Gazze'ye giden Mavi Marmara gemisine saldıran İsrail aleyhine ABD'de ilk yasal süreci başlatan hukukçular, amaçlarının İsrail'in uluslararası sularda, yardım taşıdığı çok iyi bilinen seyir halindeki bir gemide işlediği suçtan dolayı hesap vermesi olduğunu belirtti.

"Özgürlük Filosu"na düzenlenen baskında zarar gören üç ABD ve bir Belçika vatandaşının İsrail aleyhine ABD'de açtığı ilk davayla ilgili davacılar ve avukatları Washington DC'de basın toplantısı düzenledi.

Merkezi İngiltere’de bulunan ve "Mavi Marmara" olayını uluslararası arenada hukuken takip eden Stoke&White LLP hukuk firmasını temsilen toplantıya katılan Hakan Camuz, basın toplantısının ardından AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Bugüne kadar İsrailli yetkililerin uluslararası arenada herhangi bir şekilde hesap vermediğini vurgulayan Camuz, sonunda ABD mahkemelerine kadar geldiklerini söyledi. Dünyanın herhangi bir yerinde Amerikan vatandaşlarına öldürme, yaralama, insanlık dışı muamelede bulunma gibi fiziksel zararlar veren devlet ve devlet kolluk kuvvetlerinin ABD mahkemelerinde dava edilebileceğine dikkat çeken Camuz, 1976 yılında Kongre'de kabul edilen "Yabancı Egemen Dokunulmazlık Yasası"na atıfta bulundu.

"Bu yasanın ışığında Challenger 1'de zarar gören müvekkillerimizin haklarını korumak için ABD mahkemelerinde tarihi bir dava açtık" ifadesini kullanan Camuz, "Buradaki amaç, İsrail'in uluslararası sularda, yardım taşıdığı çok iyi bilinen seyir halindeki bir gemide işlediği suçtan dolayı hesap vermesidir" dedi.

"İsrail'in ABD tarafından dokunulmaz olup olmadığını gösterecek"

Toplantının ardından AA muhabirinin sorularını cevaplayan davanın hukuki temsilcilerinden Sir Geoffrey Nice, "Bu dava ve California'da açtığımız diğer dava, İsrail'in ABD tarafından dokunulmaz olup olmadığını göstermesi bakımından çok önemli olacaktır" diye konuştu.

Davacılardan (ABD ve İsrail vatandaşlığı olan) Huwaida Arraf da AA muhabirine yaptığı açıklamada, uluslararası arenada hakkını aramaya başladığı günden bu yana hem Amerikalı hem de İsrailli yetkililer tarafından kendisine birçok kez gözdağı verildiğini belirtti. Arraf ayrıca İsrail askerlerinin gemide kendisini nasıl darp ettiğini de anlattı.

George Washington Üniversitesinde uluslararası hukuk uzmanı olan Ralph Steinhardt da AA muhabirine, İsrail'in uluslararası sularda seyir halindeki bir yardım gemisine yaptığı baskının her halükarda uluslararası hukukun ihlali anlamına geldiğini ifade ederek "İsrail, yaptıklarının uluslararası hukuk nezdinde karşılıksız kalacağını düşünmemeli" dedi.