Terör örgütü PKK’nın Avrupa başkentlerinde son dönemde yaptığı şiddet içerikli protestoların ve saldırıların sayısı artarken, polisin ve güvenlik yetkililerinin olaylara seyirci kalması ve gerekli önlemleri almamaları dikkati çekiyor.

2014'teki Kobani olaylarından bu yana PKK'nın özellikle Avrupa başkentlerinde, Türk vatandaşlarını, sivil toplum örgütlerini ve camileri hedef alan saldırılarında artış görülüyor. Bu eylemlerde kimi zaman şiddete de başvuran PKK'ya karşı Avrupalı yetkililerin müsamahakar davrandığı gözlemleniyor.

İngiltere'de geçen ay PKK yanlılarının iktidardaki Muhafazakar Parti'nin genel merkezini işgal etmesine polis müdahale etmezken, Almanya'da ise geçen ay PKK yandaşları tarafından Türk vatandaşına saldırılmasına polis seyirci kaldı.

Brüksel'de 1 Kasım seçimleri için oy verme sırasında bekleyen Türk vatandaşlarına saldıran PKK yandaşlarından kimsenin gözaltına alınmaması dikkati çekerken, Fransa'da bu ay ülkenin güneyinde bulunan Marignane kentindeki bir caminin hedef alındığı saldırıda Fransız polisi gözaltıya başvurmadı.

İngiltere

PKK’yı 2001’de terör örgütleri listesine dahil eden İngiltere, örgütün kullandığı farklı isimleri de listeye 2006 yılında aldı. TAK da 2006 yılında İngiltere'nin terör örgütleri listesine girdi.

PKK yanlıları 6 Ekim 2014’de Kobani çatışmalarını bahane ederek, Londra’nın en işlek metro istasyonlarından Oxford Circus’ı işgal etti. PKK bayrakları ile Abdullah Öcalan posterleri taşıyan grup, terör örgütü PKK'nın Suriye'deki uzantısı PYD'nin silahlı unsuru olan YPG lehine slogan attı. Eylem nedeniyle istasyonu kapatan İngiliz polisinin herhangi bir gözaltı yapmaması dikkati çekti.

Yine Kobani bahanesi ile 13 Ekim 2014’te İngiliz parlamentosu önünde düzenlenen gösteride ise polis ile çatışan bazı PKK yanlıları gözaltına alındı.

İngiliz mahkemesi terör örgütü PKK’ya katılmak üzere ülkeyi terk eden Silan Özçelik'i geçen kasımda 21 ay hapse mahkum etti. Özçelik, Kobani olayları sırasında ailesine bir mektup ve 25 dakikalık video mesajı bırakarak Londra'dan ayrılmış,16 Ocak 2015'teki dönüşünde de tutuklanmıştı.

İngiliz makamları “üzüldü”

PKK yanlıları bu yıl 5 Ocak’ta ise hükümetteki Muhafazakar Parti’nin genel merkezini işgal etti. Parti binasını 2 saat süreyle işgal eden örgüt yanlılarına polis müdahalede bulunmadı.

Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun 18 Ocak’ta Londra’ya yaptığı ziyarette ise PKK yanlıları ile polis karşı karşıya geldi. Davutoğlu’nun İngiltere Başbakanı David Cameron ile ikili görüşme gerçekleştirdiği Downing Street’teki başbakanlık ofisi önünde toplanan örgüt yanlıları, Türk heyetinin çıkışı sırasında polis çemberini aşarak konvoya saldırı girişiminde bulundu. Çıkan arbedede 3 gösterici gözaltına alınırken, İngiliz makamları olaylardan dolayı Türkiye’ye üzüntülerini bildirdi.

YPG safında yer alana dokunulmuyor

Son 2 yıl içinde İngiltere’de basının YPG safında çatışmalara katılan İngiliz vatandaşları ile ilgili övücü yayınları dikkati çekti. YPG militanlarının “kahraman” ilan edildiği haberlerde, örgütün kullandığı henüz ergenlik çağındaki militanlara da yer verildi.

