yetkili, "Suriye'de yerel pazar varken uzak mesafelere taşımak hiç mantıklı değil. DAEŞ kontrolündeki bölgeden Türkiye'ye çok fazla kaçakçılık yapıldığına inanmıyoruz. Yapılıyorsa da oradaki sınırda yüzyıllardır devam eden bu kaçakçılık çok çok düşük miktarlardadır ve hacim olarak da gelir olarak da önemsiz boyutlardadır" dedi.