Türkiye'nin tüm kanıtları sunmasına rağmen terör örgütü PKK'nın Suriye'deki uzantısı PYD ve YPG ile müttefiklik kuran ABD'nin Temsilciler Meclisi Adalet Komisyonu'nda kabul edilen İhvan kararı büyük tepki topladı. ABD, Müslüman Kardeşler'i terör örgütü olarak tanımlayan yasa tasarısını komisyon 17 oyla kabul etti. Bu tavır ABD'nin Ortadoğu'daki çıkar endeksli politikalarını bir kez daha gözler önüne serdi. PKK'nın bir parçası olan PYD'yi müttefik olarak gören, PYD'nin silahlı kanadı YPG'ye silah desteği sağlayan ABD'nin Ortadoğu'da milyonlarca üyesi bulunan ve en mutedil siyasi hareket olan Müslüman Kardeşler'i terörist örgüt listesine ekleyen tasarıyı görüşmesi büyük tepki çekti. Tunus'ta, Fas'ta, Müslüman Kardeşlerin bir parçası olan partilerin iktidarda olduğunu, İhvan'ın Ürdün'de ise mevcut yönetimin meşru kabul ettiği bir hareket olduğunu hatırlatan stratejistler “ABD bu ülkelere savaş açmaya mı hazırlanıyor" diye soruyor.

ALIŞKANLIK HALİNE GETİRDİ

Tasarıya itiraz eden komisyon üyelerinden John Conyers, girişimin ABD'de devam eden İslam karşıtlığının bir parçası olduğuna dikkati çekti. Conyers, görüşmelerde yaptığı konuşmada, Müslüman Kardeşler'in terör örgütü olarak kabul edilmesi için yeterince araştırma yapılmadığını belirtti. Conyers, “Komitemiz bu karara varmak için Dışişleri Bakanlığından ya da güvenlik birimlerimizden herhangi bir uzmanı henüz dinlemedi ve bu bir alışkanlık haline gelmeye başladı" dedi. Conyers, “İslamofobi iyi bir politika aracı olarak kullanılabilir fakat bu ulusal güvenliğimiz için iyi bir yol değil. Böyle bir yasayla uğraşacağımıza Müslümanlara karşı uygulanan ayrımcılıkla mücadele etmeliyiz" ifadesini kullandı.
Mısır'da seçimle işbaşına gelen Muhammed Mursi liderliğindeki İhvan üyeleri, darbeyle iktidardan indirildi ve üyeleri akıl almaz suçlamalarla hapse atıldı.
KÜRESEL TEHDİT SAÇMALIĞI

Adalet Komisyonu'nda kabul edilen tasarı genel kurulda oylanacak. Tasarıyı Temsilciler Meclisi'ne sunan Kongre üyesi Mario Diaz-Balart ise Müslüman Kardeşler'i “küresel bir tehdit" olarak tanımladı ve yaptırım istedi. Tüm bu gelişmeleri değerlendiren İstanbul Ticaret Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Hasan Basri Yalçın, ABD'nin uzun süredir Ortadoğu'da yürüttüğü politikanın devamı olarak İhvan ve benzeri örgütlere köstek olmayı tercih ettiğini söyledi.

KENDİ ÇIKARLARI İÇİN

Yalçın, Obama yönetiminin son dönemde bölgede daha küçük çaptaki terör örgütlerini destekleyen politikalar uyguladığını belirterek, “Daha güçlü daha geniş tabanı olan Müslüman Kardeşlere destek olmak yerine Suriye'de kazanma ihtimali hiçbir zaman olmayan dolayısıyla kazandığında da ABD'ye sorun oluşturmayacak PYD'ye destek çıktı. ABD kendi çıkarları için PYD'ye destek çıkmayı Müslüman Kardeşlere destek çıkmaktan daha az tehlikeli görüyor" dedi.

İHVAN ŞİDDET KARŞITI

Müslüman Kardeşler Dışişleri Komisyonu Üyesi ve Mısır Adalet ve Hürriyet Partisi Dışişleri Komitesi Başkanı Dr. Abdulmecvüd El-Dardiri, ABD'nin 5 sene önce yaptığı araştırmada İhvan'ı sosyal ve siyasi bir hareket olarak kabul ettiğini belirterek şunları anlattı: “Cumhuriyetçilerin tutumu ahlaksız ve ucuz bir tutumdur. İhvan mekanizmaları şiddet içermez. Bu hiç bir zaman değişmedi, demokratik süreçlere her zaman saygısı oldu. Bu karar Amerika başta olmak üzere herkes için tehlikleli bir karardır. Çünkü İhvan'ın mutedil fikrini bile kabul etmeyen zihniyetler o fikirleri terörize ediyor. Avrupa'daki ve Amerika'daki İslam merkezlerine savaş açmış oluyor. Amerika'nın içindeki kendi savaşlarının faturasını diğer insanlara ödettirmek istiyor."

