Tarihi nükleer anlaşmanın hayata geçirilmesiyle yaptırımları kaldırılan İran’ın daha fazla ekonomik güce kavuşacağını belirten ABD'li uzmanlar, İran’ın bölgeyi daha istikrarsızlaştırma noktasında parasını terör grupları için kullanabileceğini belirtiyor.

İran, nükleer programı nedeniyle Batılı ülkelerin uzun süre ekonomik yaptırımlarına maruz kaldı. Ancak yaptırımlar sebebiyle çektiği ekonomik sıkıntılara ve boğuşmak zorunda kaldığı iç meselelere rağmen İran, bölgenin istikrarsızlaştırılmasına yönelik adımlar atmaktan da hiç geri durmadı.

Tahran yönetimi, 250 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği ve milyonlarca insanın yerlerinden edildiği Suriye’de Beşşar Esed rejiminin en büyük destekçileri arasında yer alıyor. Suriye’de rejim saflarında yer edinen milislere ve Şii savaşçılara yardımını esirgemeyen İran’ın, Kudüs Gücü unsurlarını da bu ülkeye sevk ettiği biliniyor. İran ayrıca Hizbullah’a destek konusunda her zaman agresif bir tavır sergilerken, Yemen’deki çatışmalarda rol almaktan da geri kalmadı.

Nükleer anlaşmanın uygulanma safhasına geçilmesiyle yabancı bankalardaki yaklaşık 100 milyar doları serbest bırakılan İran yönetiminin, kavuşacağı ekonomik güçle bölgeyi istikrarsızlaştıracak eylemlerini artırmasından endişe ediliyor.

ABD kaygılı

Zira ABD yönetiminin de bu yönde kaygıları bulunuyor. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Dünya Ekonomik Formu için gittiği Davos’ta dün medya mensuplarına yaptığı açıklamada İran’ın yaptırımların kaldırılmasıyla elde edeceği paranın terörist gruplara gidebileceğini söyledi.

Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest da önceki gün basın brifinginde konuyla ilgili soruya verdiği yanıtta, nükleer anlaşmanın ardından İran’ın yabancı bankalardaki serbest kalacak parasını bölgedeki "habis eylemleri" için kullanabileceğini beklediklerini kaydetti. 

“İran kısıtlı bütçeyle terörizmi zaten finanse ediyordu” 

ABD’de dış politika ve ulusal güvenlik konularında çalışmalar yapan sivil toplum kuruluşu Demokrasileri Savunma Vakfı Başkan Yardımcısı Jonathan Schanzer, AA muhabirine yaptığı açıklamada,  saldırgan politikalar güden İran’ın, yaptırımların kaldırılmasıyla da terörist gruplara aktaracağı yardımları katlayacağını anlattı. 

İran'ın kısıtlı bütçeye rağmen terörizmi sonuç alacak şekilde finanse ettiğini söyleyen, Schanzer, "Bu yüzden nakit olarak 100 milyar dolar alabileceğini hesaba kattığımızda İran’ın bu kaynağının bir kısmını terörist gruplara ayırma ihtimali katlanarak yükselecektir. Bu gruplara Hizbullah, Irak’taki Kataib Hizbullah ve diğer Şii militanlar dahil." dedi.

"Paradan herkes kendi payını isteyecek"

Heritage Foundation’ın Dış Politika Çalışmaları Merkezi Direktörü James Carafano, İran’ın bu parayı nasıl harcayacağına dair kesin bir bilgiye sahip olamayacaklarına dikkati çekti.

Rejimin “şeffaf olmayan” yapısına işaret eden Carafano, “Bu para kara kutu içine girecek ve paranın nasıl harcanacağını sadece tahmin ediyor olacağız. İran otokrasi ülkesi olduğu için onların bu parayı nasıl harcayacağına rejim karar verecek. Bu para oraya gittiğinde, Hizbullah ile çalışan insanlar orada olacak ve herkes kendi payını isteyecek. Ordu daha fazla askerileşmek isteyecek, daha fazla asker isteyecek ve bunların maaşları ödenecek. Tüm bunlar İran halkından daha öncelikli olacak” dedi.