Avrupa Birliği ile Ukrayna arasında Serbest Ticaret Anlaşması 1 Ocak itibariyle yürürlüğe girdi. Üzerinde büyük tartışmalar yaşanan anlaşmanın bedeli ise, yüzlerce can kaybı, Rusya'nın Kırım'ı tek taraflı ilhakı ve ülkenin doğusunda ne zaman biteceği belli olmayan bir kriz oldu.
AB'ye entegrasyon nedeniyle Rusya ile karşılıklı olarak başlatılan ambargolar nedeniyle artık raflarda Rus menşeli ürünlerin yerini AB malları almaya başlayacak.

Süreç sekteye uğramıştı
İlginç bir şekilde, 2013 kasım ayında Ukrayna'nın AB ile yakınlaşmasına engel olacak gelişmeler yaşanmaya başlandı. 11 Kasım'da Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç'e iş dünyasını temsilen kaleme alınmış bir mektup gönderildi. Mektupta, Ukrayna sanayisinin güçlü ve rekabete dayanıklı bir yapıya sahip olmadığı vurgulanarak, AB ile ortaklık anlaşmasının ertelenmesi isteniyordu. Hemen ertesi günü Sanayici ve İşletmeciler Birliği ve Ukrayna Sendikalar Federasyonu temsilcileriyle bir araya gelen Yanukoviç, söz konusu endişelere hak verdiğini ifade ederek, bu duruma bir an önce çözüm bulunması gerektiğinin altını çizdi.

AB ile ilişkiler iç karışıklıklara sebep olmuştu
Ukrayna hükümeti, 21 Kasım 2015'te AB ile ortaklık sürecini askıya alan bir karar imzaladı. Kararın gerekçesinde Ukrayna'nın Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ve Rusya ile olan ticari ilişkilerinde yaşanabilecek olumsuzluklara dikkat çekiliyordu. Anlaşma sürecini askıya alan kararın, Rusya ve BDT ülkeleri ile ticaretlerinde oluşacak zararın tazmin edilmesine kadar yürürlükte kalacağı hükümet yetkilileri tarafından dile getirildi. İşte bu karar, Ukrayna'da krizin başlamasına neden oldu. Aynı gün meydanda AB ile ilişkilere devam edilmesi istemiyle Kiev'deki Avrupa Meydanı'nda toplanan protestocular fitili ateşlemiş oldu. Takip eden günlerde protestolar şiddetlenirken ülke karıştı. Meydan olaylarıyla başlayan süreçte Yanukoviç devrilirken Kırım'da kimliği belirsiz maskeli kişiler hükümet binalarını ele geçirdi. Daha sonra Rusya, Kırım'ı tek taraflı olarak ilhak etti. Ülkenin doğusunda Rus destekli ayrılıkçılar hükümet güçleriyle çatışmaya başladı. AB tercihinin Ukrayna'ya bedeli çok ağır oldu, protestolar, Kırım'ın Rusya tarafından ilhakı ve ülkenin doğusundaki çatışmalar nedeniyle 9 binden fazla kişi hayatını kaybetti.
Doğu'daki krize ve Kırım'ın kaybedilmesine karşılık yine de meydan olaylarının galibi Avrupa Birliği yanlıları oldu. Yanukoviç ülkeden ayrıldı. AB yanlıları iktidara geldi. Geçici hükümeti Arseniy Yatsenyuk kurdu, devlet başkanlığına Petro Poroşenko seçildi. AB süreci gecikmeden tekrar başlatıldı.

Rusya her türlü zorluğu çıkardı
Rusya bütün bu gelişmeleri yakından takip ediyor ve tepki gösteriyordu. Moskova yönetimi her fırsatta anlaşmanın Rusya'nın aleyhine bir gelişme olduğunu vurguladı. Rusya, kendi ekonomik çıkarları açısından anlaşmanın riskleri konusunda iki tarafı da uyardı. Bu yüzden anlaşmanın uygulamaya girişi 1 Ocak 2016 tarihine ertelendi. Rusya, Ukrayna ve AB arasında anlaşmanın uygulanması ile ilgili görüşmeler yapılması kararlaştırıldı.
Ukrayna - AB Serbest Ticaret Bölgesi Anlaşması 2016 başında yürürlüğe girdi. Anlaşma, Ukrayna'nın AB'ye entegrasyonunda ve üyelik sürecinde önemli bir adım olarak görülüyor. 10 yıl içerisinde Ukrayna'nın ekonomik açıdan AB'ye tam uyum sağlaması öngörülüyor. Anlaşmada, Avrupa'dan ithal edilecek ürünler ile ilgili olarak yeni düzenlemeler yer alıyor. Bu süre içerisinde AB'den ithal edilen ürünlerin neredeyse yarısından gümrük vergisi kaldırılacak veya ciddi oranda indirilecek. Sanayi ürünlerinde ise gümrük tarifesi sıfırlanacak.
Bu gelişmeler karşısında Rusya, 1 Ocak'tan itibaren Ukrayna'ya ticari yaptırımlar uygulayacağını duyurmuştu. Buna cevap olarak Ukrayna da eş zamanlı olarak Rusya'ya yaptırım kararı aldığını açıklamıştı.