Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier Berlin’de görev yapan yabancı gazetecilerle biraraya geldi. Yabancı basın mensuplarının yoğun ilgisini “sohbetlerimde hep söylerim, dış politikaya ilginin özellikle çok olması dünyada işlerin çok da iyi gitmediğinin bir göstergesi olur” sözleriyle değerlendiren Steinmeier’e ağırlıklı olarak Türkiye ile ilişkiler ve Ortadoğu’daki gelişmelerle ilgili sorular yöneltildi.

Almanya’nın, Türkiye’de insan hakları ve ifade özgürlüğü gibi alanlarda yaşanan ve Avrupa’nın ortak değerlerine aykırı olan ihlallerle ilgili yaşanan iç siyasi gelişmelere rağmen mülteci krizinde işbirliğine gitmesiyle ilgili yöneltilen soruya Steinmeier, “Dış politikayı sadece demokratik, etik ve ahlaki algıların yüzde yüz örtüştüğü ülkelerle yapmak kolay olurdu” diyerek yanıt verdi. Steinmeier, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tabii ki Türkiye’deki iç siyasi gelişmelere ilişkin görüşlerimiz var. Ve tabii ki Ankara ile Kürt bölgeleri arasında birkaç yıl süreyle şaşırtıcı bir şekilde yapıcı bir biçimde ilerleyen sürecin sekteye uğrayıp, sonu olmayan, 80’li yıllardaki şiddetli çatışmalar dönemine dönülmesini istemiyoruz. Ancak öyle ya da böyle aynı zamanda Türkiye’nin Avrupa’ya göç yolunda kilit ülke konumunda olduğu da açık. Evet gelişmeleri görüyoruz ama mülteci akımını önemli ölçüde azaltmak istiyorsak Türkiye’yi göz ardı edemeyiz.”
Steinmeier, Almanya Başbakan Angela Merkel ve Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu liderliğinde, çok sayıda bakanın katılımıyla ilki Cuma günü Berlin’de gerçekleştirilecek Türk-Alman hükümetlerarası istişare toplantısında, ağır insan hakları ihlalleri ve basına yönelik baskıların gündemde yer alıp almayacağıyla ilgili soruyu da şöyle yanıtladı: “Türk-Alman ilişkilerinde aksi hiç yaşanmadı ki. Ayrıca sadece bizim eleştirel konuları gündeme getirdiğimizi de düşünmemelisiniz. Türk tarafı da Almanya’daki gelişmeler ve Almanya’daki Türk kökenli yurttaşlarla ilgili konuları gündeme getirmekten çekinmiyor. Türkiye’deki iç siyasi gelişmelerin de konuşulduğu açık bir ilişkimiz var. Soru bu konuların gündeme gelip gelmemesi değil zaten yanıtın ne olacağı ve şu anda bunu öngöremiyorum.” Avrupa’ya mülteci akımını azaltmak amacıyla Türkiye ile AB arasında varılan mutabakatın hayata geçirilmesiyle ilgili son gelişmeleri değerlendiren Steinmeier, Türk Hükümeti’nin henüz tüm yükümlülüklerini yerine getirmediğini ancak ilk adımları atmaya başladığını söyledi. Steinmeier Türkiye’den önümüzdeki sürece ilişkin beklentilerini şu sözlerle aktardı: ”Türkiye’nin Avrupa’ya göçte kilit ülke konumuna gelmesinin nedeni bir çok ülkeye, ki buna Kuzey Afrika ülkeleri dahil, vize serbestisi uyguluyor olması. Vize zorunluluğu getirilmesi bu nedenlerden ötürü kilit bir konu. Yine Türk tarafının yapacağını söylediği gibi, işgücü piyasasının Suriyeli sığınmacılara açılmasını, Türkiye’nin sınırlarını geçmişten farklı olarak daha güçlü bir şekilde denetim altına almasını bekliyoruz.” Steinmeier, Türkiye’nin Avrupa’ya mülteci akımının sınırlandırılmasına dönük adım atmaya başlamasına karşın AB’de söz verilen 3 milyar euroluk finansal destek konusunda henüz bir uzlaşma sağlanamamasıyla ilgili şunları kaydetti: “AB’nin kendi yükümlülüklerini yerine getirmesi hususunda geride kaldığı doğrudur. Bu özellikle Türkiye’nin beklediği ve AB üyelerinin onay verdiği finansal destek konusunda yaşanıyor. AB 3 milyar euroya olurunu vermişti. Ancak buna rağmen bir veya birkaç ülke şu anda son onaylarını vermediler. Biz Türkiye’den ancak AB’nin de yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde üzerine düşen görevleri yerine getirmesini bekleyebiliriz.”

