Johnson, başkent Washington’da düzenlenen ''Aşırıcı Şiddetle Mücadele'' adlı konferansta “Yurtiçinde Toplum Bütünleşmesi” başlıklı bir sunum yaptı. ABD’de kasım ayında yapılacak başkanlık seçimleri dolayısıyla özellikle Cumhuriyetçi aday adaylarının seçim çalışmalarında Müslüman karşıtı bir söylem kullanılmasına atıfta bulunan Johnson, bu durumu 1940 ve 1950’lerde ABD’de yaşanan Komünizm karşıtlığıyla karşılaştırdı.

Amerikalı bir siyahi olan Johnson, dedesinin 1949 yılında sorgulanmak üzere ABD meclisi huzuruna çıkartıldığını belirterek, “Komünizm karşıtlığı yükselişteydi ve meclis önüne çıkarak Komünist Parti üyesi olduğunu reddetmesi gerekti. Mecliste coşkulu bir konuşma yaparak Amerikalı siyahilerin ne kadar vatansever olduğunu söyledi.” diye konuştu.

ABD’de Müslümanların toplum tarafından dışlanmaması gerektiğine dikkati çeken Johnson, Müslümanlara iftira atmanın ve onları kötülemenin ABD iç güvenliğiyle uyuşmadığını bildirdi. Johnson, “Tarihini bilmeyenler, tekrara düşeceklerdir.” yorumunu yaptı.

ABD’de Müslümanların “vatansever” olduğuna vurgu yapan Johnson, “Bu ülke onların da ülkesi ve buranın güvenli olmasını istiyorlar.” ifadesini kullandı.

Cumhuriyetçi aday adayları Donald Trump ve Ted Cruz’un Müslüman karşıtı söylemleri daha da sertleşerek devam ediyor.

Teksas Senatörü Cruz, Brüksel'deki terör saldırılarının ardından ABD'de Müslümanların yoğun olarak bulunduğu bölgelerde güvenlik güçlerinin devriye gezmesi ve güvenliği sağlaması gerektiğini savunmuştu.

Trump da "Açıkçası Müslümanlarla problemimiz var. Bu saldırıların İsveçli insanlar tarafından yapılmadığını size söyleyebilirim. Akıllı olmak zorundayız. Camilere göz atmalıyız, oralarda olup bitenleri incelemeliyiz. Devam eden hastalıklı bir problem var." demişti.