Suriye'deki krize siyasi çözüm bulmak için Cenevre'de düzenlenen görüşmeler, Rusya'nın muhaliflerin kontrolündeki bölgelere yönelik hava saldırılarını artırması ve sivillere yönelik abluka gibi uygulamalara son verilmemesi gibi nedenlerle çıkmaza girdi. 

BM öncülüğünde rejim ve muhalefet heyetleri ile ayrı ayrı yürütülmesi planlanan görüşmeler, İsviçre'nin Cenevre kentinde 29 Ocak Cuma günü başlamıştı. Ancak Rus saldırıları, muhaliflerin kontrolündeki Türkmendağı, Halep ve İdlib'de adeta muhaliflerin görüşmelere katılımını engellemek amacıyla yoğun biçimde devam etti.

Suriye İnsan Hakları Örgütü (SNHR), 29 Ocak-2 Şubat arasında Rusya'nın hava saldırılarında 131 sivilin hayatını kaybettiğini bildirdi. Buna göre, görüşmelerin ilk dört gününde ölü sayısı 61 iken, yalnızca dün 70 sivil öldürüldü. Ölü sayısı Halep'te 58, İdlib'de 8, Humus'ta 10, Dera'da 13, Şam kırsalında 8, Rakka'da 10 ve Deyr'uz Zor'da 24'e çıktı.

Rusya ve Esed rejiminin son günlerde yoğun biçimde Halep ile Türkiye sınırı arasında muhaliflerin kontrolündeki stratejik boğaza saldırması sonucu dün, Halep şehir merkezi rejim güçleri tarafından kuşatmaya alındı. Bu gelişme de muhaliflerin görüşmelere devam etmesi için motivasyonunun kırılmasına sebep oldu.

Muhaliflerin oluşturduğu Müzakere Yüksek Komisyonu (MYK), görüşmelere başlamak için ülkedeki insani durumun iyileştirilmesini, kuşatmaların kaldırılmasını, aralarında kadın ve çocukların da olduğu tutukluların serbest bırakılmasını ve Rusya'nın hava saldırlarının durmasını talep etmişti. Ancak rejim heyeti, görüşmelerin başlaması için ön koşul kabul etmeyeceklerini söyledi.

Bu şartlarda rejim ve muhalefet ile ayrı ayrı odalarda görüşülmesinin sağlanmasıyla hedeflenen mekik diplomasisi dahi gerçekleştirilemedi. 

BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, önce rejim daha sonra da Suriyeli muhaliflerle BM çatısı altında farklı günlerde bir araya geldikten sonra görüşmelerin "resmen" başladığını duyursa da hazırlık aşamasındaki görüşmeler, başlayamadan askıya alındı.

Kritik üç hafta

Suriyeli muhalifler, 18 Aralık 2015'te BM Güvenlik Konseyi'nde 15 ülkenin kabul ettiği 2254 sayılı karardaki insani duruma ilişkin 12. ve 13. maddeler yerine getirilmeden görüşmelere katılmayacağını söylüyor. Söz konusu maddeler, Suriye'de ihtiyaç sahibi kişilere acilen insani yardım ulaştırılması, ablukaların kalkması, keyfi tutuklananların serbest bırakılması, sivillere yönelik saldırılara son verilmesini içeriyor.

De Mistura da, görüşmelere tekrar başlamadan önce insani durum konusunda acil adım atılması gerektiğini belirtiyor. Askıya alınan görüşmeleri 25 Şubat'ta tekrar başlatmayı hedefleyen Mistura'nın önünde kritik üç hafta var.

Rusya'nın ılımlı muhaliflere ve sivillere yönelik saldırılarını durdurmaya ikna edilmemesi halinde, görüşmelerin bir kez daha başlamadan bitmesi muhtemel.

"B planımız yok"

Cenevre'deki Suriye görüşmelerine katılan batılı bir diplomat, AA muhabirine yaptığı açıklamada, görüşmelerin çökmesi durumunda ortada bir "B planı" olmadığını söyledi.

De Mistura da "Görüşmeler bu sefer de başarısız olursa Suriye için artık umut kalmayacak" ifadesini kullanmıştı.

İsminin açıklanmasını istemeyen başka bir yetkili ise yeterli sayıda tutuklunun serbest bırakılması ve insani yardımların ulaştırılmasının Suriyeli muhaliflerin görüşmelere devam etmesini sağlayacağını kaydetti.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov dün, hava saldırılarının durması yönündeki taleplerinin nedenini anlamadığını belirterek, saldırıların süreceğini söylemişti. MYK sözcüsü Salim el-Muslat ise önceki gün "Rusya, insanlarımızı öldürüyor, Suriye görüşmelerini bloke ediyor" demişti.