Savaş döneminde ülkenin güneyindeki Trebinye kentinde yaşayan ve o dönemde 27 yaşında olan Aleksiç, 21 Ocak 1993 günü, dört Sırp asker tarafından öldüresiye dövülen Boşnak Alen Glavoviç’i kurtarmak için olaya müdahale etmiş ancak bunu hayatıyla ödemişti. Glavoviç’i Sırp askerlerin elinden kurtaran Aleksiç, kendi milletinden askerler tarafından feci şekilde dövülerek hastanelik edilmişti. Aleksiç, kaldırıldığı hastanede altı gün boyunca yaşam mücadelesi vermiş ancak 27 Ocak 1993 günü hayata gözlerini kapamıştı.

Aradan geçen 23 yıla rağmen gösterdiği kahramanlık dolayısıyla unutulmayan ve Bosna Hersek’in yanı sıra Karadağ ve Sırbistan’da da adı caddelere verilen Aleksiç, yaşasaydı bugün 49 yaşında olacaktı.

Yaşamını Trebinye’de sürdüren Srcan’ın babası Rade Aleksiç, zamanın geçmesine rağmen oğlunun gösterdiği kahramanlığın ve yaptığı iyiliğin ebediyen hatırlanacağını söyledi.

Oğlunun, ölümüyle birlikte aslında dünyaya “en önemlisi insan olabilmek” mesajı bıraktığını kaydeden Rade Aleksiç, “Srcan bugün her iyi insanın içinde yaşamaya devam ediyor. İnsanların ruhunda nefret olmamalı” diye konuştu.

Rade Aleksiç, savaşın sürdüğü yıllarda ülkenin farklı kesimlerinde “başka Srcanlar”ın da var olduğuna inandığını belirterek, “Ancak iyiliklerden çok az, kötülüklerden ise çok daha fazla söz ediliyor. Yapılan zulümleri bulmak ve cezalandırmak gerek. Suçu kınamalıyız ancak nefret etmemeliyiz. Çünkü nefret başka bir suça yol açar” ifadesini kullandı.

“Alen Glavoviç ile haftada en az bir kez telefonla görüşüyoruz”

Srcan’ın Sırpların elinden kurtardığı Alen Glavoviç ile haftada en az bir kez telefonla görüştüklerini anlatan Rade Aleksiç, İsveç’te yaşayan Alen ile Srcan hakkında çok fazla konuşmadıklarını, Srcan hakkında konuşmanın her ikisini de üzdüğünü söyledi.

İki çocuğu olan Alen’in her fırsatta Srcan’a duyduğu minnettarlığı dile getirdiğini ifade eden Rade Aleksiç, “Aslında en büyük minnettarlık, Alen’in çocuklarını iyi birer insan olarak yetiştirmesidir” dedi.

Bu arada, Sırbistan asıllı ünlü yönetmen Srcan Goluboviç de Srcan Aleksiç’in olayından kurguladığı Krugovi (Çemberler) isimli bir film yapmıştı.