Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Martin Schaefer, Federal Basın Merkezinde düzenlenen basın toplantısında, AA muhabirinin, Suriye'de düzenlenecek seçimler hakkında Alman hükümetinin ne düşündüğünü sorması üzerine şöyle konuştu:

"Almanya Suriye'de düzenlenen seçimleri ve sonuçlarını kabul etmeyecektir. Mültecilerin durumu da göz önünde bulundurulduğunda bir iç savaş durumunda özgür ve adil seçimlerin yapılabilmesi imkansız bir şey. Tüm raporlar, ülkeden edinilen intibalar ve aklıselim düşünce de bize bunu söylüyor."

Basın toplantısında Türkiye ile ilişkilere değinen Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert, Türkiye ile sığınmacılar konusunda varılan mutabakatın önemli olduğuna inandıklarını belirterek bu uygulamanın başarılı olması ve Ege Denizi üzerinden yasa dışı göçün durdurulmasının hem Almanya'nın hem de Türkiye'nin çıkarına olduğunu söyledi.

Seibert, sözlerine şöyle devam etti:

"Ancak bunlardan bağımsız olarak bilim ve sanat alanında düşünce özgürlüğünü öngören anayasamızın 5. maddesine tümüyle bağlıyız. Bu değerlerimiz Başbakan Merkel'in de açık bir şekilde ifade ettiği gibi yurt içinde ve yurt dışına yönelik geçerlidir. Bu özgürlüklerin partner ülke Türkiye için de geçerli olması gerektiğini açıkça söylüyoruz. Son zamanlardaki gelişmelerden endişe duyduğumuzu da. Pazartesi günü Başbakan Merkel'in siyasi danışmanı Christoph Heusgen ile Sınır Tanımayan Gazeteciler ve Türkiye'de yargılanan gazeteci Can Dündar'ın eşi Dilek Dündar ile bir araya geldik. Görüşme muhataplarımız bize Türkiye'deki basın özgürlüğünün genel olarak kötüleştiğini söylediler. Biz de ülkemizde basın ve düşünce özgürlüğünün oynadığı rolün önemini vurguladık. Bunun sadece bizde değil partner ülkelerimizde de önemli olması gerektiğini ifade ettik."

Seibert, Türk hükümetinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik hakaret içeren mizah programını hazırlayan Jan Böhmermann hakkında dava açılması talebiyle Alman hükümetine gönderdiği nota konusunda da henüz karar alınmadığını belirtti.

"Benzer hakaretler İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya yöneltilseydi Alman hükümeti nasıl karar verirdi?" sorusu üzerine Seibert, böyle bir durumun söz konusu olmadığını, somut olarak Türk hükümetinin bir notasını incelediklerini kaydetti.

Seibert ayrıca Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partisi Genel Sekreteri Andreas Scheuer'in ülkede bir İslam Yasası çıkartılmasıyla ilgili görüşlerini değerlendirirken, Alman Anayasası'nın ülkede yaşayan tüm insanların temel hak ve özgürlüklerini koruduğuna dikkati çekti.