Esed rejiminin ve Hizbullah'ın ablukası altındaki Suriye'nin Madaya beldesinde bulunan yardım görevlisi Abdullah Burhan, "Kuruluşlar ve devletler bize yardım etmezse, kaderimiz açlık ve ölüm olacak" dedi.

25 yaşındaki Suriyeli Burhan, Şam'ın kuzeybatısındaki Madaya beldesinde yaşananları AA muhabirine anlattı.

Şam Üniversitesi kimya bölümünde okurken 2012 yılında rejim karşıtı olduğu gerekçesiyle tutuklanan, şimdilerde ise yerlerinden edilmiş Suriyelilere yardım eden Burhan, Madaya'daki durumla ilgili şunları söyledi:

"Buradaki yaşam çok korkunç. Gıda, elektrik, ilaç yok. 40 binden fazla kişi abluka altında. Her gün yaklaşık 70 kişi açlıktan bayılıyor. Çoğunluğunu bebek ve yaşlıların oluşturduğu yaklaşık 45 kişi açlıktan öldü."

Burhan, kendisinin de çoğu zaman meyvelerin ya da ağaçların yapraklarıyla karnını doyurmaya çalıştığını anlattı.

"Yardım geçici bir çözüm"

Hizbullah militanlarının gıda sattığını ancak örneğin bir kilo pirinç ya da şekerin 300 dolar olduğunu kaydeden Burhan, bir kilo çocuk sütü tozunun ise 400 dolara satıldığını söyledi. Madaya'da yaşayan hiç kimsenin bu gıdaları satın alacak parası olmadığını dile getiren Abdullah Burhan, "Hizbullah ve Esed rejiminin ablukası altındayiz. Madaya'nın etrafına mayın döşediler. 8 binden fazla mayın ve yaklaşık 10 bin asker tarafından kuşatıldık. Kaçmaya yeltenenleri öldürüyorlar. Önceki hafta hamile bir kadın ile üç erkeği vurdular" dedi.

Burhan, Madaya'da elinde tıbbi malzemeler olan bir yardım ekibinin bulunduğunu ancak ilaç ve gıda yokluğunda bu ekibin çok birşey yapamadığını dile getirerek, şöyle konuştu:

"Birleşmiş Milletler ve Kızıl Haç gibi kuruluşlara mesajım şu; yardım geçici bir çözüm. Hizbullah ve Esed rejimine bu ablukaya son vermeleri için baskı yapmalılar. Kuruluşlar ve devletler bize yardım etmezse, kaderimiz açlık ve ölüm olacak."

Bu arada, temmuz ayından bu yana abluka altındaki Madaya'ya yardım edilmesi konusunda milletvekillerinin dikkatini çekmek için İngiliz Parlamentosu'nda imza kampanyası başlatıldı. Şimdiye kadar kampanyaya yaklaşık 50 bin kişi imza koydu.

İngiltere Uluslararası Kalkınma Bakanlığı geçen hafta yaptığı açıklamada, Madaya'daki insani durumdan ciddi endişe duyulduğunu ve yardımın bölgeye engelsiz ulaştırılıması için tüm taraflara çağrıda bulunduğunu bildirmişti.