Payne, DEA ve Avrupalı yetkililerin, Hizbullah'ın uyuşturucu ticareti ve para aklama düzeneğini ortaya çıkarmasıyla ilgili AA muhabirinin sorularını yanıtladı. 

DEA’nın Almanya, Fransa, Belçika, İspanya, İtalya, Hollanda ve Kolombia güvenlik güçleriyle birlikte yürüttüğü operasyonun köklerinin yıllar öncesine kadar gittiğini kaydeden Payne, “Uzun yıllardır uluslararası uyuşturucu ağlarını parçalamak ve dağıtmanın yanı sıra uyuşturucu parasının izini sürümeye çalışıyoruz. Uyuşturucu ticareti ve para aklama gerekçesiyle Lübnan Kanada Bankası hakkında 5 yıl önce başlattığımız soruşturma bizi Hizbullah’a götürmüştü. Bu operasyon farklı bir vaka olsa da birçok isim ve işleyiş yapısı açısından o zamankilerle aynı" dedi. 

 “İlerleyen günlerde daha fazlasını duyacaksınız” 

Payne, DEA’nın öncüğünü yaptığı uluslararası işbirliği sayesinde Lübnan Hizbullahı’nın Avrupa kolunu tespit ettilerini bildirirken, “Avrupa’da Hizbullah’a hizmet eden birimin uyuşturucu trafiği ve buradan gelen paranın aklanmasında rol aldığını belirledik’’ dedi. 

Söz konusu birimin Kolombiyalı uyuşturucu kartelleriyle anlaşarak, Avrupa ve ABD'de yüksek miktarda kokain sattığını, buradan elde edilen gelirin Karaborsa Peso Değişimi ve Hawala ödeme sistemiyle aklandığı ve daha sonra silah alışverişi için kullanıldığını ortaya çıkardıklarını anlatan Payne, “Hizbullah’a yönelik operasyonlarımız devam ediyor. Sanırım, ilerleyen günlerde konuyla iligili daha fazla şey duyacaksınız” ifadelerini kullandı. 

 “Yeni tutuklamalar olabilir” 

Tüm dünyayı kapsayan operasyonlarda şimdiye kadar Hizbullah’ın Avrupa’daki üst düzey yetkililerinden 4 kişinin tutuklandığını aktaran Payne, bunlardan Muhammed Nureddin’in örgütün Dış Güvenlik Teşkilatı Ticari İşler Birimi (BAC) liderlerinden biri olduğunu ifade etti. 

Payne, öte yandan ABD’de henüz herhangi bir tutuklama kararı çıkmadığını anımsatırken, “Fakat yeni tutuklamalar yapılması kesinlikle mümkün” dedi. 

“Uyuşturucudan yüz milyonlarca dolar kazanıyorlar” 

DEA Sözcüsü Payne, örgütün karmaşık bir yapıya sahip olmasının istihbaratı zorlaştırdığını dile getirirken, şunları kaydetti: 

“Küresel çapta çalışıyorlar ve çok çeşitli, karmaşık bir yapıya sahipler. Paravan şirketler kuruyorlar, takas evleri açıyorlar. Sadece uyuşturucu parası aklamıyorlar, ayrıca ikinci el araba ve mücevher satışları yapıyorlar. Uyuşturucu parasını, ticaret yoluyla kazanılmış parayla karıştırarak yasal görünmesini sağlamaya çalışıyorlar.” 

Buna karşın, 8 ülkenin istihbarat paylaşımıyla “dallı budaklı” bir suç ağının ortaya çıkarıldığını vurgulayan Payne, kuryelerin milyonlarca avro transfer ettiklerini ve "toplanan paranın sonunda Hizbullah’ın başta Suriye olmak üzere çatışma bölgelerindeki birimlerine gönderildiğini" anlattı. 

Payne, “Hizbullah’ın uyuşturucu ticaretinden yüz milyonlarca dolar gelir elde ettiğini söyleyebiliriz” dedi. 

“İran’ın Hizbullah’a yardımı sır değil” 

Hizbullah’ın uyuşturucu ticaretinden kazandığı yüz milyonlarca dolarla askeri gücünü artırdığına dikkati çeken Payne, “İran’ın Hizbullah’a hem silah hem de maddi yardım sağladığı sır değil" ifadesini kullandı.

Payne, ayrıca İran’ın Hizbullah’ın uyuşturucu ve para aklama faaliyetlerinde de rol oynadığını ancak buna ilişkin detayları paylaşamayacaklarını sözlerine ekledi.