Batı’nın DAEŞ gibi uyduruk terör örgütleriyle Müslüman ülkeleri on yıllarca işgal ettiğini belirten Ortadoğu uzmanı Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu, İslam Ordusu projesinin bu düzeni bozduğunu söyledi.

Müslüman nüfusun yaşadığı bölgelerde türeyen terör örgütlerine artık NATO değil İslam Ordusu’nun müdahale edeceğini belirten Prof. Sofuoğlu “Bu sadece Ortadoğu değil dünyadaki dengeleri değiştirecek. Hatta BM Güvenlik Konseyi’ndeki Hıristiyan nüfuslu 5+1 daimi temsilciliği bile değişebilir. Uyduruk örgütlerle işgal dönemi sona erdi” diye konuştu.

ORDU BÜYÜYOR, ÜYE 42’YE ÇIKTI

Müslüman nüfusun yoğun olduğu bölgelerde ortaya çıkan terörle mücadele için 20 ülke tarafından kurulan İslam Ordusu’nun üye sayısı, bir kaç haftada 42’ye ulaştı. İslam Ordusu’nun Avrupa’da Bosna’dan Asya’da Pakistan ve Endonezya ile Pasifik Okyanusu’na, Afrika’da Somali’ye kadar üç kıtada devasa bir coğrafyaya yayıldığını belirten Sakarya Üniversitesi öğretim üyesi ve Ortadoğu uzmanı Prof. Sofuoğlu, İslam ülkelerinin NATO gibi bir askeri güç olma yolunda ilerlediğini söyledi.

Sofuoğlu, İslam Ordusu’nun amacının, bölgede ortaya çıkan terörizm ile mücadele olduğuna dikkat çekti: “Müslüman ülkelerin kendi aralarındaki sorunlara ya da iç sorunlarına Batı dünyası sürekli BM veya NATO gücü adı altında askeri müdahalede bulundu. Afganistan’da, Somali’de, Suriye ve Irak’ta, Kuveyt savaşında hep böyle oldu. Ama Arjantin ve İngiltere arasında savaş çıktığında, BM bu işe hiç karışmadı, hatta Vatikan çözdü. İslam Ordusu, El Kaide veya DAEŞ gibi terör örgütleri türediğinde, artık BM veya NATO’ya gerek kalmadan teröre müdahale edecek.”

BM’Yİ DE DEĞİŞTİREBİLİR

Daha önceki yıllarda Müslüman ülkelerin İslam Ordusu gibi bir askeri caydırıcı gücü olmadığı için bu işgallerin yaşandığını belirten Prof. Sofuoğlu, yakın zamanda değişen dengelerle Ortadoğu ve dünyada artık hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağını anlattı: “Terör gerekçesiyle Somali’ye BM, Afganistan’a NATO, Suriye’ye ABD ve Rusya müdahale etti. Saddam nedeniyle Irak’a BM girdi. Çünkü o zamanlar İslam Ordusu yoktu. Şimdi bu ordu, İslam İşbirliği Teşkilatı gibi üst kurumlara bağlanmalı ve kurumsallaşmalı. İslam ordusu, askeri güç kadar 1.7 milyar nüfuslu ticari ve iktisadi bir gücü de doğuruyor. Bu güç, Batı dünyasının BM Güvenlik Konseyi’ndeki Hıristiyan nüfuslu 5+1 daimi temsilciliğini de değiştirebilir. İslam ülkelerindeki işgallere ve DAEŞ ve El Kaide gibi terör örgütleriyle İslamiyet’in yanlış tanıtılması ve yayılma hızını engellemesine de son verebilir.”

ARTIK YENİ ESADLAR ÇIKMAZ

Peki ama İslam Ordusu, şu anda hangi ülkelerde nasıl faaliyet gösterebilir? İlk akla gelen noktaların Suriye, Irak, Yemen, Lübnan olduğunu ifade eden Prof. Sofuoğlu, “İslam Ordusu, Suriye’de Esad gibi isimler için caydırıcı olacağını ve DAEŞ gibi terör örgütleri için de Batı, ABD ve Rusya müdahalesini uzaklaştırıcı etki yapacak. Yüzde 10 destekli Esad, yüzde 90’ı baskı ve terörle yönetemeyecek. İslam Ordusu, Müslüman ülkelerde barışın koruyucusu olacak ve Müslüman kanının dökülmesini engelleyici olacak” dedi.

İSLAM NATO’SU VE İRAN

Suriye’de Esad gibi Şia yönetimlerin bulunduğu İran ve Irak’ın da İslam ordusuna katılmamasına dikkat çeken Prof. Sofuoğlu, şunları söyledi: “İran ve Hizbullah’ın, Afganistan ve Pakistan’dan topladığı on binlerce Şii paralı savaşçıyı Suriye, Lübnan ve Yemen’de kullandığı ve İslam Ordusu’nun bölgeye kara gücü göndermesine de bu yüzden karşı çıktığı biliniyor. İlk tatbikatın yapıldığı Suudi Arabistan, İslam Ordusu’nun lideri olabilir ve üsleriyle birlikte NATO’da nasıl bir yapılanma varsa, aynı yapılanma burada yaşanabilecek gibi. Her ülke, nüfusu ve ekonomik gücü doğrultusunda bu orduya katılım sağlayabilir ve teröre anında müdahalede bulunabilir.”

KAYNAK: STAR GAZETE