Suriye’de YPG safında çatışırken geçen mart ayında ölen eski bir İngiliz Özel Kuvvetler personeli, Konstandinos Erik Scurfield, uzun süre ülke gündeminde kaldı.

Suriye’den İngiltere’ye dönen İngiliz vatandaşları DAEŞ’le ilişkili olabilecekleri kuşkusuyla göz altına alınıyor ancak YPG safında çatıştığı bilinenlere dokunulmuyor.

Geçen hafta PKK’nın Avrupa Birliği’nin terör örgütleri listesinden çıkarılmasına yönelik, 100 Avrupa Parlamentosu milletvekilinin de katıldığı imza kampanyası başlatıldı. Kampanyaya destek veren AP milletvekilleri arasında Kuzey İrlanda’nın ayrılıkçı Sinn Fein partisinden Martina Anderson, Lynn Boylan, Matt Carthy, Liadh Ni Riada, İngiliz Yeşiller Partisi’nden Jean Lambert, Molly Scott Cato, Keith Taylor ile İskoç Ulusal Partisinden Alyn Smith de yer aldı.

Almanya

PKK'nın terör örgütü olarak kabul edildiği bir diğer Avrupa ülkesi Almanya'da da, bölücü terör örgütü yandaşlarının şiddet eylemlerinde artış yaşandığı görülüyor.

PKK sempatizanları Almanya'da genelde camiler ve Türk sivil toplum kuruşlarının lokallerini hedef alıyor.

Geçen yıl 7 Ağustos'ta Almanya'nın güneyindeki Baden-Württemberg eyaletinin Kornwestheim kentinde Merkez Camisi'nin lokalinin camları kırıldı ve duvarlara terör örgütünün sembolleri çizildi.

Köln'de Porz Mevlana Camisi'ne 16 Kasım'da molotof kokteylli saldırı düzenlendi. Saldırıya ait görüntüler ve fotoğraflar terör örgütü PKK'ya yakın bir internet sitesinde yayınlandı. Saldırıyı düzenleyenlerin PKK sempatizanı gençler olduğu ifade edildi.

Bölücü terör örgütü yandaşları 6 Ocak'ta Köln'de bir Türk'e saldırdı. Köln'de gösteri yapan PKK yandaşlarından oluşan bir grup, kız arkadaşıyla oradan geçen bir Türk'ü darp etti. Gruptakilerin Türkiye aleyhine attıkları sloganlara yanıt olarak "Türkiye terörist değil" diyen Gültekin Özdemir, Köln polisinin gözü önünde çok sayıda göstericinin saldırısına uğradı. Polisin saldırıya seyirci kalması çevredekilerin tepkilerine neden oldu.

Cami kundaklandı

Almanya'nın Stuttgart kentindeki Feuerbach Yeni Cami 15 Ocak'ta kundaklandı. Çıkan yangında cami yanındaki büroların ve kütüphanenin bir bölümü yandı, 100 bin avroluk maddi hasar oluştu. Polis geniş çaplı inceleme başlattı ve saldırganların PKK sempatizanları olduğunu tespit etti.

Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) Essen şubesine 30 Ocak'ta kimliği belirsiz kişilerce taşlı saldırı yapıldı. 12 Şubat'ta UETD Leverkusen şubesine üçüncü kez taşlı saldırı düzenlendi.

Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın 2014 raporuna göre Almanya'da 14 bin PKK üyesi bulunuyor ve bu sayı sürekli artıyor. Teşkilatın 2015 yılına ait raporunun ise mayıs ayında açıklaması bekleniyor.

Yaşanan tüm bu saldırılarla ilgili açılan soruşturmalarda ise faillerin yakalanıp yargı önüne çıkarıldığı konusunda somut bir bilgi bulunmuyor. Alman emniyeti PKK'nın sözde bölge temsilcilerini zaman zaman yakalayıp yargı önüne çıkarsa da terör örgütü faaliyetlerini sürdürüyor.

Fransa

İki hafta önce Türkiye'nin Bordo Başkonsolosluğu önünde toplanan PKK'lı bir gruptan bazıları konsolosluğun balkonuna tırmanarak terör örgütünün flamasını astı. Geçen hafta da bölgedeki Türk vatandaşları konsolosluk binası önünde teröre karşı gösteri düzenledi.

