Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, BM Güvenlik Konseyi’nin aldığı kararla Ada'daki BM Barış Gücü'nün görev süresini 31 Temmuz 2016'ya kadar uzatılmasına ilişkin kararının oy birliğiyle onaylanarak kabul edildiği belirtildi.

Kıbrıs Türk tarafının, BM Genel Sekreteri’nin İyi Niyet Misyonu çerçevesinde, yerleşmiş BM parametreleri, 11 Şubat 2014 tarihli Ortak Açıklama temelindeki müzakerelerin iki tarafın da üzerinde mutabık kalacağı bir anlaşmayla sonuçlandırılmasına ilişkin güçlü kararlılığını muhafaza ettiği vurgulandı.

Söz konusu kararda, Kıbrıs’ta kapsamlı bir anlaşma sağlanması amacıyla yürütülen müzakere sürecinde bugüne kadar kaydedilen ilerlemenin, mevcut olumlu ivmenin ve liderlerin sergilediği kararlılığın memnuniyetle karşılandığının ifade edildiği anımsatıldı.

Güvenlik Konseyi’nin tarafların çözüm isteğini canlı tutma yönünde atmakta olduğu adımların müzakerelerin müspet bir şekilde neticelendirilmesine katkı koyacağına işaret edilen açıklamada, “Ancak Kıbrıs sorununa ilgi duyan uluslararası çevrelerin de ortaya koyduğu gibi mevcut olumlu ivmenin sonsuza kadar devam etmeyeceği de aşikardır. Bu çerçevede uluslararası toplumun vereceği gerek siyasi gerekse mali desteğe kararda atıfta bulunulması memnuniyetle karşılanmaktadır" denildi.

“Kıbrıs Türk tarafı, BM Genel Sekreteri’nin İyi Niyet Misyonu çerçevesinde, yerleşmiş BM parametreleri, 11 Şubat 2014 tarihli Ortak Açıklama temelinde müzakerelerin iki tarafın da üzerinde mutabık kalacağı bir anlaşmayla sonuçlandırılmasına ilişkin güçlü kararlılığını muhafaza ediyor” vurgusunun yapıldığı açıklamada, müzakere sürecinin daha fazla zaman kaybedilmeden en kısa sürede neticelenmesi için Kıbrıs Türk tarafının üzerine düşeni yaptığı kaydedildi.

BM Güvenlik Konseyi kararında, bir önceki kararda olduğu gibi Güven Artırıcı Önlemlerin hayata geçirilmesi çağrısı yapıldığına işaret edilen açıklama, şu ifadelere yer verildi:

“Bu vesileyle, iki taraf arasında mutabık kalınan ve henüz hayata geçirilmemiş Güven Artırıcı Önlemlerin bir an önce uygulamaya konulabilmesi için gerek yapıcı önerilerimiz gerekse uzlaşıcı yaklaşımımıza Kıbrıs Rum tarafının da benzer tutum sergilemesi gerektiğini vurgulamakta yarar vardır. Kuşkusuz ki, Güven Artırıcı Önlemlerin Ada’da nihai bir anlaşma sağlanmasına ve varılacak anlaşmanın uygulanmasına önemli katkısı olacaktır.

Kararda her yıl mutat olduğu üzere BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler Barış Gücü ile ilgili son raporunu memnuniyetle karşılandığı ifade edilmektedir. Bu kapsamda, Kıbrıs Türk halkı üzerindeki izolasyondan yalnızca Kıbrıslı Türklerin bir endişesi olarak bahsedilmesine ilişkin hususlar BM nezdinde kayda geçirilmiştir.”