Mısır'da Adalet Bakanı Ahmed Zind'in, askeri darbe ile görevden uzaklaştırılan ülkenin seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ve İhvan liderleri hakkında idamın uygulanacağına dair yemin etmesine tepkiler yağdı.

Mursi ve tutuklu İhvan Liderleri Savunma Heyeti üyelerinden ismini açıklamak istemeyen bir hukukçu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Adalet Bakanı Zind tarafından sarf edilen ifadelerin hukukun olduğu her ülkede sorgulanacak bir konu olduğunu belirterek, "Suçları ne olursa olsun herhangi bir soruşturma veya savunma gerçekleşmeden bir kişi çıkıp da Mursi'nin idamını veya başkalarının öldürülmesine teşvik edemez. Böyle konuşmakla adalet, kanun veya anayasayı karşısına almaktır" değerlendirmesinde bulundu.

İhvan Rehberlik Konseyi Üyesi Dr. Cemal Hışmet de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Darbe yönetiminde Adalet Bakanı Zind'in, seçilmiş meşru Cumhurbaşkanı Mursi'nin tutulduğu hapishanede idam edilmesinin yanı sıra İhvan ve onlara destek çıkanların öldürme talebinde bulunması, uluslararası ceza mahkemesine taşınması gereken bir konudur" ifadelerini kullandı.

Hürriyet ve Adalet Partisi Dış İlişkiler Komitesi Sözcüsü Abdulmevcut ed-Derdiri ise Adalet Bakanı Zind'in, açıklamalarıyla ilgili, "Zind'in görevden uzaklaştırılması talebi yeterli değil, darbe yönetiminin tümü gitmelidir. Çünkü halkın öldürülmesini mubah kılan ve adalete hiçbir değer vermeyenler darbenin ürünüdür" şeklinde tepki gösterdi.

Gösterilere çağrı

Bu arada Darbeyi Ret Meşruiyete Destek için Ulusal İttifak'ından yapılan yazılı açıklamada, "Adalet Bakanı Ahmed Zind tarafından Mursi ve binlerce kişiye uzanacak idamların dile getirilmesi, Mursi'nin boyun eğmeyeceği tehditlerdir" ifadeleri kullanıldı.

Yarından itibaren "Dervim devam ediyor" sloganıyla yönetim karşıtı gösterilere çağrı yapılan açıklamada, "Ocak devrimi bitmedi. Yoksulluk oranında bir değişme olmadı, yolsuzluk bitmedi, zulüm durmadı, şehitlerin hakları verilmedi, ekonomi çöküşü devam ediyor, insan hakları ihlalleri almış başını gidiyor ve halkın iradesi elinden alınmış. Hedeflerimizi gerçekleştirmediğimiz sürece susmayacağız" ifadelerine yer verildi.

"Herkes bilsin ki yakında illerin öfkesi, Cumhurbaşkanlığı Sarayı ve devrim meydanlarına ulaşacaktır" sloganıyla gençlerin gösterilere katılma çağrısının yapıldığı açıklamada, darbe karşıtı gösterilerin başarısız olduğuna yönelik yerel basındaki iddialara ilişkin şunlar kaydedildi:

"Ey öfkeli halk, var olan gücünüz ve direnişiniz ile devrimin devam ettiğini duyurun ve darbecilerin saflarında gördüğünüz böbürlenmeler ile devrim karşıtı kışkırtmalarını önemsemeyin. Halk öfkesi, karşısında durulmanın mümkün olmayacağı anı bekliyor. Bunun ne zaman olacağını soranlara ise yakın olduğunu söylüyoruz."

Dün Mısır Adalet Bakanı Ahmed Zind, ülkede yayın yapan yerel bir televizyon kanalına yaptığı konuşmada, şu ifadeleri kullanmıştı:

"Allah'a yemin ederim ki görevden uzaklaştırılan Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ve diğer Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan) liderlerine idam hükmünü uygularız. İdam olan kesin sonucu ile karşılaşacaktır. Bu hükümler yerine getirilmezse makamımı bırakırım. Tertemiz şehitlerimiz için 400 bin teröristin yeterli olmayacağına inanıyorum. Allah'a kasam ederim ki her bir şehit için İhvan veya destekçilerinden 10 kişi ölmadan kalbimdeki ateş dinmez."

Temmuz 2013'de ordunun yönetime el koymasının ardından görevinden alınan Mursi ve 10 kişi, "Katar adına casusluk" davasında ülkenin istihbarat birimleri, İçişleri Bakanlığı ve Devlet Güvenlik Kurumu'ndan çıkan çok gizli raporları ele geçirmek, devletin güvenliğiyle ilgili belgelerde usulsüzlük yapmak, bazı dokümanları saklayarak, bazılarını yabancı bir ülke ile paylaşmakla" suçlanıyor. 

Mısır'da askeri darbenin ardından Mursi ve darbe karşıtları hakkında birçok dava açılmıştı. Bunlardan "Hapishaneler baskını" davasında Mursi'nin yanı sıra birçok İhvan yöneticisinin de aralarında bulunduğu 100 kişiyi idam, 21'ini müebbet, 8 kişiyi ise 2 yıl hapis cezasına çarptıran mahkeme, "casusluk" davasında da Mursi dahil 17 kişinin idamına hükmetmişti. 

Daha önce yargılandığı ve kamuoyunda "İttihadiyye olayları" adıyla bilinen davada 20 yıl hapis cezasına çarptırılan Mursi hakkında, "Katar adına casusluk" ve "yargıya hakaret" suçlamasıyla açılan davalar sürüyor.