Bayırbucak Haber Ajansı Genel Koordinatörü Sadettin Molla, Esed ve Rusya'nın teknolojik ve en güçlü silahlarla Türkmenlere saldırdığını belirterek, "Her karış toprağını bombaların dövdüğü Türkmendağı'nda, yer altındaki karıncaları bile barınamıyor ve Bayırbucak'ta Türkmen varlığı yok edilmeye çalışıyor" dedi.

Molla, bölgelerindeki son durumla ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, 30 Eylül tarihinde Rusya'nın Suriye'ye müdahil olmasıyla Esed rejiminin dördüncü kez ipten alındığını söyledi.

Rusya öncesi Esed'in çok kez bitme noktasına geldiğini vurgulayan Molla, şöyle konuştu:

"Halk direnişi karşısında, tüm teknolojik ve kimyasal silahlarla bile tutunamayan Esed rejimini, ilk olarak Hizbullah terör örgütü kurtardı. Buna rağmen özgürlük mücadelesinden vazgeçmeyen halk, direnişe devam ederek ilerleyişini sürdürdü. Daha sonra bölgede kirli planları olan İran devreye girdi ve Esed'i ikinci kez ipten aldı. Bu desteklere rağmen direnişi kıramayan Esed'e 3'üncü ve en tehlikeli destek ise DAEŞ'ten geldi. ABD ve bazı batılı ülkeler, Suriye ve Ortadoğu üzerindeki çıkar ve politikalarını koruyabilmek için DAEŞ'i kullanarak PYD'yi Kobani tiyatrosuyla dünya gündemine taşıdı. Böylelikle bir anda Suriye'nin bölünmesi gündeme geldi."

İlk saldırı Türkmendağı'na 

DAEŞ bahanesiyle Suriye'de savaşa katılan Rusya'nın ilk saldırılarından birini Bayırbucak Türkmen bölgesine yaptığının altını çizen Molla, bu saldırının Rusya'nın DAEŞ yalanını ilk günden ortaya çıkardığını söyledi.

Molla, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Rusya bu ittifaka katılmasıyla, başta Türkmendağı'nda olmak üzere Suriye'de sayısız katliam yaptı. DAEŞ'i vurmak yerine, onunla savaşan muhalifleri vurarak, terörün önünü açtı. Aynı zaman da PYD terör örgütüne de destek vererek, muhaliflerin düşmanı olan herkesin yanında yer aldı. En etkili saldırılarını Lazkiye kırsalına yapan Rusya, son 4 ayda Türkmen köylerini adeta haritadan sildi. Rusya ve hain ittifak güçleri, Türkmen köylerinde tüm teknolojik ve en güçlü silahlarını denemeye devam ediyor. Bu vahşet karşısında bin yıllık yurtlarından sürülen Türkmenler, çareyi Türkiye'ye sığınmakta buldu. Her karış toprağını bombaların dövdüğü Türkmendağı'nda, yer altındaki karıncaları bile barınamıyor ve Bayırbucak'ta Türkmen varlığı yok edilmeye çalışıyor."