Georgetown Üniversitesi ACMCU Kurucu Direktörü John L. Esposito, terör örgütü DAEŞ tartışmalarıyla batı dünyasında İslam karşıtı söylemin arttığını belirterek, "Müslümanların şu anda karşı karşıya kaldığı ayrımcılık, 11 Eylül sonrasında dahi yoktu" dedi. 

Avrupa ve Amerika’da meydana gelen terör saldırıları sonrasında artan İslam karşıtı söylem, yaklaşan başkanlık seçimlerinin de ana tartışma konularından biri haline geldi.

Uzmanlar, ABD'de İslam karşıtı söylemi ve bunun siyasal karşılığını AA için değerlendirdi.

ABD Müslüman Organizasyonları Konseyi’nin (USCMO) başkent Washington’da düzenlediği yıllık toplantısında, dünyanın birçok farklı ülkesinden gelen akademisyen ve STK liderleri, Amerika’daki İslam karşıtı söylemi ve Müslümanların karşılaştığı sorunları tartıştı.

Özellikle Fransa'nın başkenti Paris'te ve ABD'nin San Bernardino şehrinde gerçekleşen terör saldırıları sonrasında, uzun süredir Güney Amerikalı göçmenleri tartışıldığı ABD'de, artık Müslüman mülteciler gündemi oluşturuyor.

Bu konuda özellikle Cumhuriyetçi kanattan başkan aday adaylarının açıklamaları, yapılan anketlere göre belli bir seçmen kitlesi tarafından da destek görmesi üzerine, İslam karşıtı söylem siyasal bir meşruiyete dönüştü.

"Şu anda medyanın İslam ile ilgili yaptığı haberlerin yüzde 80’i negatiftir"

Georgetown Üniversitesi ACMCU Kurucu Direktörü John L. Esposito, terör örgütü DAEŞ’in yükselişiyle batı dünyasında İslam karşıtı söylemin arttığını vurgulayarak, "Müslümanların şu anda karşı karşıya kaldığı ayrımcılık 11 Eylül sonrasında dahi yoktu" dedi.

Özellikle Donald Trump’ın ülkedeki Müslümanlara ve Suriyeli mültecilere yönelik sözlerinin toplum tarafından siyasal bir karşılık bulduğuna işaret eden Esposito, "Aslında Trump’dan ziyade Cumhuriyetçilerin diğer güçlü adayı Ted Cruz bu konuda daha büyük bir tehlikelidir. Trump İslam karşıtlığını popüler bir söylem olarak seçim propagandası haline getiriyor, fakat Cruz, çok iyi eğitimli bir siyasetçidir ve ülkedeki çok kültürlülük ve farklı dini yapılanmalar için tehlike arz etmektedir" değerlendirmesinde bulundu.

Esposito, İslam karşıtı söylemin siyasal bir karşılık bulmasında, medyanın da bu önemli bir rolü bulunduğunu belirterek, "Şu anda medyanın İslam ile ilgili yaptığı haberlerin yüzde 80’i negatiftir" diye konuştu.

"Batılı ülkelerde insanların İslam’dan daha fazla korkuyor olması ilginç bir paradoks"

Başkent Washington’da yapılan toplantıya katılmak üzere ABD’ye gelen AK Parti Siirt Milletvekili, Sosyolog Prof. Yasin Aktay da dünyanın birçok yerinde Müslümanların zulm gördüğünü ve ayrımcılık yaşadığını eleştirdi.
Aktay, şunları söyledi:
"İslam dünyasında Müslümanlar öldükçe, Batılı ülkelerde insanların İslam’dan daha fazla korkuyor olması ilginç bir paradoks. Doğrusu bu sahneden dolayı asıl korkması gerekenler Müslümanlar ve kendilerinden asıl korkulması gerekenler ise dünyanın öbür ucundan Müslümanların topraklarına gösterdikleri her ilgi kitlesel ölümlere yol açan Batılılardır."

Batı'nın geliştirdiği İslam karşıtı söylemin sonucunda Müslümanların zulme maruz kaldığını belirten Aktay, "Bu planın yeterince ikna edici olmadığı durumlarda DAEŞ eliyle oynanan tiyatrolarla ya Batılı şehirlerin ortasında bir terör eylemiyle, biraz da Batılıların kurban edilmesiyle daha ikna edici bir biçimde istenen tedhiş üretiliyor veya esir alınmış Batılı gazeteciler tam stüdyo ortamında bu tedhişi üretmek üzere boğazlanıyorlar"  diye konuştu.

"Müslümanlar gazetelere giremezdi şimdi ise manşetlerden düşmüyor"

İslam ve Müslümanların Batı dünyasına entegrasyonu hakkında yaptığı çalışmalarla bilinen Cordoba Vakfı Başkanı Enes Altriti ise televizyon ekranlarında ve ABD seçimlerinde Müslümanların sürekli gündemde bulunmasının olumlu taraflarına bakmak gerektiğini bildirdi. Şu anda ise Müslümanların manşetlerden düşmediğini, hatta buna ilaveten ABD başkanlık seçimlerinde Müslümanların pozisyonunun ülkenin başkanının söylemini etkileyecek bir yerde olduğunu belirten Enes, şunları söyledi:

"Ben, bize kötü gibi görünen her şeyde bir bereket olduğunu düşünen birisiyim. Nitekim, İslam yanlış dahi anlaşılıyor olsa şu anda herkesin gündeminde ve bunu pozitif bir açı kazandırmaksa Müslümanların elinde, bu bağlamda sivil toplum kuruluşları çok çalışmalıdır."