ABD Dışişleri Bakanlığından, Uluslararası Suriye Destek Grubu’nun eş başkanları ABD ve Rusya adına yapılan ortak açıklamada, 11 Şubat’ta Münih’te yapılan görüşmeler çerçevesinde Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde Suriye’de savaşın durdurulması ve siyasi geçişin başarılı şekilde uygulanması çabaları hatırlatıldı.

Münih toplantılarının ardından da 22 Şubat’ta Washington ve Moskova yönetimlerinin yanı sıra Uluslararası Suriye Destek Grubu Ateşkes Görev Gücü’nün “çatışmaların durdurulması” konusunda karar aldığı vurgulanan açıklamada, “çatışmaların durmasının 27 Şubat 2016 tarihinde 00:00’dan itibaren başlaması” önerildi.

Açıklamada, Suriye rejimi ve kendilerini destekleyen gruplarla silahlı muhalifler arasında anlaşma şartlarının uygun şekilde yerine getirildiğini denetlemek için ABD ve Rusya’nın iletişim hattı oluşturacağı, gerekli ve uygun görülmesi halinde de anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle gerekli bilgilerin paylaşılması amacıyla bir çalışma kurulunun hayata geçirileceği ifade edildi.

DAEŞ ve Nusra kapsam dışı

ABD ile Rusya'nın ortak açıklamasına göre, Suriye genelinde uygulanacak "çatışmaların durdurulması", DAEŞ, Nusra Cephesi ve BM tarafından terör örgütü olarak kabul edilen diğer gruplara karşı düzenlenen askeri ve paramiliter saldırıları kapsamayacak. 

26 Şubat'a kadar cevap verecekler

Açıklamada, Suriye muhalefeti ile rejimin sorumlulukları ayrı ayrı tanımlandı. Buna göre, Suriye muhalefeti ABD veya Rusya'ya BM Güvenlik Konseyi'nin 2254 numaralı kararının tam olarak uygulanacağını ve BM gözetimindeki siyasi müzakere sürecine katılacağını, Suriye ordusuna herhangi bir silahla saldırmayacağını, ateşkesin tarafı olan gruplardan toprak elde etmekten kaçınacağını, kontrol altında tuttukları yerlere hızlı şekilde insani yardımların ulaştırılmasına izin vereceklerini, kendini savunmak için karşılık verilmesi gerekirse orantılı güç kullanacağını 26 Şubat 12.00'ye kadar teyit edecek.

Suriye ordusunun da yine aynı gün ve saate kadar Rusya'ya BM Güvenlik Konseyi'nin 2254 numaralı kararının tam olarak uygulanacağını ve BM gözetimindeki siyasi müzakere sürecine katılacağını, Suriye Hava Kuvvetleri ile Rusya Hava Kuvvetlerinin havadan bombardımanı dahil olmak üzere silahlı muhalif gruplara hiçbir silahla saldırmayacağını, ateşkesin tarafı olan gruplardan toprak elde etmekten kaçınacağını, kontrol altında tuttukları yerlere hızlı şekilde insani yardımların ulaştırılmasına izin vereceklerini, kendini savunmak için karşılık verilmesi gerekirse orantılı güç kullanacağını teyit etmesi gerekiyor.

Anlaşmanın ihlal edildiğini düşünen tarafın bunu BM Suriye Özel Temsilcisi ya da ABD ile Rusya aracılığıyla Ateşkes Görev Gücü'ne getirebileceği kaydedildi.

Kerry: Usulleri geliştirmek üzere çalışacağız

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry yaptığı yazılı açıklamada, ülkesi ile Rusya arasında Suriye'de çatışmaların durdurulmasına yönelik anlaşmaya herkesin uyması çağrısı yaptı ve "Önümüzdeki günlerde ana taraflardan çatışmaların durdurulması şartlarına uymalarına dair taahhütlerini sağlamak ve izleme ile uygulamalar için usulleri geliştirmek üzere çalışacağız" dedi.

BM'den anlaşmayı uygulama çağrısı

Öte yandan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-mun, ABD ve Rusya'nın Suriye'de çatışmaların 27 Şubat'ta durdurulmasına ilişkin açıklamasını memnuniyetle karşıladığını belirterek, taraflara anlaşmayı uygulama çağrısı yaptı.

BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Uluslararası toplum, Suriye Destek Grubu ve Suriye'deki taraflar bu karara sıkı bir şekilde sarılmalı" diye konuştu.

İngiltere'den memnuniyet açıklaması

İngiltere, Suriye'de çatışmaların 27 Şubat'ta durdurulmasına yönündeki anlaşmadan memnuniyet duyduğunu bildirdi. 

İngiltere Dışişleri Bakanı Philip Hammond, Suriye'de ateşkes uzlaşısı hakkında basına açıklamada bulundu.

Ateşkesin sadece, Suriye rejimi ile rejim destekçilerinin eylemlerinde büyük bir değişikliğe gitmesi halinde başarılı olacağını kaydeden Hammond, "Rusya özellikle Suriyeli siviller ile ılımlı muhalif gruplara yönelik saldırılarına son vererek ve Suriye rejiminin de aynısını yaptığına yönelik etkisini kullandığından emin olarak bu anlaşmaya saygı göstermelidir" diye konuştu.