Su Politikası Uzmanı Dr. Tuğba Evrim Maden, savaş döneminde enerji kaynaklarının stratejik öneminin arttığını belirterek, "Barajlar ve su yapıları terör ve savaş dönemlerinde hem hedef hem de bir silah olarak kullanılabiliyor. DAEŞ kontrolündeki barajları kapatarak suya erişimi kısıtlıyor veya açıp sel yaşatarak askeri güçleri engelleyebiliyor" dedi.

Su politikalarıyla ilgili AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Maden, Suriye ve Irak'ta dönem dönem bazı barajların kontrolünün terör örgütü DAEŞ'in eline geçtiğini söyledi.

DAEŞ mensuplarının zaman zaman barajların kapaklarını kapatarak suya erişimi engellediğini anlatan Maden, "Barajlar ve su yapıları terör ve savaş dönemlerinde hem hedef hem de bir silah olarak kullanılabiliyor. DAEŞ, kontrolündeki barajları kapatarak suya erişimi kısıtlıyor veya açıp sel yaşatarak askeri güçleri engelleyebiliyor. O bölgeye ordu güçlerinin yaklaşmasını engelleyebildiler" diye konuştu.

Maden, 2014 yılından itibaren Fırat Nehri üzerindeki Tişrin Barajı'nın DAEŞ kontrolü altındayken şimdi YPG'nin eline geçtiği haberlerine işaret ederek, bu sayede DAEŞ'in Rakka Halep kırsalı hattı bağlantısının kesileceğini belirtti. Maden, şöyle konuştu:

"Barajlar ve su yapıları terör ve savaş dönemlerinde hem hedef hem de bir silah olarak kullanılabiliyor. Petrol boru hatları gibi ekonomik bir katkısı olmasa da işgal edilen bölgede yaşayan ve bu kaynağı doğrudan kullanan halkın yaşam kalitesini, tarım yapıyorsa ekonomik getirisini, en temelde hijyen ve yaşamın devamlılığı için gerekli su kaynağını kontrol ederek etkiliyor. Ayrıca bu barajlar elektrik üretimi için de kullanıldığından enerjiyi sağlama veya kesme gücü de barajı kontrol altında tutanların inisiyatifinde oluyor."

"Suyun kontrolü stratejik güç"

Su kaynaklarının stratejik önemini vurgulayan Maden, "Bölgedeki petrol ve petrol kaynaklarının ele geçirilmesi ekonomik bir kaynak olarak çok önemli. Su kaynaklarıysa bölgede kıt. Bölgenin en stabil olduğu dönemde bile suyun devletlerin ilişkilerinde önemli rolü var. Çünkü su hem içme, hem tarım faaliyetleri için hem de enerji üretimi için önemli. Yani su kaynağının kontrolü stratejik bir güç kazandırıyor" değerlendirmesinde bulundu.