Konsolosluk saldırısından bir hafta sonra, 13 Şubat'ta ülkenin güneyindeki Marignane kentindeki bir cami hedef alındı. Cuma namazı sırasında gelen PKK'lı bir grup camiye zorla girmeye çalıştı ve çıkan arbedede cemaatten 7 kişi yaralandı.

Olayın ardından şikayette bulunmak için giden dernek yetkilileri, karakolun çok kalabalık olduğu gerekçesiyle kapıdan geri çevrildi.

Her iki olayda da görgü tanıkları, Fransız polisinin duruma müdahale etmediğini aktardı ve bu tavrın kasıtlı olduğu iddiasında bulundu.

Özellikle Marignane'da yaşanan saldırıda polis PKK'lı gruptan kimseyi gözaltına almadı, sadece dernek yetkililerinden birkaç kişiyi sorguya çağırdı.

Belçika

Ankara’da 10 Ekim’deki DAEŞ’in gerçekleştirdiği terör saldırısı sonrası, PKK yandaşları Brüksel’de Türk Büyükelçiliği önünde toplanarak Türk devleti suçlayan sloganlar attı. Bu sırada 1 Kasım seçimleri için oy verme sırasında olan bazı Türk vatandaşları, PKK taraftarlarına tepki gösterdi. Çıkan arbedede, PKK yandaşları, kendilerine tepki gösteren Türk vatandaşlarına saldırdı. Olaylar polisin müdahale etmesiyle sonuçlansa da, kimse gözaltına alınmadı.

PKK yandaşları, Güneydoğu’daki terör operasyonları sırasında Avrupa Parlamentosu (AP) önünde ve AB Komisyonu ve AB Konseyi binalarının bulunduğu Schuman Meydanı’nda gösteriler gerçekleştirdi.

Avrupa Parlamentosu (AP) üyesi 102 milletvekili, PKK'nın Avrupa Birliği'nin (AB) terör örgütleri listesinden çıkartılmasını istedi. PKK yanlısı milletvekilleri, AB'nin terör örgütleri listesinin "barış, diyalog ve müzakerelere başlanılmasının önünde engel olduğunu” iddia etti.

Bu arada, PKK’ya ait iki TV kanalı da Belçika’dan yayın yapıyor ve PKK’nın bazı yöneticileri Belçika’da yaşıyor.

Avusturya

Avusturya’da terör örgütü PKK yanlıları son dönemde Türkiye’de yürütülen terörle mücadele operasyonlarını bahane ederek propaganda faaliyetlerini arttırdı.

Hükümetin, siyasilerin, güvenlik güçlerinin ve medyanın sessiz kaldığı eylemlerin başında yolların trafiğe kapatılması, metroların işgal edilmesi, izinsiz gösteriler ve yürüyüşler geliyor.

Örgüt yanlıları, aynı zamanda eylemler sırasında kendilerine tepki gösteren çok sayıda vatandaşa da saldırdı. Türkiye aleyhine propaganda yürüten PKK sempatizanları, 6 Ocak’ta Viyana Uluslarası Havalimanı’nda kendilerine tepki gösteren bir kişiyi darbetti. Güvenlik güçlerinin müdahale etmediği olayda yaralanan kişi, saldırganlardan ve kendisini korumayan polislerden şikayetçi oldu.

Yukarı Avusturya eyaletindeki Streithofen kasabasında 52 yaşındaki Ahmet Emin Yağan, 10 Şubat'ta alışveriş yapmaya giderken terör örgütü PKK sempatizanlarının saldırısına uğradı. Hastaneye kaldırılan Yağan, saldırganlar ve kendisini korumayan polisleri şikayet etti.

Büyükelçiden tepki

Öte yandan Türkiye’nin Viyana Büyükelçisi Hasan Göğüş, Die Presse gazetesinde 18 Şubat'ta yer alan “Türkiye’nin başkentinde savaş” başlıklı haberde, AB’nin terör örgütü listesinde yer alan PKK’nın “terörist" olarak nitelendirilmemesine tepki gösterdi.

