Yoksulluğun ve çaresizliğin en yoğun yaşandığı Gine'de anneler, "hayatlarının kendilerininkinden daha güzel olmasını" dileyerek bebeklerini Konakri'ye gelen yabancılara yurt dışına götürmeleri için veriyor.

Dünyanın en yoksul ülkelerinden birisi olan Batı Afrika'daki Gine'nin başkenti Konakri, 21. yüzyılda yaşam koşullarının zorluğu bakımından "insanlığın ayıbı" olarak nitelendiriliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 28 Şubat-3 Mart'ta Fildişi, Gana, Nijerya ve Gine'ye yaptığı Batı Afrika temasları, bu ülkelerde yaşayan insanların, hayatta kalabilmek için verdiği yaşam savaşını, Fransa ve İngiltere gibi gelişmiş ülkelerin de buna seyirci kaldığını gözler önüne serdi.

Bu dört ülkenin ortak benzerliği sömürü ülkesi olması. Nijerya ve Gana'da İngilizlerin, Fildişi ve Gine'de ise Fransızların sömürüsünde yaşayan halk açlık, yoksulluk ve sağlık sorunlarıyla baş etmeye çalışıyor.

Bu ülkeler arasında yardıma en muhtaç ülke ise Gine'nin başkenti Konakri. Kanalizasyon sisteminin bulunmadığı şehirde, yol kenarlarında insanların tuvalet ihtiyaçlarını gidermesi için açık kanallar bulunuyor. Bu da şehrin pis kokmasına, hastalıkların çoğalmasına neden oluyor.

Reklam panolarından sarkan ipler, çocukların salıncağı olmuş

Yıllardır Fransa'nın sömürüsünde olan Konakri'de insanların yüzünde, kaderlerini kabullenmenin verdiği hüzün ve çaresizlik dikkati çekiyor.

Yoksulluk ve açlıkla mücadele eden insanlar başka ülkelere gidememenin çaresizliğini yaşıyor. Hatta Gineli anneler, Konakri'ye gelen yabancılardan, bebeklerini yurt dışına götürmelerini, "çocuklarının hayatlarının kendilerininkinden daha güzel olması" temennisiyle istiyor.

Oyun parkı ve oyuncakları olmadan büyüyen çocuklar, çevredeki kırık sandalyeleri, sopaları kendilerine oyuncak yapıp, reklam panolarından sarkan ipleri salıncak kabul edip oyun oynamaya çalışıyor.

Gençler ise boş vakitlerinde, sarı kumdan oluşan alanda futbol oynayarak eğlenceli vakit geçirmeye çalışıyor.