İhvan sorusuna kaçamak cevap

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nde soruları cevapladı. Kerry'ye Müslüman Kardeşler'i 'terör örgütleri listesine' almaya yönetilik adım da soruldu. “Müslüman Kardeşlerin şiddete bulaşmayan bir organizasyon olduğuna inanıyor musunuz" sorusuna net cevap veremeyen Kerry, “Herkesi aynı kefeye koymak açıkçası zor" dedi. Kerry, 'buna karşın açıkça Müslüman Kardeşler üyelerinin şiddetle iç içe olanları bulunduğunu' iddia etti. Kerry'ye Türkiye'nin PYD uyarıları da soruldu. Kerry, “Türkiye'nin endişelerine karşı çok hassasız. Bu konuda onlarla önemli ölçüde konuşuyoruz. Türkiye'nin kaygılarına saygı göstermeliyiz" dedi.

Lobiler faaliyette

SETA Ortadoğu Masası'ndan Can Acun, tasarının İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülke lobileri tarafından zorlama bir şekilde alınmış karar görüntüsü verdiğini söyledi. Tasarının Obama'nın önüne gelmeden önce aradaki mekanizmalarda eleneceğini düşündüğünü kaydeden Acun, “Batılı ülkelerde benzer şekilde kararlaştırılmaya çalışılmıştı. Batılı çevrelerin Mısır'daki darbe sürecinde iki yüzlü tavrı ve politikalarıyla yürüttükleri bir siyaset var. ABD'deki Israil lobileri ve körfez blokunun lobisi bir araya gelerek İhvan aleyhine alt komisyonda böyle bir karar çıkmasını sağlamış olabilir. Aradaki yasama mekanizmalarında elenip nihai karara dönüşemeyeceği düşünülen bu tasarı ile İhvanı müslimin uluslararası meşruiyetine zarar vermek isteniyor olabilir” dedi.

Utanç verici bir adım

Rabia Platformu Başkanı Cihangir İşbilir, ABD'nin kararını çifte standartlılık olarak değerlendirdi. İşbilir şu ifadeleri kullandı: Şimdi İhvan'ı terör listesine alma durumunun Türkiye'yi de sıkıştırma ve onu güçsüz bırakma isteğinin bir parçası olduğunu düşünüyorum. Amerika'daki iki yüzlü, çifte standartlı damarın uç vermesi olarak görülüyor bu durum. Bugün küresel güçlerin hepsi "Benim teröristim iyidir" anlayışında tavır takınıyorlar. Amerika'da Suriye'de savaşan terör örgütü PYD'yi kendi teröristi olarak gördüğü için müttefiki sayıyor. Amerika kendi menfaatlerine aykırı davranan her siyasi, askeri, sivil oluşumu terör listesine alıyor. Çok açık bir şekilde bir çifte standartla karşı karşıyayız. Bunun bölge halklarının iradesini kırmak için psikolojik bir savaş olduğunu düşünüyorum. Bugün IŞİD'e ve PYD'ye karşı tavır takınmayan ABD'nin kongresinin bir kanadının böyle bir karar almaya yeltenmesi bu çağda insanlık adına utanç verici bir durum.

Uzun bir süreç

Tasarıda, Müslüman Kardeşler'in ABD'de faaliyette bulunduğu ve ABD Filistin Komitesini kurduğu, bu komitenin Kutsal Topraklar Vakfı, Filistin İçin İslam Birliği ile Araştırma ve Çalışma İçin Birlik Vakfı adlı kuruluşlardan oluştuğu öne sürüldü. Bu listeye daha sonra ABD'nin en geniş ağa sahip Müslüman yurttaşlık hakları savunucusu kuruluşu Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi'nin (CAIR) katıldığı iddia edildi. Tasarı genel kuruldan geçerse senatoda ele alınacak. Daha sonra veto etme yetkisi bulunan ABD Başkanı Barack Obama'ya gidecek tasarı, Obama tarafından da onaylanırsa ABD Dışişleri Bakanlığı devreye girecek ve Müslüman Kardeşler'in terör örgütü olarak ilan edilip edilmeyeceğine tasarıdaki ifade gereği 60 gün içinde karar verecek. Bakanlığın Müslüman Kardeşler'i terör örgütleri listesine dahil etmemesi halinde ise neden böyle bir karar alındığına dair kongereye rapor göndermesi gerekiyor.

İnandırıcılık sorunu yaşar

İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım, “İhvan, İslam dünyasında etkili ve dünya üzerinde en az 100 milyon insanı etkileyen büyük bir sivil toplum kuruluşudur. İnsan hayatını önceleyen, marjinal olmayan bir yapıdır. İslam dünyasında marjinal grupların önünü açmak için oynanan bir oyun sonucunda İhvan, Amerika'da terör listesine alınmaya çalışılıyor. Amerika kendi yaptığı hataları, terör faaliyetlerini unutarak İslam dünyasının kalbinde olan böyle bir hareketi eğer terör listesine alırsa artık hiçbir inandırıcılığı kalmaz” dedi.