Göğüş, içinde sivil memurların da bulunduğu 28 masum insanın ölümüyle sonuçlanan saldırının savaş başlığı altında verilmesini anlamakta zorlandığını vurguladı.

Paris’te DEAŞ tarafından gerçekleştirilen saldırıların "Paris’te terör” ve "Fransa’da terör saldırıları” gibi başlıklar altında sunulduğunu hatırlatan Göğüş, "Ankara’da yaşanan aynı nitelikteki eylemleri terör saldırısı olarak tanımlamamanızı nasıl izah ediyorsunuz? Terör saldırısıyla, savaş arasında bir fark görmüyor musunuz? Korkarım bu tür çifte standart uygulamaları günümüzde hepimizi tehdit eden terörizmi teşvik etmekten başka bir amaca hizmet etmemektedir” ifadelerini kullandı.

"İsviçre, PKK'yı terör örgütü olarak tanımalı"-

İsviçre’nin Basel şehrinde geçen hafta sonu Hak ve Özgürlükler Partisi’nin (HAK-PAR) düzenlediği program bir grup PKK’lı tarafından provoke edildi. Programa konuşmacı olarak davet edilen eski HAK-PAR Genel Başkanı Kemal Burkay, salonda bulunan PKK’lı grubun Abdullah Öcalan lehine slogan atmasına sert tepki göstererek, “Defolun alçaklar" ifadesini kullandı.

Türkiye'nin Zürih Başkonsolosluğu önünde iki hafta önce terör örgütü PKK yandaşları izinsiz gösteri düzenledi. İsviçre polisi, göstericilerin, başkonsolosluk binasına taş, ve çeşitli maddeler atması ve polis kordonunu dağıtması üzerine, göz yaşartıcı gaz ve plastik mermi kullandı. Gösteriler sırasında kamu görevlilerine yönelik şiddet, tehdit, asayişi bozmak ve kamu görevini engellemek suçlamalarından 6 kişi tutuklandı. Gösteri sırasında bölgedeki trafik geçici olarak durduruldu.

İsviçre'nin başkenti Bern'de eylül ayında, Türklerin terör olaylarını protesto etmek amacıyla düzenlediği izinli gösteriye, terör örgütü sempatizanları karşı gösteri düzenleyerek engel olmaya çalıştı. Çıkan olaylarda polis göz yaşartıcı gaz ve plastik mermi kullanırken 5'i polis 22 kişi yaralandı.

Türkiye'nin Bern Büyükelçisi Mehmet Tuğrul Gücük, İsviçre'nin, PKK'yı terör örgütü olarak tanıması gerektiğini vurgulayarak, "Bir terör örgütünü iddia ettiği amaçlarına göre değil eylemlerine göre değerlendirmek önemlidir. PKK son 25 yılda 30 bin sivili öldürmenin hesabını vermelidir" ifadesini kullandı.

ABD ve AB'nin aksine PKK İsviçre’de terör örgütleri listesinde bulunmuyor. Buna rağmen, İsviçre Federal Savunma, Sivil Savunma ve Spor Bakanlığı tarafından yayınlanan "İsviçre'nin Güvenliği 2015" başlıklı yıllık güvenlik raporunda da PKK "şiddet potansiyeli azalmayan ve şiddete başvurabilen aşırıcı terörist grup” olarak nitelendirilmişti.

İtalya

İtalya'da Kobani olaylarını bahane eden PKK yanlısı grup 16 Ekim 2014'te Türkiye’nin Roma Büyükelçiliği Kültür ve Turizm Müşavirliğini hedef aldı.

Başkent Roma’nın işlek meydanlarından Repubblica’da bulunan müşavirlik binasına saldıran grup, içeri girmeye çalıştı. Başarılı olamayan terör örgütü sempatizanları sprey boyalarla çevreye sloganlar yazdı, binaya sis bombaları fırlattı ve maddi hasar verdi. Saldırgan grup, güvenlik güçleri gelmeden bölgeden uzaklaştı.