Kasım ayında Paris'te ve aralık ayı başında San Bernardino'da gerçekleştirilen terör saldırılarının ardından ABD'de Müslümanlara ve camilere yönelik saldırılarda üç kata varan bir artışın olduğu bildirildi.

California Devlet Üniversitesi'nin yaptığı araştırmada "Müslümanlara yönelik saldırılar" başlığı altında başörtülü öğrencilere yönelik saldırılar, cami yakma girişimleri ve Müslümanların işlettiği iş yerlerine yapılan silahlı saldırı ve ölüm tehditleri gibi maddeler gözönünde bulunduruldu.

FBI'ın verilerine göre geçtiğimiz yıllarda ABD'de Müslümanlara karşı işlenen nefret suçlarının aylık ortalaması 12,6 idi. Ancak bu rakam, araştırmanın sonuçlarına göre, geçtiğimiz son bir aylık zaman diliminde 3 katına çıkarak 38'e yükseldi.

Saldırıların 18'i, 2 Aralık günü San Bernardino'da, Müslüman olduğu belirtilen bir çiftin 14 kişiyi öldürdüğü terör saldırısından sonra gerçekleşti.

Aynı üniversitede kriminolog olarak görev yapan Brian Levin, araştırmayla ilgili New York Times gazetesine yaptığı değerlendirmede, "Söz konusu terör saldırıları, toplumun farklı kesimlerinde mevcut olan Müslüman karşıtı basmakalıp yargıları ana akıma ekleyerek insanları aşırı tepki vermeye itiyor" ifadelerini kullandı.

Bugünkü saldırı yoğunluğunun 11 Eylül sonrasındaki düzeyde olmadığını ifade eden Levin, yine de o düzeye yakın bir nefret suçunun işlendiğini anlattı. Levin'e göre nefret suçlarındaki bu artışta medyanın da ciddi bir tesiri söz konusu.

Üniversitenin yayımladığı raporda Müslümanlara karşı gerçekleştirilen saldırılardan bazı örneklere de yer verildi.

Paris saldırılarından bir hafta sonra ABD'de, 6. sınıfa giden başörtülü bir öğrencinin üç çocuk tarafından darp edilerek başörtüsünün çıkarılmak istendiği aktarıldı. Benzer bir başka vaka ise San Diego'dan rapor edildi. Pitssburgh'da DAEŞ hakkında çıkan tartışma sonucunda bir yolcu, Müslüman taksi şoförünü silahla vurdu. California'nın Anaheim bölgesinde Müslümanlara ait bir giyim mağazasının önüne ise kurşunlanmış bir Kur'an bırakıldı.