Osman SAĞIRLI İDLİB

Suriye üzerinde menfaat hesapları yapan herkese ülkeye giriş vizesi temin eden DAEŞ bu defa da ateşkes için mutabakat sağlandığının duyurulması ile yeniden sahneye çıktı. YPG’nin Fırat’ın batısına geçme teşebbüslerine Türkiye’nin ağır karşılık vermesi, ABD’nin PYD’ye destek açıklamaları ve akabinde Ankara saldırısının failinin YPG olduğunun ortaya çıkmasıyla birlikte DAEŞ Kobani’ye operasyon için düğmeye bastı. Terör örgütünün eylemleri bununla da sınırlı kalmadı.12 Şubat’ta Münih’te ortaya atılan, geçtiğimiz günlerde ise ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin Rus mevkidaşı Sergey Lavrov’la yaptığı görüşmenin ardından Suriye’de önümüzdeki birkaç gün içinde ateşkese gidilmesi konusunda “geçici bir anlaşmaya” vardıklarını açıklamasıyla son üç haftadır eylem yapmayan DAEŞ, Suriye genelinde yeniden eylemlere başladı.
İHTİYAÇ HÂLİNDE DAEŞ
Şam’da şu ana kadar hiçbir faaliyeti olmayan DAEŞ, Seyyide Zeynep bölgesinde 83 kişinin ölümüyle neticelenen saldırıları üstlendi. Bugüne kadar adım atmadığı Lazkiye ve Humus’ta eylemlere başlayan DAEŞ, Halep ile El Bab arasındaki 18 köyü ise dün sabah saatlerinde ele geçirdiğini iddia etti. Rejim de bu iddiaları doğruladı. Özellikle muhaliflerin Halep’te başlattıkları operasyon sürerken DAEŞ’in yeniden sahneye çıkması, Rejim, Rusya ve İran ittifakının bölgeye yoğunlaşmasına sebep oldu. Savaş öncesi 2 milyon 135 bin kişilik nüfusu ile ülkenin en kalabalık şehri olan Halep’in nüfusu, artan saldırılarla birlikte 270 binlere kadar düşmüştü. Dün sabah itibariyle Rus savaş uçaklarının yeniden Halep’i bombalaması üzerine yeni bir göç dalgası başladı. Şehirden kaçanlar İdlib ve Türkiye sınırına ilerliyor.
54 ÇADIR YETER
Özellikle Halep ve Tel Rıfat’a yönelik olarak son 20 gündür artarak süren PYD, Rejim, Rusya ve DAEŞ saldırılarından kaçan halk ise çareyi Türkiye sınırındaki Azez’e kaçmakta buldu. 105 bin kişinin yaşadığı çadır kentlerde yer bulamayan mülteciler zeytinlik, boş arazi, cami ve okullara sığındı. Bazı aileler ise kamyon ve TIR’ların kasalarına yerleşti.  Son göç dalgası ile birlikte Azez’in nüfusu 300 bine ulaşırken, Türkiye sınırındaki kamplar ve açık alanlara yerleşenler ise 140 bine ulaştı.  
Türkiye’nin yardımıyla ayakta kalmaya çalışan mülteciler için İHH İnsani Yardım Vakfı tarafından oluşturulan 5 konteyner kent, 2 çadır kent bir de blok kente ilave olarak Mukaveme adı verilen yeni bir kamp yapıldı. Buraya da yeni gelenler için 2700 çadır kuruldu. Toplam 5200 çadır ve 4600 prefabrik konutun her türlü ihtiyacını karşılayan İHH İnsani Yardım Vakfı’nın çalışmalarına AFAD ve Kızılay’da acil destek sağlıyor. Buradaki mültecilerin günlük yemek, temizlik ve giyim ihtiyaçları da karşılanıyor. Suriye’nin kuzeyinde mültecilerin sığındığı 9 kampta binlerce çadır bulunuyor. Fakat bu çadırlaradan sadece 54’ü Birlemiş Milletler (BM) tarafından dağıtıldı. Suriye’deki katliamları durdurması beklenirken 2012’nin Eylül ayında Esad hükümetinin müracaatı ile “İnsani Yardım” adı altında 520 milyon dolarlık bir parayı Suriye yönetimine yardım olarak gönderen BM; ülkedeki mülteciler, göç dalgaları, ölümler, yardımlar, ateşkes gibi asli görevleriyle alakadar olmak yerine kendisine yeni bir meşguliyet buldu. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) basın heyeti önceki gün Esad’ın doğduğu şehir olan Lazkiye’ye bir grup belgeselciyi götürdü ve spor kompleksinde kalan ailelerle görüştürdü. UNHCR Video Departmanı Direktörü Earth Champaign, Suriye’de savaş neticesinde meydana gelen yurtiçi göç ve bu vatandaşların günlük hayatları, ihtiyaçları konusunda bir belgesel hazırlamak için bu ziyareti yaptıklarını açıkladı.

ACI YAŞLILARIN, UMUT ÇOCUKLARIN

Yıllardır süren savaşta bütün varlıklarıyla beraber umutlarını da kaybeden insanlar şimdi çadır kentlerde kendilerine uzatılacak bir lokma ekmeğe muhtaç. Çocuklar ise o kamyon senin bu kamyon benim ne dağıtılırsa alma telaşında. İHH da günlük 32 bin kişiye yemek dağıtıyor

İŞİN YOKSA DAEŞ’İN PEŞİNE

Sığındıkları tek toprak parçasını da kaybetmek istemeyen  erkekler DAEŞ ve PYD’ye karşı nöbet tutuyor.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR)’ye ait bu çadırlar Suriye’nin nadir bulunan ürünleri arasında yer alıyor. Binlerce çadırın olduğu Suriye’nin kuzeyinde BM çadırlarINdan sadece 54 adet bulunuyor!