ABD'nin Kuzey Carolina eyaletinin Chapel Hill kasabasında 10 Şubat 2015'te 23 yaşındaki diş hekimliği öğrencisi Deah Barakat, 21 yaşındaki eşi Yusor Muhammed Ebu Salha ve 19 yaşındaki kardeşi Razan Muhammed Ebu Salha adlı üç Müslüman üniversite öğrencisi, Craig Stephen Hicks adlı komşuları tarafından silahla vurularak öldürülmüştü.

Chapel Hill'deki Kuzey Carolina Üniversitesi kampüsüne ait akademisyen ve öğrencilerin yaşadığı apartmanda meydana gelen olayın ardından polis, yaptığı ilk açıklamada saldırının otopark tartışması sonucu gerçekleşmiş olabileceğini kaydetmişti.

Ancak katil zanlısı Hicks'in sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarda kendini "ateist" olarak tanımlaması ve din karşıtı söylemlerde bulunmasının ardından cinayet dünya çapında yankı bulmuş ve dünyanın farklı yerlerinden Müslüman topluluklar olayı kınayarak bunun bir "nefret suçu" olduğunu vurgulamışlardı.

Olayın ardından, saldırıda hayatını kaybeden iki kadının babası Muhammed Ebu Salha, bunun bir "nefret suçu" olduğunu ve adaletin yerini bulması gerektiğini belirtmişti. Ebu Salha, kızının, söz konusu komşunun "tesettürlü kıyafetini küçümseyerek kendisine birkaç kez bağırdığını" anlattığını kaydetmişti.

Deah'ın kız kardeşi Suzanne Barakat ise yaptığı açıklamada, "Şimdi gerçek İslamofobiyi tartışmanın zamanıdır; bu, siyasi amaçlar uğruna kullanılan bir kelime değil, kapımıza kadar gelip üç insanın hayatını alan bir gerçektir" ifadelerini kullanmıştı.

Deah ile Yusor olaydan altı hafta önce evlenmişlerdi. Aile, çiftin Türkiye'deki Suriyeli mülteci çocukların diş sağlığı ile ilgili bir proje üzerinde çalıştıklarını ve yaz aylarında Türkiye'ye bir ziyaret planladıklarını dile getirmişti.

Katil zanlısı üç kez birinci derece cinayetten tutuklu

Saldırıdan sonra polise teslim olan Hicks'i yetkililer, "üç kez birinci derece cinayet" ve "meskun mahalde silah kullanmak" ile suçladılar. 6 Nisan 2015'te görülen ilk duruşmada hakim Orlando Hudson, söz konusu davada Hicks'in, "idam cezasıyla yargılanmaya elverişli" olduğunu ifade etti.

Bölge savcısı Jim Dornfried, ilk duruşmada, Hicks'in eve gelip kapıyı çaldığında ilk olarak Deah ile karşılaştığını, silahıyla Deah'ı vurduktan sonra içeri girip mutfaktaki iki kadının kafalarına ateş ettiğini, evden çıkarken bir kez daha Deah'a ateş ettiğini beyan etti.

Tutuklu Hicks davanın başlamasını beklerken, ABD Adalet Bakanlığının Kuzey Carolina ofisi, olayın bir "nefret suçu" olup olmadığını araştırmaya devam ediyor. Olayla ilgili FBI'ın başlattığı soruşturmada, saldırının bir "nefret suçu olup olmadığını tespit etmek" dahil tüm ihtimallerin araştırıldığı belirtildi.

Olayın ardından Hicks'in evinde yapılan aramada bir düzineden fazla silah bulundu. Medyaya konuşan bazı komşuları da Hicks'i "elinde silahla dışarıda birçok kez gördüklerini" belirttiler. Ancak Kuzey Carolina, "halka açık alanlarda silah taşımaya" izin veren eyaletlerden biri olduğu için kimse Hicks'i polise şikayet etmemiş.

Chapel Hill'in yıl dönümünde gündemde İslamofobi var

Chapel Hill trajedisinin yıl dönümünde North Carolina'da düzenlenen üç farklı etkinlikle hayatını kaybeden gençler anıldı. Kuzey Carolina Üniversitesi, Kuzey Carolina Devlet Üniversitesi ve Raleigh'de düzenlenen etkinliklere çok sayıda kişi katıldı.

Kasım ayında yapılacak başkanlık seçimleri için ön seçim sürecine giren ABD'de, Paris ve San Bernardino saldırılarının ardından yükselişe geçen İslamofobi gündemdeki yerini koruyor.

Özellikle Cumhuriyetçi aday adaylarının sıkça kullandıkları İslam karşıtı söylemlerin toplumda Müslümanlara karşı nefret suçlarını artırmış olabileceği değerlendirmesi yapılıyor.

ABD'deki en büyük sivil toplum kuruluşlarından Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi'nin (CAIR) düzenli aralıklarla yayımladığı raporlarda, "Paris ve San Bernardino saldırılarından sonra ülke genelinde Müslümanlara karşı işlenen nefret suçlarının, 11 Eylül saldırılarından sonraki dönemi çok geride bıraktığı" değerlendirmesi yapılıyor.

Aynı raporlarda, Cumhuriyetçi aday adaylarından Donald Trump'ın "Müslümanların tümüyle ABD'ye alınmaması" önerisinin ise aynı dönemde yeni bir tartışmaya zemin hazırlayarak zaten yükselişte olan İslamofobiyi daha fazla tahrik ettiği yorumu göze çarpıyor.

13 Kasım'da meydana gelen ve DAEŞ'in üstlendiği saldırıların ardından bugüne kadarki üç aylık süre içinde ABD genelinde rapor edilmiş 65 İslamofobik eylemin gerçekleştiğini belirten "Think Progress" adlı siyasi blog sitesi de gerek Trump'ın, gerekse diğer Cumhuriyetçi aday adaylarından Ted Cruz ve Ben Carson'ın anti-İslam retoriklerine dikkati çekiyor.

Cruz, "Suriyeli mültecilere kapıların kapatılması gerektiğini" savunmuş, Carson ise "Müslüman birinin ABD başkanı olamayacağını" iddia etmişti.

Chapel Hill'de bir yıl önce hayatını kaybeden üç Müslüman genç dualarla anılırken, "anti-İslam söylem" ve "Müslümanlara karşı işlenen nefret suçları" ABD'de gündemdeki yerini koruyor.