Suriye'den kaçanlar ise canlarını kurtarmak için Türkiye sınırına sığındı. Objektiflere takılan Suriyeli çocuklar gülen yüzleriyle, taşıdıkları dertlere rağmen etrafa umut saçtı. Rus saldırılarından kaçan aileleriyle Türkiye sınırına kadar göç eden Suriye'nin masum çocukları, küçücük bedenlerinde büyük yükler taşımalarına rağmen ışık saçan gözleriyle etrafındaki insanlara umut dağıtıyor.

Suriye'de yaklaşık 5 yıldır devam eden iç savaşta onbinlerce çocuk hayatını kaybetti. Ailelerini savaşa kurban veren binlerce çocuk da yetim kaldı. Çocukluklarını yaşayamadan savaşın en acı yüzüyle karşılaşanlar, bir yandan anne ve baba, diğer taraftan da vatan özlemiyle büyümek zorunda bırakıldı.

Yaşıtları, kreş, anaokulu, oyun parklarında, oyuncaklarla ve dijital dünyada gönüllerince eğlenen Suriyeli çocuklar için bunlar büyük oranda hayalden öteye geçemiyor. Savaşın ilk günden beri göç ve ölüm gibi hayatın acımasız gerçekleriyle karşı karşıya kalan Suriyeli çocuklar, bugünlerde de Rusya'nın bombardımanıyla karşı karşıya bulunuyor. Halep ve çevresindeki Rus bombardımanından canlarını kurtarabilen çocuklardan bazıları, göç ederek Türkiye sınırına kadar ulaştı.

Sınırda soğuk, yağmur ve açlık gibi kavramlarla yüzleşen çocuklar, genelde yaşlarından daha büyük işlerin altından kalkmak zorunda kalıyor. Halepli çocuklar, İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı gibi hayır kurumlarının dağıttığı sıcak yemek kuyruklarında kimi zaman yalın ayak bekliyor.

Çocuklar, yaşadıkları onca acıya rağmen, adeta her karşılaştığı kişiye gözleriyle "merhaba" diyor. Etrafa neşe saçan çocuklar, gözlerindeki ışıltıyla da umut veriyor.

"Öleceksem bile vatanımı kurtarmak için ölmek isterdim"

Halep kırsalından Esselame Sınır Kapısına 3 çocuğuyla gelen Fatma Muhammet, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bombardımanlar sırasında evlerinin yerle bir olduğunu söyledi.

Eşinin Halep'te kalarak işgalcilere karşı direnmeyi tercih ettiğini, kendilerinin ise ağabeyiyle yollara düştüğünü anlatan Muhammet, "Ben de eşimle kalmak isterdim. Öleceksem bile vatanımı kurtarmak için ölmek isterdim. Ancak 1 ile 5 yaş arasında değişen 3 çocuğum var. Halep'te kalsam onların ne olacağı belli değildi. O yüzden kaçmak zorunda kaldım" dedi.

Artık kendisini hayata bağlayan tek şeyin çocukları olduğunu ifade eden Muhammet, şöyle konuştu: "Çocuklarım için ayakta kalmak zorundayım. Onların kılına bile zarar gelmemesi için dimdik ayakta kalmalıyım. Onların gözlerine baktıkça da bu sözleri kendime tekrarlıyorum. Çünkü bizim hayatımız zaten alt üst oldu. Tek umudumuz çocuklar. İnşallah ülkemize bir an önce dirlik ve düzen gelir. Bizler de yeniden hayatlarımıza devam ederiz."

Türkiye'ye minnettar olduğunu aktaran Muhammet, "Türkiye bize sınırlarını açamasa bile bu tarafta her türlü ihtiyacımızı karşılıyor. Yemek ihtiyacımızı karşılıyorlar, soğuktan korumak için çadır kurdular. Allah Türkiye'den razı olsun. Eğer Türkiye yanımızda olmasaydı şimdiye kadar çoktan ölürdük" diye konuştu.