İngiltere Başbakanı David Cameron, Davos'ta yapılan Dünya Ekonomi Forumu (WEF) iş ve siyaset dünyasının temsilcilerine hitap etti.

İngiltere’nin dünyanın 5. büyük ekonomisi olduğunu ve AB dışında da başarılı olabileceğini ifade eden Cameron, “Ancak mesele İngiltere’nin başarılı olup olamayacağı değil. Mesele en büyük başarıyı nasıl yakalayacağı, en büyük refaha nasıl ulaşacağı, en çok istihdamı nasıl yaşatacağı ve en güvenli nasıl olacağıdır” dedi.

Şubat ayında gerçekleşecek AB liderler zirvesinde, İngiltere'nin AB'den taleplerini karşılayan bir anlaşmaya varılacağını umduğunu belirten Cameron, “Şunun açıkça anlaşılmasını istiyorum ki eğer masaya doğru anlaşma gelmezse, acelem yok, referandum için 2017’nin sonuna kadar sürem var. Bu işin hızlı değil, doğru yapılması önemli” ifadesini kullandı. 

Cameron AB ile “doğru anlaşmaya” varılması halinde gelecek yaz referanduma gitmeyi istediğini kaydetti.

AB konusunda son kararı siyasetçilerin değil, halkın vermesi gerektiğini belirten Cameron, “Bu, bir kuşakta bir kez gelecek bir an. Avrupa Birliğinin gelecekte gireceği istikameti şekillendiriyoruz” görüşünü dile getirdi.

Rapor, bunun devlet destekli bir eylem olduğunu onayladı"
2006'da Londra'da radyoaktif zehirle öldürülen eski Rus ajanı Alexander Litvinenko'nun öldürülmesini "korkunç olay" diye nitelendiren Cameron, "Rapor, bizim hep inandığımız şeyi, bunun devlet destekli bir eylem olduğunu onayladı." diye konuştu

"Bu raporu bir bütün olarak okumamız ve her şeyi hesaba katmamız lazım" ifadesini kullanan Cameron, konuyla tutumlarını sertleştirdiklerini kaydetti.

Suriye'deki krize bir çözüm bulmada Rusya'nın işbirliğine ihtiyaç duyulmasının Litvinenko olayında İngiltere'nin elini bağlayıp bağlamadığı şeklindeki soru üzerine Cameron, şu yanıtı verdi:

"Ruslarla zaten zor bir ilişki içindeyiz. Suriye’de ılımlı muhalefeti bombalamalarını onaylamıyoruz. Bu eylemler Suriye’deki durumu iyileştirmiyor, daha da kötüleştiriyor. Rusya’ya Ukrayna’daki gayrimeşru eylemleri nedeniyle yaptırımlar uyguladık, yaptırım uygulanması konusunda Avrupa’daki tartışmaların başını çektik. Şimdi Suriye krizinde bir çözüme ihtiyaç olduğu için Rusya'yla belli bir düzeyde ilişkiyi sürdürmemiz gerekiyor mu? Evet. Ancak bunu açık gözlerle ve soğuk bir yürekle yapıyoruz."