Ahmed, Türkiye'deki Sivil Toplum Kuruluşlarına (STK) ulaşan mektubunda, 160 milyon nüfusa sahip ülkesinin yüzde 90'ının Müslümanlardan oluştuğunu, buna rağmen Müslümanlar üzerinde uygulanan baskıların her geçen gün arttığını belirtti.

Bangladeş'te İslami değerlerin ve kültürün topyekun yok edilmek istendiğini vurgulayan Ahmed, Bangladeş Cemaat-i İslami'nin ise önlerindeki tek engel olduğunu kaydetti.

"İslam İşbirliği Teşkilatı Toplantısı'nda sorunun gündeme getirilmesini bekliyoruz"
Bangladeş Devleti'nin baskıcı ve jakoben uygulamalarla İslam'ı ve İslami liderleri sindirmek istediğini, Cemaat-i İslami liderlerine yönelik, sahte belgeler üretildiğini ve bu yolla hukuksuz yargı kararlarının devreye sokulduğunu anımsatan Ahmed, mektubunda şu ifadeleri kullandı:

"Cemaat'in üst liderlerine dava açtılar, Bunlar arasında Moulana AKM Yousuf gözaltında vefat etti. Prof. Ghulam Azam'a 91 senelik hapis cezası, geri kalanlara da ölüm cezası verildi. Sekreter Yardımcıları Abdul Kader Mollah ve Kamaruzzaman, Genel Sekreter Ali Ahsan Mohammed Muzahid bu zamana kadar idam edildi. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu gibi uluslararası örgütlerin devam eden davalara tepki göstermesine rağmen herhangi bir sonuç alınmadı. Türkiye'de yapılan İslam İşbirliği Teşkilatı Toplantısı'nda sorunun gündeme getirilmesini bekliyoruz."

Ahmed, idam kararlarının iptali için uluslararası kamuoyunun desteğine ihtiyaç duyulduğunu belirttiği mektubunda, hukuksuz yargı kararları ve idamların son bulması için diplomatik girişimde bulunup kendilerine destek vererek Memur-Sen, Hak-İş, MÜSİAD ve İHH'ya teşekkür etti.