İnsan Hakları İzleme Örgütü, 90'ı aşkın ülkede insan haklarını ele aldığı 659 sayfalık "Dünya Raporu'nu açıkladı. 

İcra Direktörü Kenneth Roth, raporun açıklandığı toplantıda yaptığı konuşmada, terör saldırılarının Ortadoğu'nun ötesine yayılmasının baskı ve çatışmalardan doğan büyük mülteci akınlarının, birçok hükümeti güvenliği sağlamak için hatalı bir girişimle hakları kısıtlamaya yönelttiğini söyledi. 

Sosyal medya aracılığıyla büyüyen barışçıl muhalefetten korkan dünya çapındaki otoriter yönetimlerin, bağımsız gruplara karşı son dönemlerin en yoğun baskı operasyonlarını başlattığını ifade eden Roth, "Terör saldırıları ve mülteci akınlarının yaşattığı korku, birçok batılı hükümetin insan haklarının korunması anlamında gerilemesine sebep oluyor. Sıradan insanları korumada etkin oldukları da kanıtlanamayan bu geri adımlar herkesin haklarını tehdit ediyor" dedi.

"Eski bir alışkanlığı diriltiyorlar"

Suriye'deki çatışmaların Avrupa'ya mülteci akınını artırdığını, DAEŞ'in sivil halka yönelik saldırılarının giderek yaygınlaştığını, bu iki etkenin korku tellallığının ve İslamofobi'nin artmasına yol açtığını dile getiren Roth, şöyle konuştu: 

"Avrupa hükümetleri sınırlarını kapatarak mültecilere ilişkin sorumluluklarını, mültecileri barındırma veya onlara koruma sağlama konusunda daha donanımsız olan Avrupa'nın dış çeperindeki ülkelere yüklemek gibi eski bir alışkanlığı diriltiyorlar. Mültecilerin yaşattığı potansiyel tehdide yoğunlaşan Avrupa hükümetleri, kendi ülkelerinde büyüyen terör tehdidine ve terörle bağlantısı olmayan nüfusun toplumdan dışlanmalarını önlemek için alınması gereken tedbirlere odaklanamıyor. ABD siyasetçileri, terör tehdidini istihbarat servislerinin toplu denetleme faaliyetlerine getirilen hafif kısıtlamaları geri alma bahanesi olarak kullanırken, Birleşik Krallık ve Fransa da izleme yetkilerini genişletmeye çalışıyor. Teröre karşı etkinlikleri kanıtlanmamış bu tedbirler, özel hayatın gizliliği hakkını ciddi anlamda zayıflatıyor. Gerçekten de son dönemlerde Avrupa'da meydana gelen bir dizi saldırının failleri güvenlik makamları tarafından tanınsa da polis izleme yapamayacak kadar yoğundu."

"Göçmen ve azınlıklarının tamamını karalamak yanlış ve tehlikeli"

Roth, göçmen veya azınlık toplulukların tamamını karalamanın hem yanlış hem de tehlikeli olduğunu vurgulayarak, "Birkaç kişinin eylemleri yüzünden bütün bir topluluğu kötülemek en çok da terörist devşirmek isteyenlerin işine yarayan türde düşmanlık ve ayrışma duygularına yol açar" değerlendirmesinde bulundu.