TÜRKİYE-RUSYA HATTINDA "İSTEKSİZLİK" ELEŞTİRİSİ

Sohbet toplantısında Türkiye-Rusya ilişkileri de gündeme geldi. Türkiye’nin Rus savaş uçağını düşürmesi üzerine Ankara-Moskova hattında yaşanan gerilimle ilgili soruya yanıt vermeyi unutan Steinmeier, kendisine sorunun hatırlatılması üzerine, “Belki soruyu biraz çaresiz olduğumu düşündüğüm için unutmuşumdur” dedi.

Alman Bakan uçağın düşürülmesi sonucunda Türk-Rus ilişkilerinde gelinen noktayı sadece “gerginlik” olarak tanımlayamayacağını ifade ederken, “Taraflarla konuşan tek bakan ben değilim. Ama şu anda ki izlenimim Türk-Rus ilişkilerinde bir hareketliliğin olmayacağı yönünde. Çünkü her iki taraftan da, gerilimin azaltılmasına dönük görüşmelerle ilgilendikleri yönünde sinyal gelmiyor. Arabuluculuk tarafların buna istekli olmasını gerekli kılıyor ve ben bunu göremiyorum” diye konuştu.

STEINMEIER ÖZELEŞTİRİ YAPTI

Bu arada Steinmeier, “Almanya ve Avrupa mülteci krizini yönetirken hatalar yaptı mı?” sorusuna da yanıt verdi. Almanya Dışişleri Bakanı, “İnsanlar savaş ve şiddetten kaçıyor ve Ortadoğu’da yaşanan da tam olarak bu. Ulusal önlemlerimizi ne kadar katı benimsersek benimseyelim, Avrupa’da almak istediğimiz tüm önlemleri alalım Ortadoğu’daki sorunları çözmediğimiz müddetçe insanlar kaçmaya devam edecek ve Avrupa’ya gelmenin yollarını arayacaktır. Göçe neden olan etkenlere odaklanmalıyız ve ben işte tüm ağırlığımı, sorunların çözümlenebilmesine koyuyorum” dedi.

Steinmeier özeleştiri yaparken sınırları kapatmanın çözüm olmayacağını söyledi ve şu değerlendirmeyi aktardı: “Tabii ki arzu edilmeyen, engelleyemediğimiz gelişmeler yaşandı. Kitlesel göçe yol açan Ortadoğu krizinin geçmişine baktığımızda bir dizi konuda daha farklı hareket edebilirdik diyebiliriz. 2003 yılındaki Irak’a askeri müdahale bunlardan biri. Ve tabii ki Suriye. 10 yıl kadar öncesinde, Suriye’yi izole edip daha güçlü bir şekilde İran’ın kucağına mı iteceğiz yoksa Suriye ile siyaset yapacak mıyız diye kavga ediyorduk. İşte bu konularla ilgili dış politika kararları alındı ve şu anda Ortadoğu’da tek bir krizle değil farklı, birbiriyle bağlantılı ve bir sonuca ulaşmamızı olağanüstü güçleştiren sorunlarla karşı karşıyayız.”

İRAN -SUUDİ ARABİSTAN GERİLİMİ

Steinmeier sohbet toplantısında Suudi Arabistan’da aralarında Şii din adamı Nimr e Nimr’in de yer aldığı 46 kişinin idam edilmesi sonrasında İran’daki Suudi diplomatik temsilciliklerinin protestocularının saldırısına hedef olması üzerine bölgede tırmanan gerilime de değindi. Steinmeier bu gerilime ilişkin kaygısını, “Ortadoğu’da çözüm için geçtiğimiz yıl edindiğimiz kazanımların çoğunluğu tehlikede” sözleriyle ifade etti. Alman Bakan, “Şu anda Suriye’de bir çözüme çok uzağız ve Suudi Arabistan ile İran arasında tırmanan gerilimin çabalarımızda çok büyük gerilemeye yol açmaması için dikkat etmeliyiz” dedi. (Deutsche Welle Türkçe)